1. laurence olivier'in canlandirdigi oyun delisi karakterin filmin bir yerinde uzerinde resim olmayan duz beyaz bir puzzle cozmeye kalkarak pek bir saygimi kazandigi film...
  2. hem çok az* oyuncuyla çekilmesiyle, hem yarattigi iyi islenmis gerilimiyle hem de, film boyunca seyirciye attigi feyklerle*, haluk bilginer'in ermisler ya da günahkarlar oyununu animsatan film. filmin aslinin bir tiyatro oyunu olmasi ve filmde de tipki tiyatrodaki gibi sadece bir kaç mekanin kullanilmasi bu aradaki bagi güçlendiriyor.
    kaliteli bir senaryo, mükemmel oyunculuk ve sonuç olarak leziz bir film.
  3. http://sleuth.hypoware.com/ adresinden oynanabilen dedektiflik oyunu. surukleyicidir, iyi vakit gecirtir. bir sure sonra acaba uye olsam mi paraya kiyip diye dusundurecek kadar da eglencelidir, bagimlilik yapar. orta halli bir ingilizce bilgisi bu oyunu oynamak icin yeterlidir.

    **
  4. oyuncuyu kendisine skill ve item sistemiyle bağlayan oyun, onun haricinde oyun bir yerden sonra sıkmaya başlıyor çünkü sürekli aynı şeyleri tekrarlıyorsunuz ve oyunu oynamanızın tek sebebi "hadi bi skill puanı daha kazanayım advanced hair analysis alayım" oluyor.
  5. anthony shaffer'ın aynı isimli ünlü oyunundan uyarlanmış, oyunculuk ve senaryo dersi niteliklerinin yanı sıra delicesine eğlenceli bir film. joseph l mankiewicz'in son filmidir. laurence olivier ve michael caine karşılıklı öyle bir döktürmüşlerdir ki, ikisi de en iyi aktör kategorisinde oscar'a aday olmuşlardır. ancak akademi oscarı the godfather'daki rolüyle marlon brando'ya verince, brando bunun olivier ve caine'e haksızlık olduğunu düşünerek oscarı reddetmiş, fakat olaya kızılderili soykırımını protesto görüntüsü verilip, günah çıkartılmıştır (öeehh). bir zamanlar ne aktörler, ne performanslar varmış be kardeşim. bir tarafta brando, öbür tarafta olivier ve caine. metodsa metod, teatralse teatral.

    filmdeki elini çarpıp gülen kukla jolly jack rat'in gülüşünü de laurence olivier yapmıştır ve bu kadarı da artık fazladır. michael caine 39 yaşında ve en yahşi zamanlarındadır. ayrıca filmin tema müziği de çok güzeldir.
  6. gereksiz insan kenneth branagh tarafından yönetilen yeniden çevrimi tamamlanmıştır. 2008'de gösterime girecek filmde, michael caine bu kez detektif öyküleri yazarını canlandıracak. jude law ise (orjinal senaryoya aykırı biçimde) fırsat arayan genç bir aktörü.

    kusursuz bir filmi yeniden çevirmek kadar saçma bir şey varsa, o da bunu alışkanlık haline getirmektir.

    edit: mary shelley's frankenstein filmini izledikten sonra kenneth branagh hakkındaki olumsuz fikirlerim yaklaşık 120 derece değişmiş durumda. sleuth'un yeniden çevrimi de orjinaline yaklaşamasa bile başarılı bir film olacak diye düşünüyorum.

    edit: yeniden çevrimi hiç olmamış. harold pinter mükemmel bir senaryoyu ve diyaloglarını adeta "benim nobelim var" ukalalığıyla evirip çevirip bir çuval keçi boynuzuna dönüştürmüş.
  7. gerek repliklerle gerekse de oyunculuklarla tiyatro izliyormuşsunuz izlenimi veren film. tek mekanda geçen yapıtlardan en güzellerden biri*.

    ingiliz aristokrasisine alttan altan değinmelerinde pek eleştirel olamaması* bu filmin tek eksiği*.

sleuth hakkında bilgi verin