şükela:  tümü | bugün
  • motorsporlarında bir aracın giderken arkasında bıraktığı hava akımına verilen ad. bir aracın arkasından giden bir başka araç, öndekinin oluşturduğu slipstream sayesinde hava sürtünmesinden daha az etkilenir ve böylece hızlanıp önündeki aracı geçme şansı yakalar. bu tip olaylar uzun düzlüklerin sonlarına doğru gerçekleşir. son yıllarda özellikle formula 1 araçlarının aerodinamik yapılarının değişmesiyle, bu araçların oluşturdukları slipstream eskiden olduğu kadar temiz olmamakta ve arkadan gelen aracın kontrolünü zorlaştırmaktadır. bu olay need for speed underground serisi olaylarda drafting adıyla geçmektedir.
  • şeker mi şeker jethro tull şarkıcığı. aqualung'dan. sözleri:

    well the lush separation unfolds you --
    and the products of wealth
    push you along on the bow wave
    of the spiritless undying selves.
    and you press on god's waiter your last dime --
    as he hands you the bill.
    and you spin in the slipstream --
    timeless -- unreasoning --
    paddle right out of the mess.
  • sean astin ve vinnie jones'lu bir tv filmi.. efenim sean astin zamani ileri-geri alabilen slipstream projesinde calisan bir fizikcidir.. bir gun bu aletle banka soymaya karar verir.. tesaduf o ki bir grup hirsiz da o gun o bankayi soymayi planlamaktadir.. is buyuyup bu olayin varligindan hirsizlar da haberdar olunca zamandan bagimsiz ilginc bir kapismaca soz konusu olur..

    ozellikle sonu guzeldi, cok super bir film olmasa da eglendirmistir.. astin'in oyunculugu parlamazken vinnie jones her zamanki gibi etkileyicidir, aksani da muhtesem otesidir..
  • ing. ucak, helikopter gibi hava araclarının arkalarında bıraktıkları hava akımına denir
    ayrıca armin van buurenin muthis bi sarkısıdır, trance muzikte mihenk tasıdır efenim..
  • anthony hopkinsin oynadığı çok çok tatlı bir film...kendisi yazmış,yönetmiş ve oynamıştır..
    kendisini çok severim:)

    http://www.apple.com/…dependent/slipstream/trailer/
  • ben yazsaydım senaryoyu hahaha bu ne lan şakamısın sen tepkilerine neden olurdu.anthony hopkins yazınca sanat eseri oluyor.boş oturduğum zamanımdan bile 96 dakika çalmayı başarabilmiştir.eğer karmaşaya sanat eseri deniyorsa efendim üst düzey bir sanat eseri sizi bekliyor.
  • oldukça sıkıcı, anlam ifade etmeyen bir senaryoya sahip film. david fincher tadı yakalanmaya çalışılmışsa da ele yüze bulaşmıştır. film sürecince devam eden absurd ve gereksiz "cut" lar sinir bozmakta.
    birşey olabilir, konu bağlanabilir, "sır"rı yakalarım diye sonuna kadar izlemek de malesef hiç bir işe yaramıyor.
    olmamış anthony abi, olmamış. film hakkında malesef tek kelime olumlu söz dahi söyleyemiyorum. filmden sonra pulp fiction izlemenizi önerebilirim lakin, hafif sinirleriniz gevşer, slipstream filminde restoranda gerzek gerzek konuşup insanları itip kakan labuna tokat atma istediğinizi de bir nebze bastırmış olursunuz böylece.
  • microsoft jargonunda windows'un herhangi bir build'inin sifirdan bir makinaya kurulabilen haline denir. slp diye de kisaltilir.

    sanilanin aksine rtm surumlerin de slipstream versiyonlari mevcuttur cunku aslinda rtm dediginiz surum isletim sisteminin onceki surumun yeni bir build'inden baska bir sey degil. farkli surume upgrade de (mesela xp'den vista'ya) service pack upgrade'i gibi.

    (bkz: upd) (bkz: upg)