şükela:  tümü | bugün
2383 entry daha
  • pir sultan abdal kültür festivaline katılan aydın ve sanatçıların tekbir eşliğinde vahşice öldürüldüğü katliamdır.

    “yak ulan yak... ne duruyorsun yaksana.” diyen kana susamış barbarların, diri diri insan yaktıkları katliamdır.

    kana susamış yobazların 35 canı hayattan kopardıkları katliamdır.

    yaşananların ardından başbakan tansu çiller’in, “otelin etrafını saran vatandaşlarımıza hiçbir biçimde zarar gelmemiştir.” şeklinde açıklama yaptığı katliamdır.

    dönemin sivas belediye başkanı temel karamollaoğlu tarafından, insanların pencereleri açamadıkları için boğularak öldüğünü öğrendiğimiz katliamdır...

    gün yüzü görmeyesiniz!
  • unutmadımaklımda. 2 temmuz
  • "seni tanıyordum.

    elinde silah, komünist avına çıktığın ta o ilk günlerden beri seni tanıyordum.

    önce ankara'da sonra istanbul'da ve tüm bir ülkede kana bulamadığın sokak, kahvehane, okul avlusu, fabrika önü kalmamıştı.
    ...
    ev baskınları yaptın, kör karanlıklarda.

    boğarak öldürdüğün arkadaşlarımın üstüne, kurşun yağdırmak marifetlerin arasındaydı.
    bahçelievler'de yedi canıma sen kıydın.

    ellerine bulaşmış insan kanıyla, yüzünü yıkıyordun her sabah.

    sarkık bıyıkların, yaz kış üstünden çıkarmadığın kara ceketin, korkak - hain sinsi, kan oturmuş bakışların, gözümün önünden hiç gitmedi.

    16 mart katliamında kardeşlerimin üstüne kurşun yağdıranların başında sen vardın.

    1979 kışında, ankara ziraat fakültesi öğrencisi, kayınbiraderim sabit torun’u balgat'da evinin önünde pusu kurup, yaylım ateşine tutanların başında sen vardın.

    kalbura çevirdiğiniz o körpe bedendeki, yirmi bir kurşunun dört adedi, senin cinayet aletinden çıkmıştı.

    maraş’ı kana sen buladın.

    annelerimizin karnındaki bebeklerimizi katlettin.

    bir değil, beş değil, on değil yüzlerle canımızı ateşe verdin.

    yozgat, çorum ve 93'te sivas'da yine sen vardın.

    bir dağ başında, elinde silahın uluyan resimlerini anımsıyorum,
    madımak ateşe verildiğinde, “tahrik var” diyen yine senin ölüm kokulu sesindi.

    korkağın tekiydin.

    uçan kuştan, akan sudan, kararmış geceden, gündüz güneşten ve insan sesinden ödün patlardı.
    bu yüzden olsa gerek seni yalnız başına kimse görmedi!

    kuyruğunu kıstırıp, sokak köşelerine pusu kuran, uyuzluk misali yaşadın.

    ardında iş ortağın onca ‘tosuncuk’ varken, hep güvencede hissettin kendini.

    bu ülke katillerini seviyor ya, seni daha çok seviyorlar!

    bahçeli de seviyor seni, baykal da, tayyip de, erbakan da.

    halen arkan sağlam.

    ardından methiyeler düzülüyor!

    yazık oldu sana yazık. ölümün böyle olmamalıydı!

    ateşe verdiğin o maraş yolu, canını aldı!

    çakılıp kaldın bir dağın başına.

    beş santim buz tutmuş bedenin.

    zavallı ürkek yüreğin donmuş!

    üzülmedim.

    hiç unutmayacağım söz!

    aklıma faşizm düştüğü her an, önce seni anıyordum, yine seni anacağım."

    orhan aydın
  • (#92014059)

    bu ülkenin kanseri bunlar. mini etekten tahrik olurlar, reddeden kadın gururlarını kırar, bir araya gelen ateistler manevi değerlerini rahatsız eder, lgbt bireyler ahlaklarını tehdit eder, kızlı erkekli kalan öğrenci namuslarına leke getirir.

    bu adi yaratıklar hep tahrik olacak bir şey bulur. bu insan müsveddelerinin hep hassasiyetleri vardır, hep şeytana uyduracak bahaneleri vardır. onun da o saatte orada ne işi varmış derler, erkeklik onuru derler, din elden gidiyor derler, karımız kızımız var derler...bu insan müsveddelerinin tahrik olacak bir şeyleri hep vardır.

    bu ülkenin kanseri bunlar. çocuklara hallenenlerden rahatsız olmaz bunlar. yengesiyle skişip amcasını arka bahçeye gömerken dini imanı olmaz bunların. bugün aziz nesin ‘in orada olmasından tahrik olur, yarın kayınvalidesinin etek boyundan, başka bir gün 9 yaşında çocuğun üstü açılınca tahrik olur bunlar. şehit cenazesinde kılışdar’dan tahrik olur, 14 yaşında suriyeli kız çocuğuyla evlenirken savaş mavaş görmez gözü. babadan oğula nesil bunlar.

    “ama” diye başlayan cümle kuran hepsi aynı kafa. soyunuz kurusun bi bitin tükenin artık, yettiniz be. aşağılık yobazlar.
  • unutmadım aklımda.
  • 26. yıldönümüdür bugün. umarım bu süre zarfında gerekli dersler alınmıştır ve bir daha asla böyle şeyler yaşanmaz.
  • türkiye cumhuriyeti tarihinin en utanç verici hadiselerinden biridir.

    26. senesi, hala kalplerde acısı ilk günkü gibi.
  • "sivastopal, 2 temmuz 1993,
    37 ölü,
    milyonlarca şiir yaralı...

    sizleri tanıyordum
    sabahları geçerek önümden giderdiniz işlerinize
    siz
    kendini amber ağacı sanan karalahana suratlı manav
    yüreğini örümceklere diktiren terzi çırağı
    siz
    çocuklara çarpıp kaçma eğilimli belediye şoförü
    maçlarda peygamberlere küfreden zabıta memuru
    evet siz
    siz
    öğrencilerine atatürk heykelini tokatlatan öğrenci yurdu müdürü
    yani siz beyefendi
    siz
    çanakçılar, kışkırtıcılar, kibritçiler
    melek boğazlayıcılar
    sahte itfa’ye aslanları
    siz
    cinayet sonrası toz olan pır pır sultan imamlar
    bayat yeşil biberler
    kanat düşmanları
    sizleri tanıyordum
    kutu kutu odalarım kol kanat gerdi askerlik anılarınıza
    banka cüzdanlarınıza
    astım ilaçlarınıza
    kiminiz evden kovuldunuz bende yattınız sabaha kadar zik zak
    korudum sizi göktaşlarından ve ay çarpmalarından
    çocukluk arkadaşınızdı otel kayıt memuru önce onu yaktınız
    türküleri yaktınız şiirleri yaktınız
    doğru sözü yaktınız

    akşamları geçerek önümden gidersiniz evlerinize
    yıkıntıma sinsi sinsi gülersiniz
    kapıda sizi karşılayan çocuklarınız
    onlar da öğrenir bir gün
    içindeki insanlarla yaktığınız
    bir otelin
    sonsuza dek
    kül tüküreceğini yüzünüze."

    akgün akova

    edit: viva paulista’ya teşekkür ederek bilgilendirme gereği doğmuştur. 37 sayısına dahil olan 2’si oteli yakmak için içerde olan katliam yanlısı şahıslardır.
  • o gün doğan çocuk 26 yaşındadır.
    hesabını soramadık ya bize de yazıklar olsun.

    tek yaptığımız hatta en iyi yaptığımız şeyi yaptık. türküler yaktık. ağıtlar yaktık ama bir kişiye bile hesap soramadık. yazıklar olsun bize.

    #unutmadımaklımda
    bir yıl dönümünde stv ekranlarında madımak yemeği tarifi verildiğini unutmadım. dinsizin hakkından imansız geldi de siktir olup gittiler. gerçi özgür basın susturulamaz ayağına yine bizim mahalle feryat etti. beter olsunlar.

    #unutmadımaklımda
    cafer erçakmak güzellemesi yapan alpay bilmem ne isimli zaman gazetesi yazarı şimdi silivri'de. özgür basınmış. şimdi hücresinde özgürdür.

    #unutmadımaklımda
    cafer erçakmak'ı yıllarca sivas merkezde bulamayan emniyeti de unutmamak lazım. cenazesinde herkes hazırdı tabi.

    #unutmadımaklımda
    şimdi muhalif çizgi çizen devrin sivas belediye başkanı temel karamollaoğlu da aklımda.

    #unutmadımaklımda
    muhsin yazıcıoğlu'dan habersiz oralarda kuş uçmazmış. onun da eli kanıdır bence. üşüyoruz reis!

    #unutmadımaklımda
    madımak oteli'nin altında yıllarca kebap yapmalarını da,orayı bize ertuğrul günay'ı da unutmadım.

    edip akbayram'ın söylediği türküler yanmaz parçasında dediği gibi "günü gelir sanma hesap sorulmaz"

    mekanınız cennet olsun. nurlar içinde yatın.
579 entry daha