şükela:  tümü | bugün
  • dostlukları bitirme, toplumu kutuplaştırma potansiyeline sahip eylem.
    sanırım burada insanların kendi savunduğu tarafı her şeye rağmen haklı görmesinden kaynaklanıyor. bir bakıma fanatiklik veya bağnazlık da denilebilir.
  • kim olursanız olun boş iştir. sinir bozmaktan başka bir işe yaramadığı gibi ,bir iş yaptığını da zannetmektir. burası fransa ya da norveç de değil kim ne yapsın senin fikirlerini. kamuoyu oluşturamazsın ve haklı da olsan gücün yoksa bir işe yaramaz. en iyisi biraz gevşeyip ,üstüne rahat bir şeyler almak. sonra bir hobi edinmek. devletin halk kursları oluyor onlara gidilebilir mesela ,hükümet çalışıyor.... bak şimdiden nasıl etkisini göstermeye başladı.
  • fazlasına gelişmemiş ülkelerde rastlanır.
  • eğer bilgin ve gerekli zekan yoksa boş bir şeydir. nefret ediyorum siyaset konuşmaktan. çünkü insanlar mala bağladı. tahammül yok. birde bu insanların bazıları ise normal konuşma içinde direk siyasete çekiyor. bok var çekiyorsun. sanki beni alt ettiğini sanıyor.
  • özellikle bir ortamda konu siyasete geldiyse orada sohbet bitmiştir. genelde o ortamı bir mazeret bularak terk ediyorum. şayet konu siyasetle başlarsa arkadaşlığı gözden geçiririm. bir de bunun din kısmı var, o da siyaset konuşmakla aynı.
  • sanırım ilkokuldan beri türk gençliğinin pençesinde olduğu hastalık. çocukluktan beri her olayda kalbimiz çarpıyor, hepimiz adeta bir siyasal bilgiler mezunu gibi şakır şakır siyaset bilmek zorunda hissediyoruz kendimizi. yorulduk lan beynim patladı. bizi rahatlatacak, gözümüzü arkada bırakmayacağımız bir lider ne zaman gelecek bu topraklara?

    oyumuzu verip, gerisine karışmayacağımız, işimize gücümüze bakıp "üretim" yapacağımız günler yakın mı?

    siyaset bir zehir gibi kardeşi kardeşe kırdırıyor, bedenimizi ele geçirip sevdiğimiz insanlara istemediğimiz şeyleri söylettiriyor. sonuçta aynı gemideyiz ama. öyle ya da böyle sonumuz bir.

    ben bu kadar siyaset bileceksem çekilin de ben yöneteyim ülkeyi. herkes işini yapsın yahu.
  • şu zamanda şu ülkede yaşarken yapılır. gayri ihtiyari. ben de bayılmıyorum yuvarlandığımız karanlıktan söz etmeye. ama böyleyken böyle gözünü de kapatsan devekuşu gibi kafanı kuma da gömsen olan bu!

    memleket bu hale nasıl geldi diye sormayım mı ben? o siyasilerin siyaseti yangın yerine çevirmiş ülkeyi daha da beter olması için uğraşıyorlar ve herkes suçlu bir tek onlar suçsuz öyle mi?

    mevzuyu gene siyasete bağladın yok aramızı açıyorsun yok sinirimizi bozuyorsun yok başımız ağrıyor yok kıçımız kaşındı. tövbe tövbe. uyanın be! battık gittik uyanın allah kahretsin! tamam gıcık olun bana lazım değil sempatiniz zaten.
    diye avazım çıktığı kadar bağırasım geliyor her gün.
  • klavye üzerinden siyaset konuşmanın, bugüne kadar sonuç verdiği çok nadirdir. üstüne üstlük, insanları bilakis keskinleştirir.

    yapabiliyorsanız, rakip oy kullanacak olanların dilinden, sohbet ederek onlarla diyalog kurabilmek. bu sonuç verir. yapmışlığım ve ikna etmişliğim de vardır.

    fikrini kabul ettirmeye zorlamak, acizliktir. seni, beğenmediklerinden daha aşağıya iter. saygıyı ön planda tuttuğunuzda, duvarlar çatlıyor.
  • son dönemde iyice ifrit olduğum olay.

    niye kimse eril zihniyet sorunları, dine dair felsefi meseleler, kentleşme, engelliler, sağlık sorunları, aşk, sinema, tiyatro, açlık, yoksulluk, savaş vs diil de varsa yoksa sağ, sol, şu parti, bu parti peşinde?

    ben söyleyeyim; çünkü var biz çok taşra bir toplum olmak..