şükela:  tümü | bugün
  • edward snowden'in 2003 ve 2013 yillari arasinda yasamis oldugu olaylardan yola cikilarak cekilen, 2016 tarihli oliver stone filmi. bu filmin oncesinde veyahut sonrasinda sunu da izlemenizi tavsiye ederim;

    (bkz: citizenfour)

    yonetmenin tarafsizligi konusuna girmiyorum. ancak film boyunca snowden'in epilepsi hastasi olduguna ve tegretol kullandigina ozellikle vurgu yapilmis. tegretol (carbamazepine); basta epilepsi olmak uzere, 'bipolar disorder' ve 'borderline personality disorder' rahatsizliklarinin tedavisinde kullanilan bir antikonvulsandir.

    filme iliskin aklimda kalan ufak tefek detaylari da paylasmak isterim; mesela yasadisi ticaret yapan iranli bir isadamindan bahsedilmesi gibi, kimse artik o. veyahut nuremberg davalari'nda 'just following orders' savunmalarinin suclulari cezadan kurtarmadigindan bahsedilmesi gibi. ama ozellikle bahsetmek istedigim bir sahne var; o da edward snowden'in aydinlanma ani. snowden; mevcut sistem vasitasiyla tum dunyayi izlerken sadece vicdan azabi cekiyor ya da bize oyle yansitiliyor. amma velakin snowden, ayni sistemin kendisini de izledigini ogrendiginde, panopticon-vari sistemin zararlarini kamuoyu ile paylasmaya karar veriyor. ucu kendisine dokunmasa, xkeyscore veyahut prism ve benzerleri hakkinda 2013 yilinda gostermis oldugu tutumu sergiler miydi acaba?

    bir de filmin son sahnelerinde edward snowden'in bizzat kendisi gozukuyor. bes saniyelik bir farkla once snowden'i oynayan joseph gordon-levitt'i duyuyorsunuz. sonra da edward snowden'i. neredeyse sesleri birebir ayni. levitt'i bu manada takdir etmek gerek.

    filmden bagimsiz olarak farkli bir bakis acisi getirelim bir de konuya. james bamford gibi yazarlar tum edward snowden vakasinin aslinda cia tarafindan yurutulen bir 'inside job' oldugunu iddia ediyor. bamford, cok ses getiren ve nsa'in icyuzunu anlatan body of secrets kitabinin yazaridir. iddialar su yonde; dunyanin en gelismis, en korunakli, en guclu sistemi nasil olur da diplomasiz, 29 yasindaki bir genc tarafindan usb disk ile kopyalanabilir? cevabi da rakamlarla soyle aciklaniyor:

    'in april, as part of its 2014 budget request, the pentagon [which rules the nsa] asked congress for $4.7 billion for increased ‘cyberspace operations,’ nearly $1 billion more than the 2013 allocation.

    at the same time, budgets for the cia and other intelligence agencies were cut by almost the same amount, $4.4 billion. a portion of the money going to… [nsa] will be used to create 13 cyberattack teams'.

    ozetlemem gerekirse, olay tamamen butcesini nsa'ye kaptiran cia'nin kiskanclik tribi atmasi. yorumu size kalmis.

    konu ile belki alakasiz ama halen rusya'da yasamakta olan snowden ile ilgili olarak ruslarin tek merak ettigi amerika'nin cok gizli uzayli dosyalari. gayet ciddiyim. hatta snowden'in rusya'ya kabul edilmesinin yegane nedeni de bu oldugu iddia ediliyor. en son snowden startalk programinda neil degrasse tyson ile konusmustu bahsi gecen konuyu. herhangi bir gizli dosyayi bugune kadar kendisi desifre etmedi. ama rus basini israrla aksini iddia ediyor nedense. ruslarin son yillarda uzayli teknolojisi konusunda bu kadar baski yapmasini hayra alamet bulmuyorum. sanirim ruslar bize birsey anlatmaya calisiyorlar. hali hazirda konuya iliskin, 2006 tarihli efsane bir rus belgeseli var zaten. israrla aratin: third reich - operation ufo (nazi base in antarctica).
  • oliver stone'nin cesaretine ve abd'nin demorkasisine hayran olduğum film.
    mit'ten böyle bilgi saklayıp, dünyaya açıklayanın ağzına tükürürüz, vatan haini ilan ederiz; onlar da böyle yapmışlar; hatta trump bir tv programına katılıp idam edilmesi gerektiğini söylemiş snowden'in.

    fark nerede peki? fark adamlar bunun filmin çekip dünyaya duyurmuşlar, ve kimse filmi çektiği için vatan haini ilan edilmemiş. oliver stone tutuklanmamış mesela. (tutuklanıp tutuklanmadığını veya hakkında dava açılıp açılmadığını bilmiyorum aslında, tahmin ediyorum.)
  • film bana bir anlamda das leben der anderen'i hatırlattı..

    gayet leziz ve başarılı bir film olmuş. zaten oliver stone'un çözümleme filmleri size olması gerekeni ve akışı yeterince anlatır.

    --- spoiler ---

    filmde snowden'ın askerlik günleri bilerek sunulmuş.
    2 açıdan!
    1.si snowden askerlikten ayrılmasaydı, asker olup vatanseverliğini bu şekilde sergileyecekti.
    2.si ise snowden'ı o noktaya getiren, casusluk yapmasına meyleden özelliği yine vatanseverliği.
    hatırlayın; amiri hep, "ülken için amerika için!" diye gaz veriyordu.

    daha sonra snowden da sevgilisiyle tartışırken ülkem için amerika için diye ara gaz veriyordu kendine..

    sonra ne oldu? baktı ki ellerindeki yetkiler haddini aşmaya başladı ve vicdanen ayrıca yine vatanseverliği sayesinde bilgileri dışarı sızdırdı. nsa olayını gözler önüne serdi.

    çünkü snowden biliyor ki ellerindeki program, amerikalıları da yeterince dinliyor..

    bu arada başlarda snowden'ın sevgilisinden de şüphelenmek mümkün. bir anda hayatına girmesi ve sürekli fotoğraflarını çekmesi çok şüpheli. snowden zaten işi gereği kendisi de paranoyaklaşıyor hatta geçirdiği epilepsi krizleri hep kamera ya da cam yansımaları olduğunda beliriyor..

    yoksa snowden'ın izlendiği için bilgileri dışarı çıkardığını, kısaca korktuğunu söylemek biraz ahmakça olur.

    filmin en güzel yeri ise final sahnesi ve gerçek edward snowden'ın konuşmasını görüyoruz..

    eşinin sadakati de muhteşem..

    --- spoiler ---
  • (bkz: laptop kamerasını bantlayan insan) larla dalga geçen cahillere kapak olacak filmdir ayrıca.
  • --- spoiler ---

    şöyle bir repliğin geçtiği film:

    -terör ile mücadelede ön cepheler ırak veya afganistan değildir. burasıdır(washington), londra, berlin, istanbul.

    istanbul'u duyunca filmden koptum hemen.

    http://i.hizliresim.com/3vo0lp.jpg

    (bkz: oha istanbul dedi lan)

    http://i.hizliresim.com/g2bov2.jpg

    (bkz: oha malatya yazıyor lan)
    --- spoiler ---
  • şuna benzer bir filmi türkiye'de çekebilir misiniz?

    acaba abd, glenn greenwald'u, türkiye'nin can dündar'ı ilan ettiği gibi vatan haini ilan etti mi? tamam snowden açıkladı sırları ama gidip anlattığı kişiler gazetecilerdi. ve yayınladılar yani bunu.

    peki bizde ne oldu. yayınlayan suçlu vatan haini. ona bu bilgileri veren kimse allah bilir görevinde devam ediyordur.

    kısacası şüphesiz ki bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.
  • based on a true story filmi.

    çok uzak değil, sadece 3 yıl önce amerika'yı karıştıran edward snowden'ın bunu nasıl yaptığını anlatan hafiften belgesel havası olan film.
    yönetmen koltuğuna oturan oliver stone ise tahmin ettiğimiz gibi "muhteşem amerika"konseptinden uzak, günah çıkarmayı bir kenara koymuş (malum her yıl en az 1-2 tane dünyaya karşı günah çıkartan bir amerikan filmi ve binlerce tane de dünyayı kurtaran amerikan filmi giriyor vizyona) olabildiğince nesnel bir film ortaya çıkarmış.

    aksiyon sahneleri arayışınız varsa lütfen o arayışa bir son verin ya da filmi izlemeyin çünkü o zaman "ağır tempolu" demekten öteye gidemezsiniz. bana kalırsa soluk soluğa bir filmdi. yahu gerçekti daha neyin temposunu bekliyoruz?

    nasıl izleniyoruz, adım adım nasıl takip ediliyoruz güzel anlatılmış. bunu anlayınca gelen rahatsızlık bile yeter. ayrıca film sayesinde obama'nın zamanında konuyla ilgili iki tatlı cümlesi de hemen akıllara geliyor ki filmde de yer verilmiş:
    "hakkında film yapılacağından eminim"
    yanılmadı da.
    "29 yaşında bir hacker için jetleri havalandırmayacağım"
    48 yaşında amerika gibi bir ülkenin başkanı olan birinin neredeyse 30 yaşındaki ajanını küçümsemesi de komik olmuş.
  • filmde bahsedilmiyor ama snowden abimiz hawaii'deki 20 is arkadasinin sifrelerini admin ayagiyla ogrenmis. indirilen tum bu bilgiler o sifreler sayesinde ele gecirilmis. is ortaya cikinca sifresini veren tum calisanlar isten kovulmus.

    snowden'in o zamanki yillik maasi 113 bin dolar!bu goreve gelip belgeleri indirebilmek icin 200 k maasi birakiyor, birkac hafta sonra da yakiyor kendini.
  • 1- joseph gordon-levitt'nin oynaması
    2- oliver stone'un yönetmesi
    3- aktivist/hacktivist bir film olması

    daha da aslında seyretmeniz için bir şey yazmama gerek yok eğer bunlar yeterli gelmediyse.
    rahatça obama hükümetini de eleştirmekle kalmamış baya baya kötülemiştir. doğru söze ne hacet.

    ha bir de ilginizi çekerse zero days var, o da irana'a karşı usa-ısraıl ortaklıgında gelişen nükleer santralin hacklenmesi. eğer seyretmediyseniz ona bir göz atın derim.
  • oliver stone' un yönetmenliğini üstlendiği ve nicolas cage' in konuk oyuncu olarak boy gösterdiği politik film.
    elbetteki filmi izleyen herkes abd' nin ne kadar şeytani bi gizli ajandası olduğuna dair şeyler söyleyebilir, buna itirazım yok. fakat, asıl sorgulamamız gereken 'biz neden bu kadar geri kaldık' sorunsalıdır.