şükela:  tümü | bugün
  • dillere pelesenk olmuş cümledir.

    şehit veririz, "siyaset yapma!"
    çocuklar ölür, "siyaset yapma!"
    işçilerimizi göz göre göre ölüme terkederiz, "siyaset yapma!"

    be amına koyduğum, ölümlerin nedenini aramak ve ölümlere neden olanlardan hesap sormak mıdır siyaset, yoksa senin, götünü sikse toz kondurmayacağın adamları korumaya çalışman mıdır siyaset!?
  • siyaset yaşamın her alanıyla ilgilidir. bunu bilmeyen ya da bu durum işene gelmeyen insanlar siyaset yapma der.

    12 eylül sonrasında türemiş, siyasi tartışmada her türlü yenileceğini bilen, siyaseti tarikat edebiyle büyüklerine * bırakan kişler bu kafadadır: siyaset yapma!

    siyaset candır. siyaset yap!
  • 80 askeri darbesinin yaratmaya çalıştığı ensesine vur lokmasını al bireylerinin oluşturduğu korku toplumunun devamını çok arzulayan ama avucunu yalayan denyolarının her olayda dile getirdiği salakça bir laf.
  • aslında siyaset yapabileceğimiz koşullar belirlenirse belki biz de birgün siyaset yapabiliriz.
    zaten biz halk olarak neyin siyasetini yapacaz allasen, yapsaydık mecliste olur, paraları cukka ediyor olurduk. ama yapılan yanlış siyasetin hesabını sormamıza deniyorda siyaset yapma diye, ona da artık dicek bişeyimiz yok...
    kıssadan hisse: amaç siyaset yapmak değil, yüreğine ateş düşürdüğünüz ailellerin kaybettikleri canların hesabını sormaktır.
  • siyaset yapmanin agababasi cümle.

    siyaset oyle genişlemis, oyle kendiyle alakali olmayan konulari icine almis ki artik hangi konu konusulsa siyaset oluyor. okul desek siyaset, agac desek siyaset, bina desek siyaset, din desek siyaset, kazanin sorumlusu desek siyaset.

    siyaset in kirli birsey oldugunu o siyasetcilerde biliyor ve cenazelerin ustunden siyaset yapip, cenazelerin arkasina saklanip "boyle günde siyaset yapmayin" deyip götlerini kurtarmaya calisiyorlar. onlara herzaman inanmis , "caliyor ama namaz kiliyor" kafasindaki dangalaklarda cikip siyasetciyi korumaya calisiyorlar, millete "acimiz var, siyaset yapmayin" diyorlar.

    bu adamlari baska zaman goremezsiniz ortada. biraksaniz maden kazasinda da sesi cikmaz zaten ama onlari birakmayan, ses cikarmaya zorlayan, kendisini bize karsi savunmasini isteyen bazi siyasetçıler var.

    ahh be abicim, ahh be kardesim. o destek oldugun adamlar ulkenin kolonlari yikiyor gün be gün. bu çati çöktügünde sanmaki altinda sadece biz kalacagiz. send, senin colugun cocugunda kalacak. ama sen o gün ne diyeceksin onu da biliyorum malesef.: "turkiye'nin buyumesini sindiremeyen dış gücler yikti ülkeyi, böyle günde siyaset yapmayin". cünkü siyasetci oyle istiyor, seni öne sürüyor, arkadan seni de beni de sikiyor orospu cocugu.
  • herhalde "biz siyaset yapmıyoruz, umrumuzda değil. siz de yapmayın" demek istiyorlar.

    günde ortalama 3 işçinin öldüğü bir ülkede siyaset yapılmayacaksa, sorgulanmayacaksa nerede yapılacak?

    sadece ağıt yakmak yetmiyor. artık ciddi adımlar atılmalı.
  • içi yanan insanların sorumlulara tepki gösterdikleri zaman savunucularından ya da sorumlulardan duydukları söz.. eyy ahlaksızlar.. vicdanlı insanlar ölümün siyasetini yapmıyor elbette ama bazılarının yaptıkları siyaset insanların ölümüne neden oluyor biliyor musunuz??
  • çok merak ediyorum, ak partiyi her koşulda savunma konusundaki ısrarın kaynağını. bu olay sonrası, enerji bakanı ve çalışma bakanının istifa etmesi gerektiğini, gerek ilgili bakanlık yetkilileri ve madeni denetleyenler, gerekse firmanın yetkili temsilcileri hakkında adli soruşturma yapılması gerektiğini ve de muhalefetin soma önergesini reddeden milletvekillerinin evet hata ettik diyerek en azından özür dilemesi gerektiğini düşünmüyor mu bu insanlar? çünkü vicdanını kaybetmemiş her insandan bu beklenir. olay cehape ak parti mehape olayı değildir. ülkemizde her mevkide oturanların işe ehil olmamalarının, ihmallerinin, suçlarının hesabını verdiği bir kültürün oluşmamasıdır. bu kültürün yerleşmesi için bir yerden başlamak gerekiyor. tahminen 450 civarı madenci ekmek parası kazanmaya çalışırken, çoğu hayatının baharında hakkın rahmetine kavuştu. elbet hepimiz öleceğiz, ancak bunlar normal ölümler değil. 450 civarı aile dağıldı, çocuklar babasız kaldı, buna kader deyip geçemeyiz. inananlara göre allah bu faciada kusuru olanlardan illaki hesap soracak, ama bu dünyada da yasalar ve evrensel adalet duygusu içinde sorumluların hesap vermesi gerekmez mi? misal, cehapeli çankaya belediyesi ya da izmir bşb bir çukur kazsa, gerekli önlemleri almadığı için bir yakınımız oraya düşüp ölse, ölümler üzerinden siyaset yapmak ayıp olur diye bizim hakkımızın aranması, sorumluların hesap vermesi için bir tane bile ak partili sesini çıkarmayacak mı? o zaman garipler, gücü ve çevresi olmayanlar sesini nasıl duyuracak, en başta yaşama hakkı olmak üzere haklarına nasıl sahip çıkacaklar? hükumet, ak parti, izmir bşb, çankaya belediyesi, istanbul bşb, koç holding, soma madencilik gibi tüzel kişiler önünde biz bireyler güçsüzüz. bunlar kusuruyla bize zarar verdiğinde bireysel olarak hakkımızı arama ve sonunda kazanma şansımız çok düşük. işte siyaset yapılacak yer tam da burası. bizim yerimize birileri hakkımızı aramalı, sesimizi duyurmalı. allah kimsenin başına böyle bir acı, kar ve çıkar odaklı bazı kişi ve şirketlerin böylesi bir zulmüne maruz bırakmasın kimseyi. ancak bu ihmalin, zulmün ve cinayetin müsebbiplerinden hesap sorulmalı. ülkemizde de yetki sahiplerinin aynı zamanda hesap verebilirliğinin sağlanması için bu facia bir hareket noktası olmalı.

    özetle, bugünlerde yapılan siyaset yapma çağrılarının, sorumluları aklamak, muktediri korumak, muktedirin kudretini koruması ve arttırmasına, zayıfların, yoksulların daha da ezilmesine yardım etmekten gayrı işlevi yoktur. zayıfın siyasetle irtibat nedeni zaten birey olarak koruyamadığı çıkarlarını, haklarını bir örgüt vasıtasıyla koruma imkanı bulmasıdır. yoksa ne başörtülü sorununa çözüm bulabilir, ne atanamayan öğretmen, ne hasadından zarar eden çiftçi.