şükela:  tümü | bugün
  • diğer bir versiyonu:

    sivastopol önünde yatar gemiler,
    atar da nizam topunu, yerle gök inler.
    yardımcıdır bize kırklar yediler,
    sılasına kavuşmaz aslan yiğitler,
    aman da kaptan paşa emir ver bize,
    sılada nişanlımız duacı size...

    sivastopol önünde yıkık minare,
    düşman dedikleri gelmez imane,
    erenler geliyor bize imdade,
    aman da kaptan paşa emir ver bize,
    sılada nişanlımız duacı size...

    sivastopol önünde musalla taşı,
    sırma kılıç kuşanmış arap binbaşı.
    ölürsek şehidiz, kalırsak gazi,
    aman da kaptan paşa izin ver bize,
    sılada nişanlımız duacı size...
  • ruhi su nun pek bir güzel söylediği türkü.
  • her excelency the wife of omer pacha nin da besteledigi bir marşın adıdır veya belki de baslikta söz edilen marş bu marştır.
  • asker kosturmak icin iyi marstir.
  • esin afşar da söylediydi 70'lerde.
  • nakarat kısmının, askerlere şevk vermek için:
    "aman da kaptan paşa izin ver bize
    zafer haberini verelim size"
    şeklinde değiştirildiği de vâkidir.

    bestesi rıfat bey'e aittir.
  • 1853 – 1856 kırım savaşı için söylenen bir marştır. zira bu savaşta en kanlı çatışmalar sivastopol kuşatması sırasında gerçekleşmiştir.
  • sıcak ve parlak bir yaz günü, sivastopol limanında demir atmış gemilere bakarken mırıldanmaya başlayabiliyor insan bu marşı.
    hay allah sözlerini nasıl ezberledim acaba diye düşünürken, gözleriniz de dolabiliyor. hatta sesiniz de yükseliyor.
    mırıltılar, kendisini coşkulu bir söyleşiye bırakıyor.
    yanınıza oradaki gemicilerden biri geliyor elinde bir bardak çayla.
    ne işin var buralarda diye sorduktan sonra başlıyor anlatmaya...
    memleketteki hemşerileriyle birlikte çalışmak için rusyaya gidişini, sonra oralarda duramayıp ukraynaya nasıl geldiğini anlatıyor.
    ukraynada kalışını, gurbetini.

    sivastopolden ayrılırken, hala bu marşı mırıldanıyorum, milliyetçi olmamakla övünen kendimin nasıl milliyetçi duygularla dolu olduğuna şaşırarak.

    sivastopol marşı işte böyle birşey.
  • dinledikçe güzel gelen en güzel marşlarımızdan biri.
    ahmet kaya nın söylemiş olmasıyla bu tarz eserleri sahiplenen bir kitleye maal olmaması ise sevindirici.
    marş çok değil bundan 150 yıl önce yani dedelerimizin dedesi zamanında söylenmiş olması düşündürür insanı.biz nasıl şuan çanakkale türküsünü duyuyorsak her yerde bizim yaşımızdayken dedelerimizde bunu duyuyordu.

    "amanda padisahim izin ver bize
    izinde vermez isen dok bizi denize"
  • ahmet kaya bu marsi acilara tutunmak isimli albumde seslendirmistir.