şükela:  tümü | bugün
  • yaklaşık 800yıl önce kaleme aldıgı,bi devlet adamının izlemesi gereken politikayı anlatan,her devlet adamının baş ucunda bulunması gereken eser
  • melikşah'ın veziri nizamülmülk tarafından yazılmış avupalıların prince'ine takabül eden baş yapıt...
    (bkz: machiavelli)
    (bkz: hassan sabbah)
    (bkz: ömer hayyam)
    (bkz: amin maalouf)
  • murathan mungan'ın bir siiri;

    ...
    delik deşiğim
    önceki yıl fikirtepe, sonra alibeyköy

    en son kalbimin adını okmeydanı'nda oturan bir sokağa verdim
    şimdi adsızım, dilsizim, kimsesizim
    kendim kadar sevdim bütün sevdiklerimi
    kabahatliyim

    ucu kayıp gecelerimi sorun, düşürdüğüm kelimeleri
    büyüsüyle taşlandığım, kurşunlandığım meydandaki kahvenin pencerelerine
    ve beni tanıdığınızı söylemeyin kimseye
    çünkü ben aslında sizin tanıdığınız biri değilim

    siz beni sınıf duvarlarının önünde
    nasıl bir kinle linç edenlerin aşkıyla sevecektiniz ki
    ben kendimi görecektim çıplak kalmış gözlerinizde
    yoksa o meşhur hafız, o kanli şair kim, ben kimim?
    siz beni o sanın gene, bense hiç bilmeyeyim ben kimim?
    o kadar unutamıyorum ki, ben senim ben senim, ben senim...
  • nizamulmulk'un tecrubelerini ve bilgilerini anlattigi eserdir. nizamulmulk alparslandan "sehit sultan alparslan", meliksahtan ise "alemlerin efendisi" diye bahseder. prens'e gore farkedilir bir ozelligi; buyuk olmayi degil, buyuk kalmayi anlatiyor olmasidir. fikirler, oneriler tarihsel ornekler ve hikayeler icermektedir.
  • nizamülmülk'ün anayasa kavramının adının bile geçmediği bir dönemde sultanın otoritesinin ahiret inancıyla da olsa kısıtlanması gerektiğini savunmasıyla önem kazanan eseri.
  • nizam-ül mülk'ü çok çarpıcı konulara da değindiği kitaptır:

    "her zaman kendi iradeleri ile haraket eden padişah ve erkekler kalplerindeki sırları kadınlara açmadan yaşayarak doğru yolu bulmuşlardır. iskenderin yaptığı gibi hayatlarını onların arzu ve emirlerine boyun eğmeden devam ettirmişlerdir."

    "işlerinizde kadınlara meşveret ediniz. onlar bir iş hakkında 'böyle olmalı' dedikleri zaman, doğru olması için aksini yapınız"

    sanırım yazarın kadınlara garezi varmış..
  • turk-islam devletlerinin idari, mali, siyasi, askeri, sosyal ve kulturel yonlerini inceleyen eser. tam dogru metin ve ilavesiz nushası, istanbul’da suleymaniye kutuphanesi, molla celebi kisminda mevcuttur. siyasetname bir cok dile cevrilerek yayinlanmistir.
  • siyasetname genel biri bicimdir. bircok insanin siyasetnamesi var ama eser adlari farkli. rehber gibi bir sey sonucta.

    gelibolulu mustafa ali, yusuf has hacib, farabi siyasetname yazmis baska isimler
  • arapça’da at bakmak, memleket idare etmek, bir nesneyi dikkatle gözetmek anlamlarına gelen siyâset kelimesiyle farsça mektup anlamındaki “name” kelimelerinden oluşan siyâsetnâme, devlet adamlarına ülke yönetiminde adaleti nasıl sağlayabilecekleri yolunda öğütler veren eserler anlamına gelmektedir.

    siyâsetnâmeler adalet, cesaret, cömertlik gibi siyasetçinin akla ilk gelen özelliklerini anlatmaları yanında dinî kurallara göre yaşamanın gereğini vurgulayan yapılarıyla ahlak kitabı özellikleri de gösterdikleri için aynı zamanda nasihatname kitabı olarak da kabul edilirler. siyâsetnâmeler genelde hükümdarlar için kaleme alınmış eserler olmakla birlikte vezirler için yazılmış siyâsetnâmelere de rastlanmaktadır.

    siyâsetnâme yazma geleneğinin bilinen ve elimizde bulunan ilk örneği m.s. 300 yılında beydeba tarafından yazılan pançatantra olarak kabul edilmektedir. ibn mukaffa tarafından kelile ve dimne adıyla arapçaya tercüme edilen bu eser, zamanla diğer müslüman ülkelerin dillerine de çevrilmiş ve islam siyaset geleneğini derinden etkilemiştir. köklü bir siyâsetnâme geleneğine sahip olan sasanîler döneminde en dikkat çeken siyâsetnâmeler, i. hüsrev nûşirevân zamanında yazılmış olan tansar’ın mektubu ile osmanlı türkçesine de çevrilmiş olan büzürcmihr risalesi’dir. antik yunan’da ise özellikle eflatun’un devlet’i ile aristo’nun politika’sı ve nikomakhos’a etik’i siyaset felsefesine dair yazılmış önemli eserler olup sadece batıyı değil islam dünyasını da önemli oranda etkilemişlerdir.

    islam’dan önceki türk siyaset geleneğinin de yansımalarını bulduğumuz kutadgu bilig, türkçe kaleme alınmış önemli bir islâmî siyâsetnâme olması yanında kaleme alındığı coğrafyadaki siyaset nazariye ve gelenekleri hakkında da önemli bilgiler sunmakta ve eski iran ve hind kaynaklarındaki kavramları kullanmaktadır. aynı şekilde nizamü’l-mülk’ün siyâsetnâme’si de hem selçuklu devleti'nin hem de türk ve fars milletlerinin genel siyaset anlayışlarını yansıtması yönüyle önemli bir eserdir.

    kendisinden önceki imparatorlukların siyasî geleneklerine de varislik yapan osmanlı, siyaset konusunda mirasçısı olduğu geleneğe yaslanmış ve bu siyasî birikimi islâmî ahlakla taçlandırarak devam ettirmiştir. ahmedî’nin iskendername’si ve tursun bey’in tarih-i ebu’l-feth’i, osmanlı’nın bu birikiminin yansıdığı temel eserlerdir. 17. yüzyıldan sonra yazılan osmanlı siyâsetnâmelerinde ise daha çok osmanlı’nın o dönemde yaşamış olduğu çözülmenin sebepleri ve çözüm yolları üzerinde durulmuştur. bu dönemde yazılan eserlerin en önemlileri, koçi bey’in risale’si, veysi’nin habnamesi, kâtip çelebi’nin düstûrü’l-amel li islahi’l-halel’i ve defterdar sarı mehmed paşa’nın nesayihü’l-vüzerâsı’dır. bu döneme söz konusu siyâsetnâme literatürü, hem osmanlı yönetim biçimini anlamlandırmakta hem de dönemin siyasi şartlarını gözlemlemekte birinci el kaynak durumundadırlar.

    siyâsetnâmelerde bazı temel ilke ve kavramların sürekli tekrarlandığı, daha doğrusu bu eserlerin belli konular üzerine kurgulandığı görülmektedir. islâmî anlayışa göre kaleme alınmış siyâsetnâmelerde yer alan konular, insanlar üzerinde bir yönetici bulunmasının gerekliliği; bu yöneticinin sahip olması gereken ahlakî özellikler; sultanın allah’a ve halkına karşı görev ve sorumlulukları; vezirlerin ve diğer yöneticilerin sultana ve halka karşı vazifeleri ve genel ahlâk kurallarının nasihat üslubuyla verilmesi şeklinde genel başlıklar haline getirilebilir. agâh sırrı levend, siyâsetnâmelerde yer alan temel ilke ve kavramları uzun bir liste halinde sıralamıştır. bunlar içinde özellikle adalet kavramı ön plana çıkmakta ve diğer konular adaletin sağlanması için yapılacak şeyler olarak takdim edilmektedir.