şükela:  tümü | bugün
  • arkadi ivanovic nefedov ile vasya şumkof aynı işyerinde çalışan ev arkadaşlarıdır.bir gün vasya çok değişik bir şekilde eve girer bunu soran arkadiye nişanlandığını ve dünyanın en mutlu insanı olduğunu söyler....
    nişanlılık döneminde gelip gitmeler olaylar gelişirken vasya'da gariplikler ortaya çıkar, yayınevinde bitirmesi gereken bir yazı vardır ve bitiremez,bununla alakalı olsada farklı gariplikler devam eder-delirmeye başlar..
    dostoyevskinin o mükemmel anlatımıyla bir çırpıda okunan bomba kitap.
  • hemen okunabilen ilginç ve kısa bir dostoyevski romanı.
  • gündelik yaşamın tuhaflığı, insan zihninin garipliği, okurken, o dükkândan alınan kurdelesinin dokusunu hissettiğim "güzel" şapka, şapkanın sarılı olduğu kâğıdın inceliği, her kapı çalışta kendi kapımın çalışını hissedişim. dostoyevski sevenlere gayet damardan bir mazlum manzumesi...
    benim için muhteremin en garip, en güzel öykülerinden biri.
  • okunası, tatlı bir hikaye.

    yazarı dostoyevksidir.

    iki yakın arkadaştan biri aşkı bulmuştur. maddiyatsızlık kapanında sıkışıp kalan genç aşığın, üzerindeki büyük iş sorumluluğu ve yoğun duygularıyla psikolojisinin altüst olmasını anlatır.
  • varlık yayınları nihal yalaza taluy çevirisiyle okunabilecek tatlı bir uzun öykü.
  • zaman zaman çok yakın hissettiğim vasya shumkov'un dramıdır bu. mutlu olmaya alışmamış bir adamı anlatır; mutluluğu kabullenemeyişi sırasında başkalarını mutlu etmekten de bir türlü vazgeçmeyip akıl sağlığından olan vasya'yı. son satırlarında, belki de bir hiç uğruna heba olmak nedir görürüz.

    --- spoiler ---
    "min-net-tar-lık-tan!" diye kekeledi arkady, herkes cevabını şaşkınlıkla dinledi ve hepsi minnettarlıktan delirmeyi çok garip ve inanılmaz buldu.
    --- spoiler ---
  • dostoyevski'nin kısa bir romanı. vasya'nın iyi bir işi, çok yakın ve iyi yürekli bir arkadaşı vardır. son olarak vasya liza isimli bir kızla da nişanlanmaya karar vermiştir. sadece patronunun verdiği işi biraz aksatmıştır. bunun dışında hayatta hiç sorunu yoktur. hatta lizaya ve arkadaşı arkadiy'e sahip olduğu için mutluluktan uçmaktadır. ancak bu uçma olayı, sonradan biraz fazla olmuş ve zavallı vasya kafayı sıyırmıştır.

    roman hayatında her şeyin yolunda gitmesine rağmen, bir insanın delirebileceğini gözler önüne serer. insanı düşündürüyor gerçekten. "hayatta gerçekten her şeyi olan bir insan neden hala mutsuzdur, neden mutlu olmayı becerememektedir?" sorusunu soruyorsunuz kitabın sonunda. mutlu olunca mutsuzluğun kıymetini anlatıyor sanki kitap.

    "arkadiy kendini yatağa attı. arkadaşına güvenebilmekten uzaktı, vasya'nın her şeyi yapabileceğini biliyordu. af dilemek mi? kimden? ne için? iş bunda değildir. bütün iş şundan ibaretti; vasya kendi vicdanı karşısında kendini suçlu buluyordu, öz varlığını bahtına karşı nankörlükle suçluyordu, kendine layık görmediği bu kadar büyük bir mutluluk onu ezmiş, içini altüst etmişti. nihayet, mutsuz olmak için durmadan hastalıklı biçimde bahaneler arayarak harap oluyordu, kanıtı da şuydu ki, dünden beri hala olağan halini bulamamıştı. bu beklenmedik olay yüzünden hala toparlanamamıştı."
  • dostoyevski'nin bir çırpıda okunası hikayelerinden (bkz: bir yufka yürekli)
    minnet ve sorumluluk duygusu ağır bastığı için mutluluğunu gereği gibi yaşayamayan, mutlu olmayı beceremeyen ve sonunda deliren vasya'nın öyküsünü içimde hissettim.
  • hayatında aşkın getirdiği mutluluğu yakalamayı başaran bir paralı yazar olan vasya şumkof'un, bu noktadan kısa bir süre sonra buhrana sürüklenişini anlatan, kısacık ve yoğun bir dostoyevski öyküsü.

    --- spoiler ---

    vasya kendisine lutfedilen bu mutluluğu hak etmediğini düşünür, çünkü yayınevine teslim etmesi gereken yazıyı tamamlayamaması onu telaşa sürükler. bu kadar incir çekirdeğini doldurmayacak bir sebepten dolayı bunalıma giren kahramanımız hummalı bir çalışmaya atıyor kendini ve... isterseniz özetini yazarın kendi kaleminden okuyun: "(...) bu mutluluğa yaraşır bir biçimde hareket etmek, hatta belki de vicdanını yatıştırmak için, kahramanlık gereksinimleri duyuyorsun. işte o yüzden çaba harcamak ve biraz abartmakla söylediğin gibi, gönül borcunu belirtmek gerekirken bunu yapmadığın için kendi kendine işkence ediyorsun.(...)"

    yani maddi borcunu ödeyemeyen manevi huzura erişmek kahramanın hayat prensibine ters.

    vasya'nın işini yapamamasının nedeni aşkının zihnini meşgul etmesidir. bunun üzerine, sorunun üstüne gider ve yazıyı yazmaya kendini zorlar, çözüme kolay yoldan gitmektense. son olarak, aşk insanı tekrar delirtti ama bu sefer dolaylı olarak.

    --- spoiler ---
  • birdenbire mutluluğa kavuşan bir adamın, zamanla bu mutluluğu kaldıramayıp delirmesini anlatan dostoyevski kitabı. vasya, sanırım neredeyse tamamen dostoyevski'nin kendisi. dosto zaten hep kendinden yola çıkarak yazıyor kitaplarını, sonra bir yerde kırılma yaşanıyor ve kitabın kurgusu beliriyor. sanki bu kitapta o bahsettiğim kırılma başlarda değil de sonlarda; belki de hiç yok... dostoyevski de bir deli değil mi zaten?

    öte yandan vasya'nın sahip olduğu vicdan ve sorumluluk duygusu ben de olsaydı, şu an nerede olurdum kim bilir. kumarbaz kitabını iki üç haftada yazıp teslim eden bir adam olduğunu düşünürsek, dosto da bu sorumluluk duygusuna sahip biri.

    kitap, dostoyevski 27 yaşındayken basılmış. toyluğu hissediliyor, dostoyevski'nin diğer kitaplarını ayırdığım gibi... sürgün öncesi ve sonrası diye ayırırsak, bu kitap önceden yazılmış ve yazarın naifliği anlaşılabiliyor. bunu hissetmeyi seviyorum gerçekten.