şükela:  tümü | bugün
  • at the gatesin son albumune adini veren parchasinin adi.

    slaughter of the soul

    never again
    on your forcefed illusions to choke
    you feed off my pain
    feed off my life

    there won't be another dawn
    we will reap as we have sown

    always the same
    my tired eyes have seen enough
    of all of your lies
    my hate is blind

    there won't be another dawn
    we will read as we have sewn

    slaughter of the soul
    suicidal final art
    children - born of sin
    tear your soul apart

    always the same
    my tired eyes have seen enough
    of all of your lies
    my hate is blind

    there won't be another dawn
    we will read as we have sewn

    slaughter of the soul
    suicidal final art
    children - born of sin
    tear your soul apart
  • st the gates slaughter of the soul albümündeki blinded by fear cold ve slaughter of the soul 3 lü sünden biri.mübarek albümün en mübarek 3 parçasından biridir.isveç melodik death adina bir abidedir.
  • isveç metalinin 90'lardaki başyapıtı... the haunted-s/t albümü çıkana kadar da o seviyede birşeyler çıkmadı...
  • kusursuz bir death metal albümü. swan song * olması üzücü.
  • isveç’in entombed’la birlikte en ilham verici death metal grubu olan at the gates’in “swan song” niteliğindeki dördüncü ve son albümü. 1995 sonlarında piyasaya çıkan ve ortalığı tam anlamıyla dağıtan bir albümdür. 1995 mayıs ve temmuz’u arasında studio fredman’da fredrik nordström ile kaydedilen ve earache records’dan çıkan albüm, tomas lindberg’in eşsiz vokali ve bjorler ikizlerinin benzersiz ritmleriyle süslü, yıllar boyu göteborg sound’unu yaratmış ve death metal tarihini etkilemiş at the gates’in en başarılı albümüdür.
    önceki albümleri “gardens of grief”, “with fear i kiss the burning darkness” ve “terminal spirit disease”’de daha melodik bir müzik yapan grup, bu albümde melodiden çok ritmleri ön plana çıkarmış ve son derece “evil” bir sound ile klasikleşmiş pek çok parça yaratmıştır.
    bu albüm kimilerince in flames - “the jester race” ve dark tranquillity - “the gallery” ile birlikte bu türün en önemli 3 başyapıtından biridir. girişteki unutulmaz “blinded by fear”’dan, sondaki enstrumantal “the flames of the end”’e, albümün her ritmi, her notası, her saniyesi kusursuzdur ve neredeyse öne çıkan bir parça dahi yoktur. tüm parçalar bir bütün halinde dinleyiciyi adeta büyüler. albümün japonya baskısında “legion” adlı bir de bonus parça bulunmaktadır.
    albümde death’ten ve king diamond’dan tanıdığımız andy larocque da “cold” parçasındaki solosu ile albüme konuk olmuştur. “blinded by fear” parçasına klip de çekilen albümün şarkı sözleri de son derece başarılıdır. bu albüm çıktığı dönemde gerçek bir şok yaratmış, bir çok dergi ve eleştirmen gruba tam puanlar vermiş ve türünün en önemli birkaç yapı taşından biri olduğu belirtilmişti. ünlü bir alman dergisinin albümle ilgili incelemesinde, eleştirmen:

    “bu grubun adı at the gates.”
    “bu albümün adı slaughter of the soul.”
    “albümün puanlaması on üzerinden on.”
    “neden mi?”
    “albümün üstünlüğünü azaltmamak için bu soruya cevap dahi vermeyeceğim.”

    diyordu ve albüm yorumu bu 5 cümle ile bitiyordu. bu 5 satırlık inceleme bile, albümün benzersizliğini göstermesi açısından ilginç ve etkili bir kaynaktı.
    grup daha sonra, metal tarihinin en acı kararlarından birini vererek dağılıyordu. daha sonra bu dağılmanın nedeni “zirvede bırakmak” olarak tanımlanıyordu ve gitarist anders bjorler yaptığı bir açıklamada: “bu albümü çıkardıktan ve turladıktan sonra, yeni albümü yazmak için oturdum ve gördüm ki, yeni albümde “slaughter of the soul”’u aşamayacaktım. bu durumda müzik yapmak ve grubun adının değerini düşürmek istemedim ve tomas’a gruptan ayrılacağımı söyledim. hepsi şok olmuştu ama o zaman doğru olan buydu.” diyordu.
    tomas lindberg de sonradan: “anders’in yerini doldurmamız mümkün değildi. grubun müziğini yazan oydu. biz de başkasını aramadık ve grubu bitirdik.“ diyordu.
    albüm sonrası grup elemanları pek çok farklı grupta müzikal yaşamlarına devam ettiler. ikizler anders ve jonas “the haunted” ile harikalar yaratırken, tomas lindberg “the great deceiver”, “world without end”, “skitsystem”, “the crown” ve “lock up” gibi gruplarda vokalistliğe devam etti. davulcu adrian erlandsson (arch enemy ve eski eucharist ve in flames davulcusu daniel erlandsson’un kardeşi.) da bir dönem cradle of filth’te baget salladı.
    sonuç olarak bu albüm; yüzlerce kez dinlense de sıkmayan, agresifliğin tanımını yapan ve bir tür yaratıp yüzlerce grubun kariyerini besleyen, tüm metal müzik tarihinin gelmiş geçmiş en önemli albümlerinden biridir.
  • insanüstü varlıkların yaptığı bir albüm.gerçekten de her saniyesi kusursuzdur,tek şarkı dinleyeceğim diye başlarsınız hepsini dinlemeden bırakamazsınız...
  • tomas lindberg albümdeki şarkı sözlerinde dice man'den bolca alıntı yapmış ve fazlasıyla esinlenmiştir.
    (bkz: slaughter of the soul)
    (bkz: world of lies)
  • 34 dakika 10 saniyelik müzik dersi..

    kaos,nefret,haykırış,estetik,bütünlük,sesini duyurma çabası,varoluş,güç,endişe,acı,feryat,küfür,kaos,küfür,kaos,küfür küfür,küfür daha çok küfür...

    yok oluş...

    tarihin gördüğü belki de en iyi grubunun en iyi albümü..üreteni dahi hemen ardından tarihin tozlu sayfalarına gömen,ironik bir şekilde asıl ölümsüzlüğü kendilerine bahşeden büyülü albüm...

    etrafımızda olup biten,içimizdeki fırtınalara sebep olan herşeye durmaksızın ana avrat söven ve kendi gücüne dahi karşı koyamarak yok olan bir insanüstü deneyim...

    sanat eseri...
  • melodeath'in en onemli 3 albumunden*** biridir..

    http://www.youtube.com/watch?v=sf0u77bm9mc
  • dinlemekten bıkmayacağım, her seferinde ilk dinleyişteki çoşkuyu veren yanlış ellerde çok tehlikeli olabilecek süper gaz şarkı.