şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: men in black)
  • siyah giyen adamlarla ilk karşılaşmam, o zamanlar atlantis adı ile yayımlanan imkansızlıklar dedektifi martin mystere'in bir macerasında olmuştu.

    ben o dönemler vilayet denizi'ni ve kozakları arkamda bırakıp nemedya'yanın kuzeyinden geçerek, gerçek hayata yeni dönmüştüm. hirkanya çeliğinden kılıcımı kilere kaldırıp, üzerimden akilonya'nın tozlarını henüz temizlemiştim.

    daha bana mısın demeye kalmadan da martin bey'le birlikte atlantis, mu, bizden önce de teknolojik ve sosyal alanda ilerlemiş insan topluluklarının olabileceği ihtimali, neanderthal insanı, machintosh (martin mystere'in ilk bilgisayarı bir mac'di) gibi kavramlara giriş dersinin ilk vizelerine hazıranmaya başlamıştım... ki siyah giyen adamlarla ya da martin mystere'deki adıyla kara adamlarla tanıştım...

    bu adamlar, dünyanın bazı şeyleri bilmeye henüz hazır olmadığı demogojisinden yola çıkarak, resmi tarih ya da genel inanışı zedeleyecek, belki buna gerek bile yok sadece bu anlayışın dışına çıkacak, tüm olay ve olguları ortadan kaldırmak ya da örtbas etmekle görevli kişilerdi... dünya çapında bir organizasyondu ama hükümetler üstüydü. her ülkede her coğrafyada en sıradan insandan en güçlü bireye kadar herkese ulaşabiliyor etkileyebiliyor hatta bünyelerine katabiliyorlardı...

    martin bey, ne zaman bir yerlerde atlantis ya da mu'ya ilişkin net bir delil bulsa, orada ortaya çıkıp işi bok ediyordu namussuz kara adamlar...

    sonra bilim/fantastik-kurgu edebiyatına biraz daha dalınca kara adamların bazen bie bir aynı biçim ve isimde, bazen de farklı biçim ama hep aynı imge ile bir çok kitapta yer aldığını gördüm... siyah giyen adamlar bu alanın en tanıdık fenomenlerindendi...

    bu kadarla da kalmadı, dünyayı biraz daha tanımaya başlayınca kara adamlar efsanesinin dünyanın birbirinden farklı bir çok yerinde farklı kaynaklardan beslenerek var olduğunu müşahade ettim...

    herkes "asıl" gerçekleri örtbas eden birilerinin varlığından emin görünüyordu...

    bu genel görüşün tek istisnası yukarındaki entry'de belirtildiği üzre will smith ile adını hatırlamadığım bir beyefendinin başrolünü üstlendiği men in black isimli sinema filmidir... bu filmde kara adamlar, bizim bilmediğimiz ve görünüşe bakılırsa bilmek de istemeyeceğimiz karmaşıklıkta bir sistemin işleyişini kontrol ve muhafaza ile yükümlü deyim yerindeyse, vergisini ödeyen iyi amerikan vatandaşları olarak karşımıza çıkmıştır.

    kara adamlar aslında tarih boyunca var olan bir imgenin modern çağdaki yansımasıdır. özellikle modern çağ etki ve teknolojisi komplo teorileri için mükemmel bir ortam hazırlamış, bu çerçevede de kara adamlar efsanesi almış yürümüştür.
  • iyiler.
  • 'esrarengiz siyah adamlar' olarak da bilinirler. siyah giyen adamları gördüklerini iddia eden kişiler genellikle şu tür tanımlamalarda bulunmuşlardır:

    •uçandaireleri gören veya inceleyen kişilere gidiyorlar.
    •bu ziyaretler, olayın herhangi bir yolla topluma açıklanmasına zaman bırakmayacak kadar kısa bir süre içinde gerçekleşiyor.
    •ziyaret edilen kişi çoğunlukla kendi evinde ve yalnız oluyor.
    •ziyaretçiler (siyah giyen adamlar) çoğunlukla 3 kişi olarak ve siyah bir araba ile geliyorlar. genellikle arabanın modeli cadillac. en son model olmamakla beraber, sanki yeni alınmış kadar temiz ve bakımlı. plakası tespit edilip de araştırıldığında, hiçbir yerde kayıtlı olmadığı görülüyor.
    •ziyaretçiler çoğunlukla erkek. çok seyrek olarak aralarında sadece bir kadın oluyor. giyimler sanki cia veya gizli örgüt üyelerini anımsatacak şekilde:
    siyah takım elbise, siyah şapka, siyah çorap ve ayakkabı, siyah kravat ve daima beyaz bir gömlek. son derece temiz ve bakımlılar.
    •yüzleri çoğunlukla doğuluları andırıyor. çekik gözlü, yanık veya koyu derili, ciddi ifadeli.
    •hareketleri sert ve beceriksiz.
    •genel tutumları ciddi, resmi, soğuk ve ürkütücü. dostça bir sıcaklıktan eser yok, insan görünümünde....
    •bazıları, istenildiğinde gerçekle ilgisi olmayan kimlik ve görev kartı gibi belgeleri de çekinmeden gösteriyorlar.
    •konuşmalar bazen sorgu, bazen de uyarı niteliği taşımasına rağmen, bıraktıkları etki sanki herşeyi önceden bildikleri şeklinde. vermek istedikleri mesak çok açık ve kesin dille anlatıyorlar. örneğin:
    "tekrar bay smith, çok dürüst olmadığınız inancındayım" veya " bu raporu postalamanız büyük bir akılsızlık olurdu bay veich" gibi. konuşmalar çoğunlukla, görünenlerin kimseye anlatılmaması veya yapılan araştırmaların durdurulmasını sağlayıcı uyarılarla sonuçlandırılıyor.
    •bu kişiler geldikleri gibi beklenmedik bir anda gidiyorlar..
  • karanlik adamlardir.
  • yolda denk gelirlerse kendilerine selam vermeyeceğim adamlardır, "tırstıttırdılar" zira.