şükela:  tümü | bugün
  • yassıada yargılamalarında sanıkların itirazları üzerine yargıç salim başol'un sarf ettiği cümle.
    (bkz: 27 mayıs ihtilali)
    (bkz: genç subaylar rahatsız)

    http://www.google.com.tr/…&btng=google'da ara&meta=
  • hukuksuzluğun vücut bulduğu bir cümledir. hukukun kuralları ayaklar altına ancak bu kadar kolay alınabilirdi, ancak bu kadar rahatça ifade edilebilirdi bu hukusuzluk. yassıada yargılamalarının, orada olan şeyin hukukla uzaktan yakından ilgisi olmadığını özetleyen bir cümledir bu. duydukça tüylerim diken diken oluyor. tıkmak gibi amiyane bir tabiri kullanabilmiştir mahkeme başkanı salim başol.
  • söylenebilecek son yer mahkeme, söyleyebilecek son kişinin bir hakim olması gerekirken, tam bir hukuk katliamının yapıldığı yassıada'daki mahmekede bir hakim tarafından söylenen bir söz. daha doğrusu bir itiraf.
  • cumhuriyet tarihimizdeki hukuk sisteminin en güzel özetini yapan cümledir.

    aslında bir itiraftır. bu itirafın geçerliliğini yitirdiği zaman o zamandır ki, artık adaletten bahsedebiliriz.

    kuvvet ve adalet.. birbirine zıt iki kavramdır. kuvvetin olduğu yerde adalet olmaz. bizde olmuyor.. aslında bununla ilgili konusacak yazacak çok şey var ama, sıkıntı doğabilir.

    evet sıkıntı doğabilir. bir insan bir şeyi yazacağı ya da fikrini beyan edeceğinde sıkıntı doğabiliyor diyorsa; burada işte başlıktaki güç erkinin etkisi devreye giriyor.
  • sözün aslı "“sizi alıp yassıada’ya tıkan kudret böyle istemiş, onu biz bilemeyiz. divan, huzuruna getirilen davaya bakar” imiş.

    salim başol'a haksız olarak yüklenilmiş. açıklaması sami selçuk'tan :

    --- spoiler ---

    “chp mallarının yasayla hazine’ye aktarılması davası”nın duruşması sırasında sanıklardan manisa milletvekili merhum samet ağaoğlu, divan başkanı salim başol’a söz konusu yasa’ya olumlu oy verenlerin neden hepsinin değil de sadece 36 milletvekilinin yargılandığını, özellikle o dönemde yasa’yı savunan sözcü merhum fethi çelikbaş’ın neden sanıklar arasında bulunmadığını sorunca merhum başol,

    “sizi alıp yassıada’ya tıkan kudret böyle istemiş, onu biz bilemeyiz. divan, huzuruna getirilen davaya bakar” diye yanıt vermiştir.

    dikkat ederseniz yazınızda söylenen sözlerin “.. onu biz bilemeyiz. divan, huzuruna getirilen davaya bakar” kesimi unutulmuştur. bu nedenle eksiklik söz konusudur. ikinci olarak bu sözlerin anlamı sizin anladığınız gibi,

    “sizi buraya tıkan kuvvet sizin mahkûm edilmenizi bizden istedi. biz de buna boyun eğiyoruz” demek değildir.

    davasız yargılama olmaz merhum başol, tam bu noktada roma hukukundan bu yana ceza yargılamasında benimsenen tarihsel ve temel bir ilkeyi dile getirmektedir. o da şudur: “davasız yargılama olmaz” ya da “yargıç, dava açılmadan yargılama yapamaz” yahut da “yargıç kendiliğinden olaya/davaya el koyamaz” (ne procedat index ex officio).

    evet, yassıada yargılamaları doğal yargıç ilkesine aykırıdır. başkan başol’un yargılama biçimi elbette tartışılabilir; özellikle gereksiz sorular sorması eleştirilebilir.

    ancak yargılamanın temel ilkelerinden birini dile getirmesi, utanılası değil, tam tersine övülesi bir durumdur.

    bu yüzden alışılmışa uyarak yaptığınız eleştiri ne yazık ki yerinde değildir. bu vesileyle bir yanlışı düzeltme olanağını verdiğiniz için teşekkür eder ve düzelteceğinizi umarım.”
    --- spoiler ---

    (bkz: http://www.hurriyet.com.tr/…-gercegi-nedir-40570230)
  • başlığa bakıldığında tanrının kastedildiğini düşündürendir.