şükela:  tümü | bugün
  • bugün denk geldiğim ve beni düşündüren biraz da utandıran bir yazının başlığı.
    yazıyı okumaya başladığımda sıradan bir yazı olduğunu ve ülkemizdeki engelli vatandaşlarımız hakkında bizi bilinçlendirmeye çalışıldığını düşünmüştüm. oysa olay bambaşkaymış.
    metini ele alan yazar 1863 yılındaki on üçüncü yasadan başlamıştı anlatmaya, yani türkiye'de yaşayan bir engelli olarak kendisini o dönemin zorluk çeken siyahilerine benzetiyordu. yeni yeni anlamaya başlamıştım "siyahlaşan engelliler" başlığının anlamını.
    ve farkettim sorunlarının bizim düşündüklerimizden daha fazla olduğunu. yazının tamamını okumak isterseniz diye bırakıyorum buraya.
  • her insan engelli adayıdır. engelli olup olmamak arasında ise çok ince bi çizgi vardır. hatta öyle incedir ki, omuriliğinize yapılacak incecik bir kesi vücudunuzun yarısını felç bırakabilir. trafik kazası, basit bir düşme, sakatlanma bile sizi ömür boyu engelli yapabilir. travmaya uğramak dışında, vücudunuz içten de bunu yapabilir. ms, als, huntington hastalığı veya benzer konjenital hastalıklarla engelli olmayacağınızı kim bilebilir? engelli insanlara en büyük kötülük, engelini görerek davranmaktır. hemipleji olmuş biriyle karşılaştığınızda o insanın düşüncelerine dikkat etmek yerine engeline dikkat ediyorsanız büyük yanlış yapıyorsunuz. insanın hayata bakış açısını, tecrübelerini, fikirlerini görmek gerekir, engelini değil.