şükela:  tümü | bugün
  • kurt'ün cesedi bulunmadan 5 gün önce dedektif tom grant'in bir telefon almasını konu alan, intiharı / cinayeti hakkındaki ses kayıtları, araştırma ve resmi belgelerin derlenmesi ile hazırlanmış belgesel tadında yapım.

    dedektifin açıklamalarından bir kesit..

    my name is tom grant. ı am a retired private investigator and former detective with the los angeles county sheriff's department.

    on april 3, 1994 (while conducting business as a california state licensed private investigator), ı was hired by courtney love (who was in los angeles at the time), to locate her husband after he left a drug rehab center in marina del rey, california. ms. love stayed in los angeles while ı flew to seattle to search for cobain with his best friend dylan carlson. ın fact, carlson and ı had been in the cobain residence the night before kurt's body was discovered in the room above the garage.

    the police immediately concluded "suicide." ı wasn't so sure. neither was rosemary carroll, courtney love's own entertainment attorney. ms. carroll was also a close friend to both courtney and kurt. we both knew something was terribly wrong here.

    after several months of intensive investigation, including dozens of taped interviews with cobain's closest friends and family members, ı reached the conclusion that courtney love and michael dewitt, (the male nanny who lived at the cobain residence), were involved in a conspiracy that resulted in the murder of kurt cobain.

    ıt appears this was not the first attempt on cobain's life by courtney love, however, it was obviously the first to succeed.

    ı should point out here that the term, "conspiracy," is merely a legal term describing the planning or plotting of a crime by two or more people. ıf ı had reached the conclusion that only one person was involved in planning and carrying out the murder of kurt cobain, we would be discussing a "murder theory," not a "conspiracy theory".

    my job is to call it as ı see it. ı don't change legal terminology simply to avoid criticism in order to make my conclusions easier for the reading or viewing public to swallow.

    ıt is what it is.

    ın december of 1994, ı began speaking publicly about the suspicious circumstances surrounding cobain's death.

    facing the potential consequences of exposure, courtney love, her wealthy and powerful friends, her attorney's and the symbiotic "rock press" have engaged in an effort to keep the public from learning the true facts about kurt's death.

    these are people who are motivated by profit rather than truth. courtney's attorneys have consistently threatened those in various media outlets with "potential lawsuits" if these journalists were to give me a platform from which to discuss my investigation of the cobain case.

    as ı predicted when ı first began telling the public about the details of my investigation more than 17 years ago, no legal, criminal or civil, action has ever been taken against myself or anyone in the media who has covered this story.

    ın spite of the hot air they've been blowing all these years, this investigation has received coverage in hundreds of major newspapers, magazines, television and radio talk shows around the globe.

    the pathetic cowards of this world can only blow smoke. once they've been exposed, they run and hide.
  • kurt cobain 'in ölümünü detaylı bir şekilde inceleyen belgesel.

    kurt cobain montage of heck filmi de çok güzeldi. taa ki courtney love ekranda belirene kadar. soaked in bleach bana göre daha bir olmuştur. belgeselde de çok net anlatıldığı üzere; cobain intihar etmiş olamazdı çünkü kanında buna izin vermeyecek kadar yüksek dozda eroin bulunuyordu. ayrıca ne odada ne de silahın üzerinde parmak izlerine rastlanmamıştı.

    belgeselde bahsedilmemiş olsa da, eldon hoke, courtney love tarafınden 50.000 dolara kurt cobain'i öldürmesi amacıyla tutulduğunu bir belgesele anlattıktan sonra bir tren kazasında esrarengiz bir şekilde ölmüştü.

    in utero albümünün adı aslında i hate myself and i want to die olacaktı fakat prodüktör bunu çok sert buldu ve değiştirildi. prodüktörlerin isteği üzerine albüm adı değiştirilen bir dünyaya elveda dedirtilde kurt cobain'e.

    any objections?

    edit: imla.
  • yıllardır takip ettiğim tüm ipuçlarını bu belgeselde bir arada görerek, zaten emin olduğum teoriden tekrar emin oldum. bir insan bu kadar planlı programlı hareket edip; para, şöhret uğruna "sevdiği" insanı bu kadar duygusuzca nasıl öldürtebilir? kadın resmen "ya benimsin ya toprağın" dedi, adamın hayatıyla birlikte sahip olduğu her şeyi elinden aldı! bir de utanmadan hala cobain soyadını kullanıyor! pişkin, yavşak...*

    kurt cobain montage of heck, ölümünün intihar olduğunu ispatlama çabası ile çekilmiş bir belgesel diye düşünmüştüm ilk izlediğimde (bkz: #56709852), şimdi bu belgeseli izleyince o teorimden de emin oldum!

    kurt cobain montage of heck'te anlatılan kurt cobain, courtney love'ın bize sunduğu, bizim bilmemizi istediği şekliyle kurt cobain. ama soaked in bleach'te anlatılan kurt cobain tam tersi...

    courtney love denen şerefsiz kadının ölene kadarki bedduası benden bedava. ha bir de kendisine günde 3 öğün 'kaltaaakkk' diyorum, ama o mümkünse bunu jesse pinkman tonuyla 'biiitchhh' olarak duysun!

    edit: sinirden katilin ismini yanlış yazmışım!
  • türkçe alt yazılısını hiçbir yerde bulamadığım belgesel.
  • "courtney love, kurt cobain öldüğünde abd'de olmadığı için doğrudan değil ama belki bir kiralık katil tutarak dolaylı olarak kurt cobain'ı öldürmüş olabilir, çünkü öldürmek için nedenleri vardı. kurt onu terk etmiş, boşanacaklarını söylemiş ve onu mirasından men edeceğini avukatına iletmişti. kurt'ü courtney öldürmemiş olsa dahi, kanıtlar bunun kesinlikle bir intihar olmadığını gösteriyor. bu yüzden dosyanın tekrar açılması gereklidir." diye özetlenerek konusu anlatılabilecek belgesel film.

    açıkçası ne kurt cobain, ne courtney love hayranıyım. nirvana'nın da birkaç sevdiğim şarkısını dinlerim, onların da pek hastası değilim. sadece çözülememiş gizemli olaylar sinirimi bozar. gerçek olanı öğrenmek için de inanılmaz bir istek duyarım. bu belgeseli de o yüzden izledim.

    belgesel çok güzel olmuş bir kere. courtney'i canlandıran kız çok benziyor aslına. birçok uzmanla da röportaj yapmışlar. gerçek ses kayıtları ve belgeler kullanılmış. canlandırmalara da bunlar eklenmiş. gayet hoş, sıkmayan bir yapım olmuş.

    spoiler eklentisi yapmıyorum. olayla az biraz ilgili olan herkes kurt cobain'in 94'te intihar ettiğini, fakat bazılarının bunu eşinin yaptığını iddia ettiğini bilir. o yüzden bir filmin kurgusundaki önemli bir parçayı öğrenmeyeceksiniz, uzmanların iddia ettiği birkaç şeyi paylaşıyorum aşağıda. illa da belgeseli izleyecekler önce belgeseli izleyip, sonra dilerlerse bunu okuyabilirler.

    belgeselde aşağıdaki ifade beni çok etkiledi, yıllarca 8000'in üzerinde otopsi görmüş, sayısız cinayet/intihar vakası çözmüş bir adam anlatıyor:

    "ölü bir kişi bulduğunuzda bunun adı "death investigation"dır, yani ölüm soruşturması. gördüğünüz şeyleri analiz etmeden, mantıklı ve doğru bir sonuca ulaşmadan bunun cinayet, intihar ya da kaza ölümü olduğunu söyleyemezsiniz. bu, yalnızca ölüm soruşturmasıdır."

    fakat salak seattle polisi "argadaşlar adam intihar etmiş işte yav" diyerek, üzerinde pek de araştırma yapmadan, hemen kesin bir sonuca varıp dosyayı kapatmışlar. bir de bu gevuristanda otopsi sonuçları halkla paylaşılıyormuş sanırım. bilgi özgürlüğü vs. diyorlar belgeselde. tabii özgürlük bize biraz uzak bir kavram olduğu için anlamamıştım önce. bu raporlar halkla paylaşılır, isteyen de gider öğrenirmiş. fakat kurt'ün olayında bunu yapmamışlar.

    suç mahalinde bulunan mermi kovanının düştüğü yerden tutun da, kurt'ün vücudunda bulunan eroin miktarıyla bırakın kendine ateş etmeyi, 10 santim önünde duran şeyi göremeyeceği gerçeği, ayrıca ölü insanlarda görülen cadaveric spasm denen olaydan ötürü kurt'ün elinin shotgun'ı ateşleyebilecek şekilde durmaması, onu yakından tanıyan herkesin bu adamın asla intihara meyilli olmadığını söylemesi vs. gerçekten ortada çok büyük bir gizem var. olay harbiden intihar olsaydı bence ortada bu kadar tam tersini söyleyen ayrıntı olmazdı. bir de ortada eldon hoke gerçeği var. bu adam courtney'nin kurt'ü öldürmesi için ona bir teklifte bulunduğunu açıkladıktan bir hafta sonra tren kazasında ölmüştü. ilginç tabii.

    kurt öldükten sonra intihar eden bir sürü hayranı olmuş, düşünün 13-14 yaşında bazıları. rol model aldıkları herif belki de cinayete kurban gitti, fakat olayı intihar diye lanse edip bir sürü insanın hayatıyla da oynuyorlar.

    intihar veya cinayet... sonuçta adam ölmüş, keşke daha çok yaşayıp daha çok müzik yapsaydı ya da kızıyla daha çok zaman geçirebilseydi. sadece, bu eğer cinayetse suçlunun cezalandırılmadığı gerçeği insanı sinir ediyor. olay da üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen hala kesinleştirilebilmiş değil. yetkililerden bir açıklama bekliyoruz. neyse ne, açıklayın da bari kafamızda bir sekme daha kapansın.

    filmin bir hayli etkileyici son cümlesi de şu:

    "ıf you want to get away with murder, you kill a junkie." (eğer bir cinayetten kolayca sıyrılmak istiyorsanız bir uyuşturucu bağımlısını öldürürsünüz.)