aynı isimde "snowpiercer (dizi)" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    filmden "sistem izin verdiği ölçüde devrim yapabilirsiniz, devrimler sistemin bir oyunudur" fikri çıkarılması aman ha, çok müsait çünkü, orada söylenmek istenen, sistemin devrimlerle başa çıkmak için böyle yöntemler geliştirdiğidir. sistem devrime direkt karşı koyamayacağını bildiği için, onu kendi çıkarları doğrultusunda manipule edip, gücünü azaltmaya çalışmaktadır. nitekim filmde kaç tane devrimci hareketin bu şekilde sönümlendiğini görebilirsiniz. dikkatli bakılırsa, devrimci hareketi yok saymak veya onla savaşmak yerine onu kontrol altında tutmaya ve yönlendirmeye çalışmanın son elli yılın bir özeti olduğu görülebilir.
    çünkü erk sahipleri şunu çok iyi biliyorlar; baskı altındaki her birey huzursuz olacaktır, bu huzursuzluk da elbet devrime yol açacaktır. devrim kaçınılmazdır.

    fikir çıkaracaksanız, anarşizmin gerekliliği ve daha iyi bir efendiye sahip olmanın köle olduğunuz gerçeğini değiştirmeyeceği fikrini çıkartın.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---
  • bu filmi beğenen, sistemin yüzünü kızartacak bir eleştiri ortaya koyduğunu düşünen, iyi bir fikir olduğunu savunan kim varsa ya zır cahil, ya mantık sıfırın altında ya da yalan söylüyor.

    bu film size ne söylüyor yaa? ne anlatıyor bu film? saçma sapan ve baştan sona mantıksız bir fikir, sırf dünyanın en sığ aksiyon filmi gibi görünmemek için metafor olarak kullanılıp, sınıf çatışmasını aktarmaya kalkmış.

    bunu sineye çeksem bu defa filmdeki binlerce saçma sapan metaforun gerçek dünyadaki karşılığı boşa düşüyor ve film saçma sapan bir aksiyon filmi olmaktan öteye geçemediği gibi yazarın dünya düzeni hakkındaki fikirlerinin ne kadar yetersiz olduğunu kanıtlıyor.

    bu cahilce girişimden ötürü yazarı kınamıyor, sanat tarihinde ibret teşkil etmesi açısından kıymetli buluyorum.

    imdb'de verilen 7+ puanı da hayatta kimseyle anlaşamayan bir insan olmamın güçlü kanıtlarından biri kabul ediyorum.

    (şimdi gelsin linç. bekliyorum)
  • kadro full 'çekik gözlü' olsa sırıtmayacak denli absürd sahneler ihtiva eden film. batılı aktörler ve özellikle chris evans gibi sapına kadar amerikalı bir aktör barındırıca uzakdoğu tarzı kara mizahın yarattığı etki alışkın olmayan bünyelere tuhaf; tuhaf olduğu kadar da orjinal gelebilir.

    7/10 film için yeterince iyi bir puanlama olsa gerek.

    --- spoiler ---

    post apokaliptik bir dünyada baskın ideolojinin faşizm olduğu gerçekçi ve öngörülebilir olsa da film bu fikre kendini fazlasıyla yaslamış ve sınıf çatışmasını alt tabakanın temsil ettiği 'devrim' mantığı ile değil üst-elit tabakanın temsili olan idealist ve totaliter eğilimler ile anlatma gereği hissetmiş.

    film bu yönden ilk sahnelerdeki ayaklar baş olmaz temalı konuşmadan ve son sahnelerde ed harris'in "devrimci isyanın" aslında sistemin bekasını sağlayan bir "çark" olduğu imasına kadar -ara sahnelerdeki çeşitli metaforlarla birlikte- sınıf bilincine değil sadece güçlüler hayatta kalır öğretisine göz kırpmış. son sahnedeki kutup ayılı klişe sahne bir istisna olsa da zaten politik açıdan zayıf olan filmin eğlencelik yanına yakışır ölçüde içinde umut barındıran bir final o kadar da kötü durmuyor.

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    öncelikle bu kuyruktaki bitches trene diğerlerinin aksine beleş binmiş,ölümden kurtulmuş sonra oç'luğu yaparak adamların haklarını gasp etmeye çalışıyor, kimse de bi durun gardaş burda bi hinlik bir çapanoğlu var demiyor. kapitalist bir dünyanın nimetinden yararlan, bedelini ödeme sonra çıkıp isyan et. ı hate it bitches.

    ondan sonra işte o uzakdoğulu kız kukuletadan kafayı uzatıp kronol diyo ya adeta bir fall'dan düşmüş o sahne. o noktada görüntü yönetmeninden, makyöze hepsini ayrı ayrı kutluyom.

    tilda s; tapılası oyuncu

    ve köprüden önceki vagon sahnesi. yola mı neydi o kahin kız sakın açma dedi ya o an lan milyor tane film izledim beni mi şaşırtacanız yarraam derken herifler tüm film ekibi olarak ağzına dahi sıçarız tadında dayadılar palalı maskeli adamları. nefis ötesi bi sahneydi o ilk an.

    film vasat ama distopik sinemanın hastasıyız kişiliğime iyi geldi

    çizgiromandan uyarlama zaten klişe, zırva, deli saçması onlar tabi hep olcak. ancak bi sahnede ben de dayanamayıp standart sinema eleştirmeni ekşici olmaktan alamadım kendimi. kız trenden kürküyle çıktı, kürkü genelev vagondan almıştı pabucu siyahtı, baktım ayağında ugglar tam takılma geç diyorum arkadan çocuk çıktı; kıyamam üzerine göre kürkü giydirip lahana gibi sarmışlar, beş dakka önce götünde don yoktu yavrucağın. allah belanızı versin dedim orda haliyle.
    --- spoiler ---
  • öncelikle "bu tren nası gidiyö yee" diyenlere kafam girsin.

    bu film bilim kurgu.

    bilim kurgu filmde, gerçeklik arayan adam matrix'te de, "yeö kurşunlar öyle durmaz ki" diye sorar kendisine.
  • ben bilim kurgu da olsa mantıksal olarak bir inandırıcılık olsun isterim. filmi izlerken de inanmak için elimden geleni yaparım mıt profesörü kesilmem ama snowpiercer'da filme tutunmak için yırtındım olmadı, nereyi tutsam elime geldi. buna da ok tamam dedikçe farklı vagona girdiler. la bukadar yüklenmeyin. en sonunda rüya çıkar umarım dedim ama o da olmadı. bunu dışında aksiyon filmi olup da sınıf farklılıklarını böyle acımasız işlemesi de güzel. bi yakalasam çok güzel olacaktı, iyi film.
  • tren içinde sıkışıp kalmış insanlar üzerinden sistem eleştirisi yapan post apokaliptik film. kimi yerlerde fazla didaktik olmakla beraber söylemek istediklerini eğip bükmeden söylemesi benim hoşuma gitti açıkçası.

    tek sinir bozucu yanı ise bir türlü ölmek bilmeyen sarışın insan azmanıydı -ki en son göründüğü sahnede bile "acaba?" demekten alamadım kendimi.

    izlenmesi şiddetle tavsiye edilir.
  • son birkaç yılın en iyi bilimkurgu filminden biri.

    açıkçası ben bugüne kadar vakit kaybı diyen entel ekşiciler yüzünden kararsızlığa düşmüş, ertelemiştim izlemeyi ama bugün izlediğimde bu sözlük artık iyice beğenmemenin bokunu çıkardı diye düşünüyorum.

    özellikle konusunun sınıfsal farklılık olması ve bunu olabildiğince sert işlemesi sayesinde içinde yaşadığımız dünyayı sorguluyorsunuz ve aynı zamanda konuyu da olabildiğince sürükleyici işlediği için hiçbir şekilde sıkılmıyorsunuz. ki sırf aksiyon niyetine bile izlense iyi bir film izlemiş olursunuz.
  • izlenildiğinde george orwell kitabı okumuşçasına etki bırakır, dünya sistemine karşı yapılan bir devrim hayalinin izlerini taşır, "aslında olan" ve "bizim ne anladığımız" gibi algı anlayışının üzerine gider.

    bu filmi izlerken "tren neden durmuyor?", "tren enerjisini nereden alıyor?" gibi ayrıntılara takılmak yerine içerdiği olgulara odaklanmak daha fayda sağlar diye düşünüyorum.
  • orta kararlı imdb puanı kadar bir filmdir.

    kurgusu biraz hızlı geldi, hemen olaya müdahil olma çabası filmin uyarlama olmasından kaynaklanıyor olsa gerek.

    ---spoiler---
    bir çok filmde çok klişedir, bir amaç için kötü karakterlerin öldürülmediğini görürüz ya da belirli bir amaç için kullanılır, kötü karakter de hep kazık atar vs. işte bu duruma bu filmdeki bir kaç sahne tokat gibi olmuş.
    ---spoiler---