şükela:  tümü | bugün
  • bir insanın başına gelebilecek en sikko kemik kırığına örnek teşkil edebilirmiş efendim. "ne kırığı lan? kırılsa böyle yerinde durabilir misin?" mantığı var ya, bunun savunucularını eşek sudan gelene kadar dövmeyi gerektiren bir kırıktır bu. öyle ki sadece bileğiniz şişti zannederek haftalarca doktora başvurmayıp olası bir ameliyata göz kırpmanıza dahi sebep olabilecek sinsilikteymiş.

    skafoid kemik yamulmuyorsam, baş parmak uzantısıyla bileğiniz kesiştiği bir yerlerde olmalı. (zira tam olarak orası sızlıyor şu an) ayrıca daha elem verici bir yanı bu kırığın çok uzun sürede kaynaması veya bu uzun süreye rağmen kaynamama riskini taşıması. biraz sonra kaynağını vereceğim linkten taşıyorum bu cümleyi: kırığın kaynama süresi kemiğin tepe bölümü için 6 hafta iken alt uç için 6 aya kadar uzayabilir.

    ayrıca kendisi genellikle çocuk veya yaşlılarda değil 20 yaş üzerindeki gençlerde ve spor yaralanmalarında sıkça görülüyormuş. aman ha, "ters düştük, bilek hafif şişti, geçer." demeyin. bir film çektirin. sonra alçıyla aylarca yaşamak zorunda kalmayın dostlar.

    yukarıdaki bilgilerin de kaynağı ve detayı için: http://www.ortopedikbilgi.com/…legi.php?altbaslik=3
  • röntgenle belirlenemediği için tomografiye gönderen kırık. dirseğe kadar alçılatıyor.
  • bu adi kırığın olduğu yerde kılcal damarlar çok az olduğundan 20 haftaya kadar çıkabilen bir tedavi süreci vardır. genelde bilekteki masum minik çatlaklar 1 hafta içinde bu tip bir kırığa dönüşmektedir. biraz da talihsiz biriyseniz bu kırıkların yanlış kaynaması sonucunda bileğiniz ortopedist tarafından tekrardan kırılıp alçıya alınabilir ki bu yaşanabilecek en büyük acılardan biridir maalesef.
  • hayatımın bi anda sikilip atılma ihtimaliyle yuzyuze getirdi beni. 8 gündür sag kolumdaki beyaz kutu ile başbasa, yaparken midemi bulandıran işimden ayrı kalmamı saglayıp dusunce manyagı etti. sag elimi kullanamadan igrenc işimi bile yapıp yapamayacagım supheli artık. bi başına bi sol elle o tempo nasıl çekilecek? sabah aksam karda kışta kıyamette 3 vesait git gel nasıl yapılacak? işi bıraksam sonra bi daha iş bulması ayrı bi dert. ki bıraktın de işin sosyal güvence boyutu bambaska bi alem kırıgın kendine ozgü belirsizlik faktörü yuzunden. hadi işi siktir et daha alçının ne kadar kalacagı bile belli degil. ilk alçılamada kaynayacak mı kaynamayacak mı, kaynarsa duzgun kaynayacak mı, kaynamazsa ameliyat nasıl olacak ameliyatla kaynayacak mı, ameliyatla kaynamazsa ne olacak? ameliyatla da kaynamazsa hakikaten işler o zaman mokoko ve benim kendimle bile paylaşasım yok yazmak hiç içimden gelmiyor. hadi kaynadı de, bilek eski işlevine ne zaman gelecek? ki gelecek mi. biter mi ihtimaller, bitmez. rontgene bakan acildeki doktorun yuzunun eksimesi çok imalı gelıyor her gecen zaman. bok var bunu kırdım başka kemik yok gibi. keşke kolum kırılsaydı aah ah.
  • kırılınca zor kaynıyo ya da hiç kaynamıyo. ameliyat olman gerek ama hareket etmeme riski var diyolar bi de. korkuyosunuz. kaynamasın daha iyi
  • insanın hayatını sikip atan kırıktır. 2 aydır kullandığım sol kolum alçıda bu sebepten omzuma kadar. projelerim, tezim hepsi yarım kaldı. okul sanırım uzayacak bu sebepten ve yaptığım tek şey halı saha maçında arkama doğru götümün üstüne düşmek yerine, ellerimi yere koymaya çalışmam. bu pazartesi kontrole gideceğim ve doktor çıkıp çıkmayacağını söyleyecek. çıkmayacağını söylerse işte o zaman hayatımı gerçekten sikip atacak.
  • spor hayatımın saçma bi şekilde bitmesine neden olan kırık. sen idmanlarda o kadar düş kalk bişey olmasın bi tarafına idman dönüşü eve giderken bileğini burk sonra 6 ay basketbol topuna dokunama (bkz: adaletini sikeyim dünya)
  • kendisiyle imtihanım çok acı oldu.

    üniversitenin ikinci yılında körpecik bir delikanlıyken, bir turnuva maçında 9-0 öndeyken artistik yapma peşinde olduğum sırada bir barzonun çift dalması sonucunda sol el bileğimin üstüne düştüm ve olaylar gelişti. normalde doktora o an bile gitmezdim ama -hava attığım- kız arkadaşımın ısrarıyla doktora gidildi maç yarıda bırakılarak, kola atel takıldı önümüzdeki hafta tekrar kontrole gelmem istendi.

    3 gün sonra ateli attım gitti ben, bilek pert durumda ama geçer diyoruz, o kolla kavga ettim, maç yaptım, öküz gibi ağırlıklar taşıdım, cahillikten ölüyorum kısacası. yaklaşık 1.5 ay sonra zorla doktora götürdüler tekrar beni çünkü bileğim iyice iptal olmuş duruma geldi. doktorun ilk kurduğu cümle sen sağlıklı mısın evladım bu el kırık dedi. hassiktir olmadım desem yalan olur tabi oldum amk, normal gittim içeriden dirseğe kadar alçıyla çıktım amk. 2 ay bekledim ve çok sevgili kolum iyileşmemişti...

    sayısını hatırlamadığım kadar doktor gezdim ve hepsi %50 şansı var falan diyordu, en son azmi hamzaoğlu denen adamın dibine gittim ve beni hem o psikolojik tramvadan çıkaracak cümleleri duydum hem de ameliyat olabileceğim güvenilir bir doktor buldum. 4 saate yakın süre ameliyatta kaldım, inanın ne yaptılar ben de bilmiyorum böyle kolun amına koyayım hatırladıkça sinirleniyorum.

    28 aralık'da ameliyat oldum, kolum alçıdan ağustos'un ortasında çıktı, alçıdan sonra da 1.5 ay kadar atel takıldı. yani toplamda 1 yıl bu amını, yurdunu siktiğimin kırığı yüzünden kolum alçıda gezdim lan ben. hayatımın bir döneminde tüm fotoğraflarım alçılı olum benim? alçıyla yaşama rehberi yazsam yeridir amına koyayım. (kolumu ekim'in ortalarında kırdım)

    neyse fizik tedaviyi anlatmıyorum o ayrı belamı sikti, zaten harcanan parayı hiç anlatmıyorum gören altından kol taktılar sanır amk. şuan kolum iyi ama kesinlikle "mükemmel" değil.

    psikolojik midir nedir bunu yazarken bileğimi ovaladım durdum, ağrıyor sanki ibne.

    kısaca öyle kemiğin ben ızdırabını sikeyim.
  • internetteki yorumları okuyup da kendimi her şeyin en kötüsüne hazırladıktan sonra gittiğim doktor tarafından sadece 45 gün atele (evet alçı bile değil) alınan kırık. bugün ilk günündeyim 45 gün sonra sahte doktor olup olmadığını anlıcam.

    edit geldi buraya: atelle kurtulamadım tabii ki. gittiğim 5 doktorun 5 i de ameliyat önerince granüllü vida taktırmaktan kurtulamadım. 23 temmuz da olduğum ameliyattan sonra iyileşme sürecinin 3. ayındayım. bileğimde öne arkaya bükerken halen ağrı oluyor ve eskisi kadar bükülmüyor. kazık gibi kaldı şimdilik. yalnız ameliyat olduktan sonra doktor 3 ayda kaynar o kemik demişti fakat 3 hafta sonra gittiğim kontrolde kemiğin tamamen kaynamış olması "boşu boşuna mı oldum lan ameliyatı" hissi uyandırdı biraz. tamamen eskisi gibi olur mu bilmiyorum bir edit daha gelebilir buraya. bilinmesi gereken şu ki eğer bi maçta voleye ya da röveşataya kalkıyorsanız o golü atın. atamadığınız gol yüzünden bu kadar eziyet çekmek daha da koyuyor adama.
  • yaklaşık 5 sene önce halısahada kalecilik yaparken kırdığım kemik türü. olayın sıcağıyla pek bir şey anlamamıştım geçer diye umut ettim ama geçmemişti. 5 ay sonra baltalimanına gittim iki hafta boyunca tomografi falan derken en sonunda heyetin karşısına çıktım fakat baş doktorun yardımcılarından biri beni yanına çekip “bak kardeşim ameliyat için sıra var belki 2 ya da 3 sene sürer biz seni arayacağız, sen korkma eğer acımazsa bu şekilde de devam edebilirsin, fakat ameliyata alırsak kırılan kemiğin yerine platin de koyabiliriz. sen güçlü ol korkma.” demişti. 2,3 yere daha gitmiş olmama rağmen kimseden ses çıkmadı. yakınlarımdan kimse durumun ciddiyetinin farkında bile değildi. 5 sene boyunca çok şey yaptım bu zaman içinde en fazla iki kere sızlamıştır belki. ilk zamanlara göre bileğimi daha iyi çevirebiliyorum belki de kaynadı bilmiyorum ama sert bi darbe alsa tekrar ağrıyacakmış gibi hissediyorum. zaman içerisinde ne olacak çok merak ediyorum. kısacası bileğinizi burktuğunuzu düşünüp doktora gitmemezlik etmeyin. ben 5 sene önce bu hatayı yaptım başkaları yapmasın.