şükela:  tümü | bugün
  • hiç bir dans eğitimim vs nebileyim düz standart tv seyirciliğinin ötesinde bu türden bir kültürel birikimim falan yok. ama digitürkten seyretmekte olduğum (bitmek üzere olan) dördüncü sezon itibariyle daha önce adını bile duymadığım bir çok dans türünü gözlemleme, bu dansı yapanlar hakkında yapılan yetkin yorumlarla konu hakkında epey bir şey öğrenme ve hepsinden daha da önemlisi, bir balenin veya bir valsi izlemenin ne kadar eğlendirici * danslar olabileceğini görme açısından harika bir program. ömrü billah bale ve opera muhalifi olmuş, broadway müzikali mi o ne gereksiz şeydir şeklinde düşüncelerle bugünlere kadar gelmiş, kıçının kılları kadayıf olma sürecinde bir herif olarak, bu programla çocukluğumda veya ergenliğimde tanışmış olsam acaba hayatımda neler değişirdi diye düşünmekteyim artık.

    işin dans, kültür vs kısmı bir yana, özellikle juri üyeleri ile yarışmacıların arasında gün be gün gelişmekte olan duygusallık da kalbimin tellerini titretir hale gelmesiyle benim için bambaşka bir tv seyirciliği deneyimi olmaktadır. bana öyle geliyor ki artık bir nigel olsun veya bir mary, yarışmacıları eleştirirken maalesef veya ne iyidir ki nesnelliklerini kaybetmekteler. işin güzel yanı tüm bu duygusallaşma sürecinin samimiyetinin inandırıcılığıdır.

    öyle ki, bu yarışma programının bölümlerinin gerek aksiyon, gerek estetik ve gerekse de dram özelliklerini bu kadar gerçekçi ve nitelikli düzeyde barındırıyor olmaları nedeniyle, altın çağını yaşamakta envai diziye bin bastığını düşünmekteyim. yine işin bir başka ilginç tarafı ise ait olduğu kategori olan yarışma /reality show programı kategorisinin ekseriyetinde yer alan seviyesizliğin, yapmacıklığın ve bilimum iğrençliğin aksine, söz konusu formatın adam gibi ele alındığında nelere kadir olduğunu gösteren nadir uygulamalardan birisi olmasıdır.

    yukarıda yazdıklarımı şöyle bir okuyunca, gören de tv eleştirmenliğine özendiğimi falan sanacak. ama bu şov için de bir şeyler demeden de edemedim, diyeceklerim de böyle çıkıverdi işte. bu da sözlüğün güzelliği.
  • dun baslamis olan 7. sezonu ile biten dizi sezonunda haftama renk katacak dans yarismasidir.. hele bir kent karakteri varki bu sezonda, tadindan yinmez
  • dunyadaki reality showlar arasinda en seviyelilerinden biri bence. sunucu cat deeley muhtesem bir canli yayin sunucusu, jurilerin hepsi isinin ehli ve format yukarda da bahsedildigi uzere sulandirilmamis. ancak gozyasinin dozu bazen kacabiliyor, bu da sanirim danscilarin genel olarak oldukca duygusal insanlar olmasindan kaynaklaniyor.

    6. sezon biraz sonuk gecmisti, ilk defa sonbahar doneminde yaptilar ve uzun uzun auditionlari gosterdikten sonra zamanlari kalmadigindan dogru duzgun bir final yapamadilar. bu arada 6. sezonun kazanani da

    """""""""""""spoiler alert"""""""""""""

    krumpci cocuk russel idi, ki benim de favorimdi.

    """""""""""""spoiler alert"""""""""""""""

    gecen sezonun sonuklugunden dolayi bu sezon durumu ateslendirmek adina all stars uygulamasini baslattilar. yani show a sadece 10 dansci aldilar (ama gecen sezon ilk 20 ye kalmis olmasina ragmen sanirim hastalik nedeni ile yarisamayan billy bell i son anda 11 inci olarak aldilar) ve her hafta eski sezonlarin yildizlarindan biri ile esleserek dans edecekler. yani artik partner kimyalarini her hafta yeni biri ile gelistirmek zorundalar, bir de ustune kendilerinden daha tecrubeli danscilarla sahneye cikacaklarindan isleri daha zor. 4. sezondan ve yarismaya katilan en iyi b girl olan comfort (ki kendisi sahneye ciktiginda benim gozum yarismaci filan dinlemez ondan baskasina bakmam), lady gaga nin bas danscisi yine 4. sezon dan mark, 4. sezon hip hop yildizi twitch (sanirim gelmis gecmis en bomba sezon da 4. sezondu) ve daha baska eski yarismaci yeni yetmelere eslik edecek. yarisma dun gece basladi, bu sabah download ettik bakalim yeni format taze kan mi getirecek yoksa program dususe hiz mi verecek....en sevdiim programlardan biri olan sytycd umarim 4. sezondaki zirve noktasina yaklasabilir.
  • bu yarışmada alex wong diye bir adam vardı. önceden de almışlar yarışmaya ama çalıştığı yer olan miami devlet opera ve balesi geri dönersen iş yok sana demiş, adam çıkmış yarışmadan. bu defa adam gözünü karatmış, istifa etmiş, başvurmuş yarışmaya. nitekim girdi de ilk 11'e. jüri üyeleri tapıyor adama, iyi ki geldin, bu programdaki en iyi performanstı vs. sonraki hafta adama hip hop çıktı. tabii balerin olduğundan dedik ki yapamaz bu adam. ama çılgınca yaptı, ayağını vurduğu yerden ses geldi. tabii jüri üyeleri ayakta, alkışlar feryad figan, herkesin nutku tutulmuş, adam shankman'ın gözünden bir damla yaş akıyor...

    ertesi hafta bu adamın aşil tendonu kopmuş yarışmadan diskalifiye oldu. herkes how unfortunate, very sad filan dedi ama işte değerli okur, kimse çıkıp da nazar değdi diyemedi bu adama, çünkü bilmiyorlar nazar ne. halbuki alenen nazar bu.
  • hepsi birbirinden akıllara durgunluk veren eserler yaratan mandy moore, sonya tayeh, napoleon d'umo ve tabitha d'umo, wade robson, shane sparks gibi koreografların yanında mia michaels denen manyakların manyağını hayatımıza -iyi ki- sokan muhteşem şov / yarışma.. bu kadının yaptığı işlere sadece bu yarışmada görerek dahi tapınmamak mümkün değil..

    dans denen sanatın tüm çeşitleriyle hayata ne derece güzellikler katabildiğini, insanı ne hallere sokabildiğini benim gibi dans cahillerinin nefesini keserek gösteren şey bu program.."nefes kesmek" de mecazi filan değil burada.. sanırım birer dakika civarı olan serilerin kimilerinin sonuna dek nefesimi tuttuğumu fark ediyorum kimi zaman.. kardeşim, her bir programdaki koreografilerin en az % 70-80'i de muhteşem olur mu ? olurmuş.. bu programdaki olağanüstü koreograflar ve dansa hayatını veren, kıçlarından ter akıtarak deliler gibi çalışan o yarışmacı gençler bunu gösteriyor her seferinde.. keşke her popüler kültür tv yarışması, şovu bunun gibi olsa.. kazandıkları helal olsun..

    ha bir de, bu programdaki yarışmacıları halk da telefonla oyluyor ve aradıkları hat ücretsizmiş...
  • bu tv şovu yüzünden ne zaman "wish you were here" çalsa "so, so you think you can tell" yerine "so, so you think you can dance" diye eşlik ediyorum şarkıya.
  • birkaç senedir severek takip ettiğim programdır. hatta anlatacaklarıma geçmeden önce şuradan en sevdiğim dans performanslarına ulaşılabileceğini belirtmek isterim.

    kısa kısa ülkemizde adapte edilmiş olan so you think you can dance özlü programlara değinmek istiyorum. yanılmıyorsam 6-7 sene önce tan sağtürk, asena, yonca evcimik ve uğurkan erez'in jürilik yaptığı ismini şu anda hatırlayamadığım bir program vardı. burada canla başla dans eden insanlar olmasına rağmen o programı bir türlü sevememiştim. bir şeyler özgünlüğünü kaybetmiş, yine bir şeyler türkiye standartlarına düşürülmüş, basit bir hale gelmişti. hevesle dans eden insanlardan ziyade reyting savaşına girmiş bir program gibiydi.

    şimdilerde de huysuz virjin'in sunduğu bir program süregeliyor sanırım televizyonda. jürisi var mı bilmiyorum, jurisi varsa jürisinde kim var onu da bilmiyorum. fakat sadece arada denk geldiğim reklam fragmanlarından bile kalitesizliğini düpedüz belli eden, yaz günlerini doldurma amaçlı banda çekilen bir yarışma hissi uyandırıyor bende. bilmiyorum, belki de yanılıyorumdur ama şöyle güzel yarışmaları, taze kanları reyting ve para uğruna heba etmeseler sanki çok daha güzel işler yapacak bu show business kafalılar.

    yeniden so you think you can dance'in özüne dönersek; efendim şurada görüleceği üzere yakın zamanda çok bomba bir performans sergilenmiş. zaten jeff buckley çalarken aşağısını kaldıramazdı kimse. bu defa jüri koltuğunda da lady gaga oturuyor, sanırım konuk jüri. performansı izlerken bir anda gözyaşlarına boğuldu, dansçı çocuğa kendisini gençliğine götürdüğünü söyledi. -malum, gaga madonna ile aynı yaş döneminden geliyor-

    şu amerikan show business'ının halktan insanlara bu derece değer vermesi, yakaladıkları yetenekleri ellerinden kaçırmamalarına gerçekten özel bir hayranlık duyuyorum. yarışmada yarışacak insanları belli ki ince eleyip sık dokuyarak seçiyorlar ve sonrasında o insanları lady gaga gibi insanların kliplerinde ya da performanslarında backround dansçısı olarak yetişecek şekilde pişiriyorlar. o insanlar iyi yerlere geliyor. o yüzden de bu yarışmalar amacına ulaşmış oluyor, biz de takdire şayan -performance arts derecesinde- dansları izleme keyfine varıyoruz.

    yok mu peki onların reyting kaygısı? tabi ki var, ama bunu hiçbir zaman insan ezerek ya da ezdikleri insan üzerinden ego tatmin ederek yapmıyorlar. aramızdaki uçurumlardan biri de bu zaten...

    bir de so you think you can dance'in mary murphy isimli eski ve ödül almış latin dansı yapan bir jüri üyesi vardır ki, her insan mutlaka hayatında bir defa o kadının kahkaha atışına tanıklık etmelidir.
  • insanda cocuk yapip, onu dans kursuna yazdirma ve dansin onu mutlu ve saglikli yapisini izleme gibi degisik arzu ve hayaller yaratan televizyon programi.