şükela:  tümü | bugün
  • erikten yapilan sirp rakisi; nam-i diger rakija.
  • oldukça sert olan ama tadı fena olmayan bir içki.
  • çek cumhuriyeti'nin doğu bölümündeki moravia'da insanların ilaç niyetine kullandığı bir içki türü. erik brendisi olarak da bilinir; ayrıca moravia penisilini olarak da.
    fabrika üretimi olanlar %35 ve % 55 arasında alkol oranlarına sahip iken ev yapımı olanlar %70 - % 80 arasında alkol değerine ulaşabilir ki bu da pek başarılı bir rakamdır.
    çekler bu içkiyi sabah kahvaltısından önce bir shot olarak içerler ve biriken zararlı organizmaları öldürdüğüne inanırlar.
    macaristan'da da bir başka versiyonu bulunur ki ona da palinka denir.
  • bir cek ickisi.erikten yapılır.piyasadaki versiyonları pek kaliteli degildir ancak ev yapımı olanının tadına doyum olmaz.
  • sljivovica aşk'tır... sevdalinkaların en can acıtan yerlerindeki yüreklere saplanan sarhoş notalardır...
    sljivovica eğlence'dir... düğünler, göl kenarındaki yaz şölenleri, kendini rüzgara kaptırarak sallanan lambaların altında kurulu ahşap masa ve sandalyelerde oturarak muhabbete dalmış dostlar sljivovica kokar... tıpkı sljivovica'nın muhabbet, dostluk, "bizim oranın havaları" koktuğu gibi...
    sljivovica mutluluk'tur... acıyı unutmak demektir. dünyanın en güzel şeyi "uyuşmak" demektir... bira ya da şarap gibi "öylesine" vakit geçirmek için içilmez. içiliş amacı gerçekten sarhoş olabilmektir, her şeyi bir kadehle boğmaktır... işte bu yüzden tüm aşıklar içmelidir... karşılıksız aşka tutulanlar bir kere daha içmelidir...
    sljivovica erik rakısıdır... rakı ile hiçbir alakası yoktur aslında. kimi yerlerde "rakija" dendiği için bu isimle anılır. rengi rakıdan biraz daha koyudur, ev yapımı olanı makbuldür. fabrikalarda üretimi çok fazla değildir. alkol miktarı
    değişkenlik gösterebilir bu sebepten... yapıldıktan sonra özel, güzel görünümlü kristal şişelere konur.
    her yerde ayni olmasına rağmen farklı isimlerle anılır:
    makedonya'da; slivovica ya da slivova rakija
    bosna hersek'te; sljivovica ya da sljiva
    sırbistan'da; sljivovica
    hırvatistan'da; šljivovica
    bulgaristan'da; slivova ya da slivovica
    slovenya'da; slivovka
    polonya'da; sliwowica
    romanya'da; slibovitca
    slovakya'da; slivovice
    çek cumhuriyeti'nde; slivovice
    türkiye'de; rakiya ( erik rakısı )
    yani farklılıkların yudum yudum aynı olduğu yerdir...
    bu yüzden yugoslavya demektir sljivovica....
    http://www.google.com.tr/…88&ty=79&biw=1024&bih=677
    reklam afişinde, sloganında bile bir başkaldırı vardır...
    balkanlar gibi asidir...
    balkanlar demektir sljivovica...
  • slivovitsa bulgaristan kültüründe oldukça eskiye dayanan bir tahta sahipdir.tarihi xiv.yy a kadar uzanıyor.o zamanlar balkanlarda bulunan manastırlarda rahipler tarafından üretiliyordu.üretiminde erikle birlikte 40 çeşit şifalı bitki kullanılırdı.günümüzde de 2 şekilde üretiliyor..geleneksel ve otlu.kullanılan bitkiler de ısırgan otu,oğul otu,yabani kekik,nane ve fesleğendir.
    geleneksel rakının randımanlı olması için meyveler ve kullanılan malzemelerin kaliteli olması gerekiyor.en önemli unsur meyvelerin tam zamanında toplanmış olmasıdır.hepsi aynı derecede olgun(ne yeşil ne de çok çok olgun ezik ve çürük)olmalılar.yine de meyveler olması gerekenden daha olgun ise,fermantasyonun doğu gerçekleşmesi için bir miktar üzüm sirkesi eklenmelidir.meyveler büyük bir kaba konulup iki-üç gün sonra bir miktar su ilave edilir,ki meyveler üst üste kalmaktan paslanıp çürümesin diye.daha sonra da sıcak suda eritilmiş şeker eklenir(500 kg.meyve için 7-8kg.şeker) ve fermantasyon başlar.bu süreç 40 gün kadar devam eder ki,bu süre içinde meyvelerin bulunduğu kap hiç bir şekilde yer değişikliği veya malzeme eklemeye uğramamalı ki reaksiyon kesilmeden tamamlanıp alkol kaybına uğramasın.bir sonraki işlem rakının kaynatılmasıdır.burada da en önemli unsur kazanın çok iyi derecede sterilize edilmesidir.ikinci püf noktası da ateşin ayarıdır..kaynama noktasına ulaştıktan sonra, buharla birlikte alkolun de uçmaması için yavaşlatılmalıdır.
    kaynamaya başladıktan sonra damıtma işlemi başlar.çıkan ilk 600-700 cc atılır veya ilaç için kullanılır ziraa saf metil alkol ihtiva eder.
    bundan sonra asıl rakının damıtılması başlar.slivovitsa nın alkol derecesi çok yüksek değildir.eğer değeri yüksek çıkarsa saf su ilave edilerek derecesi düşürülür..45-43 derece arası olmalıdır.daha sonra rakının dinlenmesi için fıçılara konulur ki bunlarda mutlaka meşe,dut ya da salkım ağcından yapılmış olmalılar.1 sene sonra ahşap alkolün 1 derece daha düşmesini sağlayıp,slivovitsa nın o muhteşem yumuşak tadında tartışılmaz etkisini ve imzasını atmış oluyor.
  • erik cennetten çıktı !...
    ve karardı !...
    onu ak eyleyecek bir kevser ararken yolu dünyanın en güzel kokulu topraklarına düştü...
    burada öyle sevda türküleri dinledi, öyle acılar görüp, öyle hasret hikayelerine kulak kabarttı ki; sonunda kevserde değil, buranın insanlarının kanında aramaya karar verdi tadı, aklığı...
    "bal kan" sözüne kandı...
    bardaklara doldu o kanla buluşmak için!...
    sljivovica oldu!...
    sljivovica içki midir? zinhar değildir!! o benim biletimdir!... gidiş dönüşlük bir bilet; ora'nın erik bahçelerine!! ahh ne de güzel kokardı o şen bahçeler... şenlik dağıldı sonra, bir acı yel bırakıp ötesinde!...
  • dokuzuncu nesil sabırtaşı yazar.
  • sek içilmesi makbul ve şayet çok içerseniz , yapacagı tek şey kafayı buldurmak değil , hayatın anlam ve onemini de buldurmaktır.(bkz: ölüm)
  • her derde devadır. bedene ayrı, ruha ayrı... her derdin reçetesi ayrıdır, kullanma şekli ve ölçeği değişir. mutsuzluğa reçete kesilmez bir tek; ölçü yoktur, zaman yoktur.