şükela:  tümü | bugün soru sor
  • skammen. ingmar bergman'ın basrolunu oynadıgı sven nykvist'in senaryosunu yazıp goruntu yonetmenligini yaptıgı 1968 tarihli film.
  • ingmar bergman'in yonettigi; liv ullmann ve max von sydow'un ba$rolunu oynadigi 1968 yapimi drama. en iyi yabanci film dalinda altin kureye aday olmus
  • film türkçe'ye "utanç" olarak çevrilmiştir.
  • isveç iç savaşından uzaklaşmak isteyen müzisyen bir çiftin isveç yakınlarındaki bir ada'daki yaşamından ki bu ada bergman'ın bir dönem yaşadığı ve 66-69 arası yaptığı filmlere karakteristik bir mekan olan faro adasıdır, kesitler sunar ve bir müddet sonra bir düşman uçağının adaya düşmesiyle savaş adaya da sıçramış olur, bundan sonrası savaşın insan ruhundaki etkilerini gerçekçi bir üslupla anlatmak biçiminde ilerler...
  • utanç, savaş hakkında yapılmış en iyi filmlerden biri olarak gösterilmektedir. aynı zamanda yönetmen ingmar bergman'ın da en iyi filmlerinden bir, denilmektedir.
    savaş filmi dendiğinde aklımıza gelen (ya da getirtilen) çoğu klişeden arınmış bir filmdir. bergman hem iç savaş hem de ülkelerin savaşından bahsederken, geneli ve özeli başarılı bir şekilde filme yansıtmış.
    kesinlikle savaş hakkında yapılan mükemmel bir film olduğunu düşünüyorum.
  • ingmar bergman'ın 1968 yılında çevirdiği, her filmi gibi dehalığını konuşturduğu bir başyapıt. savaşın vahşetini çok güzel yansıtmış. liv ullman ve max von sydow'un oynadığı film, kırsal kesime yerleşen iki müzisyenin savaşın etkileriyle nasıl hayvanlaştıklarını anlatıyor. bu hayvanlaşma da akabinde ikisinin utancını yani 'shame'i doğuruyor.
  • persona ve vargtimmen ile birlikte bergman'ın ikinci üçlemesini oluşturan film.

    --- spoiler ---

    ingmar bergman'ın filmografisinde ayrı bir yeri vardır bu filmin. genelde karakterlerin etrafında dönen filmlerden farklı olarak, utanç'ta bergman toplumsal ve politik bir kompozisyon ortaya koymuştur. karakterler yine her zamanki gibi gelişmiş ve derindir, ama bu filmin öne çıkan noktası, persona'da ve tystnaden'de var olan savaş ve şiddet karşıtı sahnelerin, artık bir tema olarak izleyicinin karşısına çıkması ve savaşın, bulaştığı adada karakterlerin iç dünyaları ve birbirleriyle olan ilişkileri dahil her şeyi yakıp yıkmasıdır. kişiler, dağılıp giden bir çevrenin ortasına yerleştirilmiştir, ve yapacak birşeyleri yoktur, bu utanca bulaşmak zorundadırlar. savaş, onları kuşatmıştır.

    muhteşem bir final sahnesi seyirciyi (beni) koltuğuna çivilemektedir bu filmde, ve liv ullmann bu sahnede olayı özetlemektedir:
    "bir uçak geldi ve gülleri yaktı. korkunç değildi, çünkü çok güzeldi. yanan güllerin sudaki yansımalarına bakıyordum. kollarımda bir bebek vardı. bizim kızımız... dudaklarını yanağımda hissediyordum. bütün bunlar boyunca birisinin bana söylemiş olduğu birşeyi hatırlamam gerektiğini biliyordum... ama unutmuştum."

    --- spoiler ---

    ayrıca, ingmar bergman, max von sydow ve liv ullmann ile tanıştığım film olmuştur, gönlümdeki yeri çok çok başkadır bu yüzden.
  • (bkz: sklamen)*
  • --- spoiler ---
    film başlarken ilk planda öfkeli, telaşlı ve sert bir eva* vardır, buna karşın diğer ana karakter jan* ise sakin, uzalaşmacı ve zayıftır. ancak film ilerledikçe ve savaş adaya sıçradıkça, özellikle de savaşın görülür etkileri jan'ı etkilemeye önce kemanını, sonra sevdiği karısı evayı tahrip etmeye başladıkça bu durumun değiştiğini görürüz.

    eva aslında son derece "insanı", savaşta bile acıma duyguları olan, çaresiz bir insandır. savaşın onun üzerindeki etkileri duyduğu korku ile belirginleşir.
    öte yandan jan ise insanlığını yitirip, nedensiz cana kıyacak, sırf kendi menfaati için hareket edecek bir utanç kaynağına dönüşmektedir..
    --- spoiler ---
  • devamlilik gostermesi gereken sahnelerde liv ullmann'in bir gorunup bir kaybolan coraplarini takip etmekten yogunlasamadim filme. hava sogukmus herhalde. bana neyse kadinin coraplarindan..