şükela:  tümü | bugün
  • liderler suntasi, antidemokratik ic parti yapisi gibi sorunlari cozecegi ongorulen yasa.
  • siyasi partilerle ilgili esaslari duzenleyen kanun..
  • resmi olmayan anlayışa göre; çingene çalar kürt oynar makamında bir türkü.
  • 81. maddesine göre,

    ''''siyasi partiler; türkiye cumhuriyeti ülkesi üzerinde milli veya dini kültür veya mezhep veya ırk veya dil farklılığına dayanan azınlıklar bulunduğunu ileri süremezler. türk dilinden veya kültüründen başka dil ve kültürleri korumak, geliştirmek veya yaymak yoluyla türkiye cumhuriyeti ülkesi üzerinde azınlıklar yaratarak millet bütünlüğünün bozulması amacını güdemezler ve bu yolda faaliyette bulunamazlar.

    tüzük ve programlarının yazımı ve yayınlanmasında, kongrelerinde, açık veya kapalı salon toplantılarında, mitinglerinde, propagandalarında türkçe'den başka dil kullanamazlar; türkçe'den başka dillerde yazılmış pankartlar, levhalar, plaklar, ses ve görüntü bantları, broşür ve beyannameler kullanamaz ve dağıtamazlar; bu eylem ve işlemlerin başkaları tarafından da yapılmasına kayıtsız kalamazlar.

    ancak, tüzük ve programlarının kanunla yasaklanmış diller dışındaki yabancı bir dile çevrilmesi mümkündür''

    bunun örneğine hitler almanya'sında rastlanır. diyor ki, azınlık var diyemezsin, türk dilinden başka dilleri kültürleri koruyamazsın, yasaklı kürtçe'yi kullanmazsın. ama ingilizce olur tepe tepe kullan.

    slm asl pls.
  • bu kanunun 81. maddesine muhalefet nedeniyle ahmet türk'e dava açılmıştır. türkiye özünü buluyor. işte özlediğimiz faşist mantalite.
  • eğer türkiye'de yeni bir anayasa yapılacak ise -ki artık kaçınılmaz görünüyor- ilk olarak elden geçirilmesi gereken kanun budur. eğer yeni meclis anayasa yapacaksa o meclisi bu kanunun değişmiş hali oluşturmalı. chp ağlanmayı bırakıp bunun pazarlığına girse keşke.
  • 12 eylül 2010 anayasa değişikliği referandumu sonrasında ülkenin daha demokratik bir yer olduğunu zannedenlerin, anayasadan önce değişmesi gerektiğini fark edemedikleri/görmek istemedikleri yasadır. bu yasanın parti milletvekili adaylarının tespit edilmesini düzenleyen 37.maddesinini, milletvekili adaylarının ön seçimle yerinde belirlenecek şekilde değiştirilmesi gerekir. bu yapılmadan, vekil adaylarının isimleri ve sıralamaları ankara'da parti genel merkezince belirlenmeye devam edecektir. şu andaki durumda bir şekilde parti genel başkanı olan bir insan evladı o partinin diktatörü, adeta sahibi oluyor, mebus adaylarını canı istediği gibi belirliyor, biz de keriz gibi dört yılda bir gidip oy verip ay ne kadar da demokrasi oldu diyoruz. ya da yirmi küsur tane alakasız maddeyi toptan oylamak zorunda kalıyoruz.

    (bkz: #20334394)
  • (bkz: #23901498)
  • hiçbir gücün kaldıramayacağı kanun.

    i have a dream...

    bir gün ülke yönetimine girip de her konuda sözü geçen kişi olsam (monarşi ya da darbe durumlarını düşünün) yapacağım ilk icraat bütün partilerin kapatılması sağlamak ve tekrar benzeri bir yapının kurulamaması için gerekli önlemleri almak olur. bütün sistemi bağımsız milletvekilliği üzerine kurarım. 10 tane bağımsız milletvekilini bir araya toplayıp meclis grubu kurulmasını da engellerim.
    niye mi?
    çünkü eşeğin z... öhm, dur lan bu o değildi. hah, aklıma geldi.
    oy verilmeyen, parti başkanı listesine aldığı için milletvekili olmayı başarmış insanların varlıklarından dolayı. hemen bir örnek vereyim; son günlerin en çok tartışılan konularından biri, hakan şükür. futbol haricinde bir meziyetini görmediğimiz bu kişinin nasıl milletvekili olduğuna bakın. akp seçmeninin gerçekten hakan şükür'e oy verip meclise soktuğunu mu düşünüyorsunuz? (cevabınız evetse su katılmamış salaksınız.)
    tayyip erdoğan, hakan şükür'ü istanbul milletvekili aday listelerine aldı ve seçmenler oylarını akp'nin başındaki isim olan tayyip erdoğan'a verdiler. böylece hakan şükür de milletvekilliği kazandı. seçmenlerin tek tek bulunduğu ildeki adayları değerlendirip bilinçli bir tercih yaptığını mı düşünüyordunuz?
    hal böyle olunca o parti başkanı sokaktaki vasıfsız adamı da listeye alıp milletvekili yapabilir. gerçi milletvekili olmak için sanırım ilkokul(!) mezunu olmak yeterliydi, tamamen vasıfsız demeyelim... tabi partiden aday olabilmek için bir miktar parası da olmalı. gerçi bu da sorun değil, seçildiğinde onlarca katını kazanıyor. demokrasi şehidimiz(!) tam da bununla ilgili içerisinde odun, aday, milletvekili gibi kelimeler geçen bir cümle kurmuştu, hatırlarsanız. hatırlamazsanız da boşverin, çok eski tarih zaten. önemsiz(!) bir şeydi.

    bizim yaşadığımız ülkede demokrasi adı altında partiler monarşisi var. bütün partiler ayrı ayrı krallık yönetiyorlar. kral doğal olarak parti başkanı, sonra lordlar, dükler çeşitli isimler altında çalışıyor.

    demokrasilerde çok seslilik esastır. parti başkanının doğru dediği şeye diğerlerinin yanlış deme ihtimali var mı?
    daha partiler içi demokrasiyi sağlayamayan ülke gerçekten demokrasiyi yaşayabilir mi?

    kendiniz cevaplayın...