şükela:  tümü | bugün
  • beşiktaş kahvaltıcıları arasına yeni eklenmiş güzel mekan.

    mekan adı üzerinde siyah ağırlıklı güzel bir dekora sahip, içinde oturmak dışında oturmaktan daha güzel. güzel bir kütüphanesi, duvarlarında zevkli fotoğraflar ve minik detaylar hakim. sadece menemen, çay vereyim gitsinler mantığında değiller belli ki özenle hazırlanmışlar. servis kağıtlarından, menüsüne kadar ince bir zevkin eseri olduğu çok belli.

    fiyatlar belki beşiktaş piyasasının bir tık üzeri fakat fazlası ile hak ediyor. servis edilen ürünler kaliteli ve taze. farklı tarzda kahvaltılarını sevdim ben, ege kahvaltısı ve yeşil kahvaltı alternatif arayan bünyeler için ideal. kahvaltının en önemli unsurları menemen ve sucuklu yumurtaya gelirsek, epey fark atmış durumdalar. sanki yaz domatesi ile yapılmış gibi süper bir menemenleri var. sucuklu yumurtası zaten dillere destan.

    şimdilik yeni açılmanın getirdiği minik servis aksaklıkları olsa da, beşiktaş'ın ye - çık moduna girmiş mekanlarından sonra huzurlu geldi. umarım uzun zaman hizmete devam eder, bizi de kendinden mahrum bırakmaz.
  • " kendini oraya ait hissetmek " dediğimiz $eyi, bana tam anlamıyla hissettirebilen nadir cafelerden birisi olup, açıldığı zaman zarfı içerisinde istanbul dışında olduğum için pi$man olmama sebep olmu$, en güzel semtin en güzel cafelerinden birisi olarak hoşgelmiştir...

    cafeden biraz bahsedecek olursak;

    işletmeci tuncer döğer ki kendisine hem cafe konsepti hem de misafirlere göstermi$ olduğu yakınlık sebebi ile klasik bir "işletmeci "demek büyük bir hata olur, gerçek bir misavirperver. ve tüm misafirlerini ayni güzellik, yakınlık ve samimiyet çerçevesinde ağırlıyor.

    cafede çok değerli bir kaç isimle karşılaşmak oldukça olağan.cem yakışkan,emrah serbes,nejat işler,önder abay gibi...

    cafenin dekorasyonu ve duvarları,beğenimi kazanmaktan öte entrynin başında bahsetmiş olduğum "kendini ait hissetme" duygusuna kapilmama sebep oldu. cafenin duvarlarında;ot dergi takvimleri, gezi direnişine ilişkin fotograflar,çarşı posterleri ve resimleri bulunmakta.yıllarca beşiktaş kapalı tribününde hem de gezi direnişinde bulunmuş bir insan olan benim her zaman görmek istediğim manzara içerisinde, yürekli insanlarin bulunduğu bir ortamda lezzetli yiyecekler yiyebileceğim, beşiktaş semtini, felsefesini ve ideolojisini çok iyi yansıtan, keyifli zaman geçirilecek bir ortam.

    calışanlar oldukça güleryüzlü ve sıcakkanlı bir modda sizlere arkadaş kıvamında yaklaşıyorlar. yiyeceklerde kullanılan malzemeler oldukça kaliteli, yiyecekler ve kahvaltı, özellikle de pastırmalı yumurta oldukça lezzetli. sunum gayet estetik. servis kağıtları oldukça özgün. servis gayet hızlı.

    cafeden ot dergi temin etmek mümkündür ayrıca...

    cafe denilen şeyin, ticari kaygıdan bağımsız olarak güzel, sıcak,kafa bir ortam yaratmak olabileceğini görmek ve lezzetli bir kahvalti yapmak istiyorsanız adres burası...
  • @chrysaor yazılacak her şeyi yazmış, bana anlatacak pek bi şey kalmamış, haa kalmış kalmış, gerçek şahane anne mantısını unutmuş :)
    daha bilgi diyenlere cafe siyah
  • baska mekanlarin onunde saf saf sira bekleyenlerin yanindan gecerek icine suzuldugum mekan. mekanin sicakligi sayesinde sanki evde kahvalti yapiyormus hissi veriyor insana. caanim pisileri mideye indirirken cay bardaginiz hic bosalmiyor. calisanlarinin hos sohbeti ise ayri bir artisi.

    siz gidin baska yerlerde sira bekleyin lutfen. bizim buradaki huzurlu kahvaltimizi bozmayin.
  • geçen gün gittim. sabahtı ama kahvaltı saati değildi. zaten oranın kahvaltıcılar sokağı olduğunu nereden bileyim ya, aradım sordum yolunu, sağolsunlar güzel tarif ettiler. evimin konumu itibari ile uzak düştüğümden, kafeyi ot dergisinden duyduğumu ve tabii emrah serbes okuru olduğumu da çok belli ettim. yoksa insan durduk yere neden haftaiçi birgün o kadar yolu hem de şarjı çok azken gitsin ki. ya da akşamına taksimde konser vardır, işi yoktur öğlen, bi bakayım filan der.

    şarj bence çok önemli burda, metrobüse priz koymaları halinde #40858732, fikir benden çıksada, sanki onlar beni düşünmüş gibi yapıp - ihtiyaçlarımı benden evvel bilmiş gibi davranmalarına izin vericem siyasilerin. oyumu da veririm tamam.

    işte şarjı azken uzun yola çıkan birinin gittiği yere sual olunmaz bence, naparsa yapsın o kişinin vardığı muhakkak güzeldir filan.

    tamam demek istediğim kısaca şu; hava bu aralar güneşli sayılır sabahları, yolda abarttığım kadar uzak değil aslında, bulamazsınız arayın sorun, metrobüsten sonra kendinizi taksicinin 6.hissine bırakın ya da işte kahvaltıcılar sokağını diyin bulursunuz. güneşler boşa gitmesin.

    oranın yakınlarında başka hiç işim olmasa bile yine gitmek isterim ben.
    ev gibi dicem ama para ödüyorsunuz. karnınız doyar, çay da içersiniz temel ihtiyaç sayılana saatlerce meşgul ettiğim prizi de eklediğiniz halde heryere ödediğiniz kadar ödüyorsunuz. 3ün beşin hesabını da yaptım ama şimdi ayıp olmasın.

    çok detay olacak ama peçetelerin ana kutusuna rast geldim ben, hikayesel örgüsüne girmicem oaraya nasıl geldiğimin. bir ayakkabı kutusu değil tabii ki ama ne bileyim şöyle güzel bir kutum olsaydı keşke dedim yanımda.. sonra bir insanın böyle birşey düşünürüm ve keşke demeyim diye yanında durmadan bir kutu taşıdığını hayal ettim ve tamam uyuyum ben geç oldu zaten dedim ya.

    ama gidin, güzel** kesin bilgi, yayalım.

    edit: unutmuşum yazmayı, beşiktaş taraftarı olmadığımı hissettim orda. takım tutacaksam göğe bakarım ben o ayrı da. bir vifi şifresinde bunun eksikliğini hissedeceğim hiç aklıma gelmezdi.
  • web sitesini arayıp bulamadığım yer. gerekli bilgiler 4köşe'de var ama
  • her hafta, haftanın bir günü mantarlı omletine yumulduğum mekan.

    beni burada mantarlı omletimden tanırlar*
  • berkin elvan için helva kavurup sessiz sedasız dağıttıklarına şahit olduğum kahvaltıcı.güzel yiyeceklerin güzel insanların elinden çıktığı yer.mekanın önündeki kara tahtalarına yazdıkları son sloganda pek bir güzel;

    isyan
    devrim
    kah-val-tı!
  • açılalı 1 yıl olmuş.. görkemli bir partiyle kutlanmış diye duyduk.. daha çok yılları olsun..
  • sınırsız çayı olan kahvaltı seçeneği ile toplamda 2 farklı kahvaltı aldık.

    annem ve eşim olmak üzere 3 kişiydik. garson kadın arkadaşlar (hepsi çok tatlıydı) anneme bir çayı ikram ettiler, eşime de ellerinde fazla kalmış olan başka bir çayı ikram ettiler.
    patronu olduğunu tahmin etiğim kaba bir adam bu ikram çayların parasını göz göre 'tek çay' altında 7.5 tl olarak aldı. ben de tuvalette bu adamın tüm söylediklerini dinledim. garson arkadaşlara çay ikram ettikleri için kızdı bir de..
    (hem de çaylar yazılmamıştı ama patronumsu insan bir çakal gibi sanırım içilen çayları sayıyor. kaç çay içtiğimizi saymış, yuh)yani insana 2 çayı çok gören, gözünü para hırsı bürümüş kaba bir işletmecisi var. diğer garson arkadaşlara durumun garipliğini anlatınca parayı iade etmek istediler bin bir mahcup ifadeyle. hepsi çok sağolsun ama oraya bir daha adımımı atmam.