şükela:  tümü | bugün
1734 entry daha
  • yıllardır takipte olduğum dizi başlığından soğudum. spoiler olarak bile belirtmeden tüm diziyi yazıyor adam, durduramıyoruz.

    foto yükleme sormuş şimdi de, karnaval gibisin okumak istemiyorum yazar kardeş, ilk birkaç entry'de ben de destekledim ama sal şu başlığı artık.
  • neyt’in hayatı boyunca cebinde 50 cent olmadı. sol taraftan hiç kaybolmayan “30 yaşında evi arabası olan erkek”, “arabası olmayan sevgili” başlıklarıyla dolu bir sosyal mecrada neyt’e yer açmaya çalışıyorum: çünkü insanların kıymetinin parayla pulla ölçülmediği, kariyer ve itibar ile insanların örselenmediği bir dünyaya inanmıştı neyt ve ömrü boyuncada bundan taviz vermeden yaşadı. tahmin edersiniz ki bir gün bile adam yerine konmadı. tabiri caizse gelen vurdu, giden vurdu; ne zaman babası aklına gelse geri dönmesine hep gururu engel oldu. babasına verdiği sözleri yerine getirememek değil; inandığı dünyanın boş çıkmasıydı onu utandıran. neyt’in kardeşleride -tıpkı burdakiler gibi- kıymetli abilerinin amerikan rüyası içinde yaşadığını, elit sosyal bir ortamda gönlünce eğlendiğini düşünürken, hem bedenen hem ruhen sıfırı tüketmiş biri olarak eve geri dönüp onlara ne diyebilirdi başka? “nate fischer ben, memnun oldum”

    herşeyin maddi karşılığa indirgendiği bir dünyada neyt manevi tarafımızdı; bu dünyadan el birliğiyle kovduk adamı. son tekmeyi brenda attı, tanısanız bir tekmede siz atardınız. neyt bugün yaşasaydı 11 kasım saat 11:11’de alışveriş indirimlerini değil, sayın cumhurbaşkanı erdoğan’ın başlattığı 11 milyon ağaç dikme seferberliğine katılırdı diye düşünerek “nathaniel fischer” adına 10 tl bir fidan bağışında bulundum. ısparta’da neyt’in adına ağaç dikilecek ve burda yerini bulsun diye sertifika resmini koyacaktım; onu da şikayet ettiniz.
  • tüm izlediğim dizileri çöp etmiş dizimiz. sanrılarla beslenen biri olarak,nihayet kendimi bulabildiğim bir dizi. birkaç ay içinde sadece buna odaklandığım için,izleyemediğim filmlerin sorumlusu olarak ona kızamıyorum. finale kadar şu başlığa uğramamaya çalıştım, çünkü entryler adeta mayınlı. aranızda hala spoiler veren hayvanlar var. ve bugün finaliyle birlikte ciğerlerimin tükendiğini farkettim. uzun zamandır ağlamamıştım.

    (bkz: six feet under’ın final bölümünün son 10 dakikası)

    seni özleyeceğim claire. çok özleyeceğim.
  • insanı depresyona sokan, hayatın gerçeklerini çok net ve yakından yansıtan, herkesin başına gelmese de sanki o olayların bir tanıdığımızın başına gelmiş gibi hissettiren, dizi bitikten sonra beni günlerce depresyona sokan dizidir.

    hepiniz mutlu olmayı hakediyordunuz ama hiç birinizin mutlu olması en baştan imkansızdı. hayatta böyle işte, küçük mutlulukları yaşadığımız kocaman mutsuzluklar bütünü.
6 entry daha