şükela:  tümü | bugün
  • bittiğinde ankara büyükşehir belediyesi tiyatrosunun binasının yıkılacağını öğrendiğim oyun.

    öyle çok tiyatroya gitmişliğim yok ama denk geldi, gittik, gördük. ben pek beğenmedim açıkçası, daha doğrusu zevk alamadım. "bunca yıllık muhafazakarım, illa ki necip fazıl'ı ve her şeyini sevmeliyim" dedim kendi kendime, hani öyle bir intiba uyandırıyormuşuz da. neyse, tiyarto bitti, oyuncular selamlarını verdiler ve başroldeki eleman "bi duyuru yapcam" der gibi bi' hareket yaptı ve ardından tiyatro binasının yıkılacağını söyledi. yani biz son oyuna mı gelmişiz, öyle bir şey olmuş. bir duygu seli kapladı beni. vay canına dedim. kırk yılın başı tiyatroya geldik, onda da sahneyi yıkıyorlarmış. ama hemen ardından da yeni üç sahne yapılacağını da ekledi, bütün duygusallık sevince dönüştü. bir an kendimi heidi'yle beraber, el ele tutuşup dönerek dans ettiğimizi falan hissettim, öyle bir his uyandı içimde.

    işte yıkılacakmış ama yenisi yapılacakmış falan... ve ben oyunu pek sevmedim.

    belki de oyunculardan dolayıdır, ne bileyim

    ekleme: başrol oyuncusu mehmet tahir ikiler'miş
  • (bkz: darth vader)
  • pelerinin astari kirmizi yada mor ise bu perlerinli $ahis draculadir.
  • vcd versiyonunu belki on kere izlediğim, diyalog ve monologlarını ezberlediğim, her defasında yepyeni, bambaşka hakikatler keşfettiğim, kanaat-i acizanemce aşmış necip fazıl eseridir. üstadın diğer eserleri içinde pek mühim bir yer tutmamıştır. öyle sanıyorum ben kendimden bir şeyler buldum bu eserde.

    yahudinin para, kadının el, iskeletin zaman tasviri insanı alır götürür.

    --- spoiler ---

    ve gözlerin patladı, gözbebeklerinden biri, kurutma kağıdının üstüne düşmüş bir damla mürekkep gibi yayıldı, kendini boşluğa fırlatmak, tepesi aşağı ışık süratiyle düşmek için, dünyanın balkona benzer bir yerini aradın, durdun. peki, peki, ya bu yokluktan, kayıclıktan, dağılıştan seni tam varlığa, sabitliğe, yekpareliğe kim ve ne; nasıl çıkardı?

    --- spoiler ---

    kendini boşluğa fırlatmak, tepesi aşağı ışık süratiyle düşmek için dünyanın balkona benzer bir yerini aradın durdun... evet kesinlikle öyle bir yer arıyorum. belki de modernite hepimizi bu arayışa yönlendiriyor da haberimiz yok.
  • olay örgüsünün rusya'da geçtiği* benzer bir kurgu eser için (bkz: siyah redingotlu adam)
  • stephen king'in "the man in the black suit" hikayesindeki siyahlı'sıyla benzer özellikler barındıran bir başka adam.

    ayrıca hayır; nick'im fazıl'dan değil, king'den: (bkz: sözlük yazarlarının rumuzlarının hikayeleri/#29124790)
  • necip fazıl'ın ahşap konak, bir adam yaratmak, reis bey gibi piyeslerini okuyup, tatminin doruklarına çıkıp, kütüphaneye gidip, bu adam kötü piyes yazamıyor diye düşünürek, isminden etkilenerek aldığım piyes kitabı.

    ne yazık ki çok amatör, çok acemice, çok çocukça bir piyesle karşılaştım, bitirmeye tenezzül bile etmedim.
    kesinlikle okumayın.
    üzgünüm.