şükela:  tümü | bugün
  • kar beyazı.
  • (bkz: snow white) (bkz: pamuk prenses)
  • ingiliz blues/rock gitaristi kişi,"white flames" diye 1 debut albümü vardır.(bu albümden de süper bi şarkı vardır ki (bkz: bird of paradise))
    ayrıca 1 dönem thin lizzyde çalmıştır.
  • kendisi aynı zamanda pink floyd'un emektar additional guitaristidir

    kaynak:
    http://www.okeania.net/
  • pink floyd'un uhrevi* the wall konserlerinde de grubun ikinci gitaristligini ustlenmi$ $ahis. yillar sonra roger waters'in dark side of the moon turnesi kapsaminda boston / mansfield'da verdigi konserde izleme firsatina eri$tim, kendisi hala ba$arili bir performans sergiliyor ve david gilmour'un yoklugunda onun kadar olmasa da cogu solonun hakkini veriyor denebilir.
  • hayvanlar gibi bi müzisyen, tuşesi çok sağlam(hastayım bu "tuşe" lafına da:). lezzetli çalar kitapsız.
  • genesis için daryl stuermer neyse, pink floyd için de snowy white odur.
  • pink floyd ile olan bağlantısı animals dönemlerine kadar dayanır. grup turne için ilk defa sahnede ek olarak 2. gitariste ihtiyaç duyar. o da stüdyoda kaydı bitirmek üzere olan grubun yanına gider. roger waters hemen ona, 45'liğe koyulacak 2 bölümden oluşan pigs on the wings'in ufak bir gitar solosuyla birleştirme görevini verir. çünkü bu solo önceden david gilmour tarafından kaydilmiş ama arkasından yanlışlıkla silinmiştir. snowy white, birleştirilmede kullanılacak soloyu başarıyla kotarır ve sahnedeki ek gitarist göreviyle pink floyd ile beraber 1977 dünya turnesine çıkar. hatta bu turnede zaman zaman elektro gitara geçen waters'ın yerine bas gitar bile çalar. ertesi sene, rick wright'ın ilk solo albümü olan wet dream'de kendisine yardımcı olur. ardından the wall kaydedilirken, bizzat kayıtlarda yer alır. hatta turnede, grup ilk parça olan in the flesh'i icra etmeleri için üyelerin maskelerini takan 4 farklı karşı müzisyeni sahneye koyar. snowy de o zaman gilmour'un dublörlüğünü üstlenir.

    the wall turnesi bittikten sonra, snowy white'ın yolu uzun süre pink floyd ve elemanlarıyla kesişmez. 1983'te kaydedilen ve roger waters'ın son defa pink floyd'un içinde yer aldığı the final cut albümünde çalmaz. sonra waters gruptan ayrılır, 1984'te the pros and cons of hitch hiking, 1987'de radio kaos'u kaydeder. diğer yandan gilmour'un liderliğini üstlendiği pink floyd ise, radio kaos ile aynı yıla denk gelen a momentary lapse of reason'ı kaydeder. bunların hiçbirine snowy white çağrılmaz. derken 1990'da roger waters, gruptan ayrı şekilde the wall live in berlin'i gerçekleştirmeye karar verir ve snowy white'ı sahnede daimi olarak the bleeding hearts band'e monte eder. hatta bu konserin görüntülerinde kendisini açık kahverengi gitarıyla görmek mümkündür.

    1992'de roger waters'ın çıkarttığı amused to death ve pink floyd'un 1994'te çıkartığı the division bell albümlerinde, snowy white yine yer almaz. ama kendisinin solo albümü olan highway to the sun'da david gilmour çalar. yıl 1999 olduğunda, roger waters amerika turnesine çıkmaya karar verir ve snowy'den kendisine eşlik etmesini ister. snowy white, amerika dahil 3 yıl süren dünya turnesinin her ayağında yer alır. hatta 2000'de çıkarılan konser albümü olan, roger waters in the flesh live konser albümünün dvdsinde kendisini görmek mümkündür. turnelere doymayan waters, 2006'da 3 yıl süren dark side of the moon, 2010'nda başlayan ve 2013 yaz sonuna kadar devam the wall turnesinin kadrosuna büyük bir zevkle snowy white'ı katar. yani snowy white'ın roger waters'ın yanında yaşlandığını söylesek pek yanlış olmaz.

    bu arada yaklaşık son 10 senelik süreçte, roger waters ülkemizde iki konser verir ve snowy white böylece istanbul seyircisiyle de tanışmış olur. 2006'daki konserde genel olarak ritim gitaristlik görevini yapmış ancak set the controls for the heart of the sun'a konser için eklenen soloyu, wish you were here'in girişindeki meşhur gitar riff'ini, the fletcher memorial home'un orijinal kaydındaki solonun birebir aynısını, leaving beirut'un konser versiyonundaki sololardan birini, another brick in the wall'a eklenen ikinci soloyu ve comfortably numb'ın ikinci solosunun bir kısmını da çalmıştır. 2013'teki the wall konserindeyse, soloların çok daha azını üstlenmiştir. hatta bunun için artık gençlere bu işin düştüğünü gülerek belirtmiştir. (bkz: 20 haziran 2006 roger waters istanbul konseri) (bkz: 4 ağustos 2013 roger waters istanbul konseri) (bkz: dave kilminster)

    kendi kariyerindeyse pink floyd ve roger waters haricinde, adının anıldığı en önemli topluluk ise thin lizzy'dir. hatta 1980-1982 arası grubunun direk üyesi olarak anılır. onun dışında peter green'in bazı albümlerinde yer almıştır. kendi şarkıları arasında en meşhuruysa bird of paradise'tır. kariyeri boyunca, kendisi snowy white's blues agency, the white flames, snowy white blues project adında gruplar kurmuştur. isimlerinden de anlaşılacağı gibi kendi şarkıları blues ağırlıklıdır. zaten tekniğine baktığınız zaman, bir blues gitaristi olduğunu tahmin etmek zor değildir. soloları ise çok karakteristiktir.
  • kıyıda köşede kalmış, çok damar bir abimizdir kendisi. soloları insanın aklını başından alır. yorgun bir akşam vaktinde, elinizdeki single malt viskiye eşlik edebilecek en şahane insanlardan birisidir. midnight blues,can't find love,the time has come,riding the blues ve bird of paradise parçaları mutlaka dinlenmelidir. pek bilinmese de little wing parçasını orjinal bir biçimde yorumlamışlığı vardır. little wing denilince tabiki stevie ray vaughan abimizi unutmamak gerekir. bunu pek yüksek sesle dile getirmesem de little wing yorumu jimi hendrix'inkisine bile taş çıkarır. boynuz kulağı geçti desek pek yanlış olmaz, ancak bir parçayı yaratmak başkadır, yorumlamak başkadır bunu da unutmamak gerek.