şükela:  tümü | bugün soru sor
  • adnan menderes'in demokrasi fetişinin tavana vurduğu bir anda parti grubuna söylediği söz. demokrasi kelle sayısına bağlı olduğu için, parlamentoda çoğunluğu sağlayan demokrat parti tabii ki istediğini yapabilirdi...
  • adnan menderes'in 1950 seçimlerinden önce seçim meydanlarında halka, 1954 yılında ise başbakan sıfatıyla meclisteki sandalye sayısının verdiği özgüvenle milletvekillerine sarf ettiği cümledir.

    daha sonra menderes döneminin meşhur antidemokratik yönetimi başlar. anadilde ibadet, anadilde kuran ve anadilde ezan yasaklanır. sol ve sosyal sözcükleri tehlikelidir. kimse bu sözcükleri ağzına bile alamaz. iktidar kendi gibi düşünmeyenleri cezalandırma yolunu seçer. dönemin genel kurmay başkanı da iktidarla uyum içinde hareket etmektedir, diğer komutanlar ile genç subayların huzursuzluklarını ciddiye almaz, gerilimini azaltıcı, göstermelik demeçler verir. genelkurmay başkanlarından umudunu kesen komutanlar ve genç subaylar ülkeyi bu durumdan kurtarmak için hiyerarşi dışı örgütlenir. genç subaylardan başlayan huzursuzluk, ne iktidar ve ne de dönemin genelkurmay başkanı tarafından iyi değerlendirilmeyince 27 mayıs devrimi yaşanır.

    (bkz: tarihten cikarilacak dersler)
    (bkz: tarih degil hatalar tekerrur eder)
  • "yani o kadar geri kafalı ve aptalsınız ki, ben de sizleri o kadar güzel yerim ki..."
    yan cümlesiyle başlamayan cümle.
  • demokrasiyi kı.ından anlayan zihniyetin eseridir. gunumuzde ornekleri vardır ama bunu burada dile getirmek istemiyorum:)
  • saglikli bir demokrasi'nin tek ogesinin yasama oldugunu sanan basiretsiz basbakan sozu. bu hata sadece hayatina mal olmamis, bu ulkeye de pek cok seye malolmustur ustelik.

    adnan menderes bu cumleyi, meclis kabinesindeki bakanlarin cok buyuk cogunlugunu protesto edip istifa ettirdikten sonra, yeni bakanlari atamasini takiben kursuye cikarak soylemistir. bir nevi "ohh bu isten de yirttik" psikolojisi icerisindedir.
  • "ben odunu aday gostersem milletvekili sectiririm" lafı ile birleştirildiğinde bir başka "akıllı diktatörlük" olsa gerek.
  • bu cümle, bir kendini beğenmiş bir iktidar budalası sözü olmaktan öte, milletvekillerine yalakalık olsun diye söylenmiş bir sözdür. malum o gün adnan menderes dahil bütün kabine, parti grubunun baskısı ile istifa etmişti. o gün parti grubu arasında tartışmış ve mükerrem sarol aracılığıyla adnan menderes'e kabinenin gitmesi ama kendisinin kalmasını teklif etmişlerdir. adnan menderes bunu kabul etmiş, daha sonra da kürsüye çıkıp bu cümleyi söylemiştir. partisine taviz mi vermiştir, yoksa zaten önemli olan partinin kararı mıdır bilinemez. ben onun yerinde olsaydım bu durumda ne yapardım hiç bilemem. tek bildiğim oturduğu yerden yorum yapmanın ne kadar da kolay olduğu.