şükela:  tümü | bugün
  • eski gazete, kagit parcalari, mazot gibi materyaller kullanarak sobanın icindeki odunu veya kömürü tutu$turmak eyleminin halk arasinda soylemi. bi de sobayi yakmak vardir ki allah muhafaza.. gecmi$te benzin kullanarak sobayla beraber suratini tutu$turan manyaklar da insanlik tarihindeki yerlerini almı$lardır...
  • kalorifer peteklerinin, merkezi isitmanin olmadigi gunlerde insanlarin isinmak icin bas vurduklari yontem. hey gidi gunler be... teknoloji nerelere geldi...
  • yeni öğrendiğim/öğrenmek zorunda kaldığım eylem. kovalı sobalarda kovaya önce kömür, sonra küçük tahta parçaları ve yine küçük küçük yırtılmış koli kağıtları dizilir. son olarak da üzerine kağıtları ve tahtaları ıslatacak kadar mazot dökülür. artık sobamız yakılmaya hazır. ancak benim gibi ateşten korkan ama kıçı donan biriyseniz elinizde tutuşturduğunuz kağıdı uzaktan sobaya atmak şeklinde tutuşturup, seri hareketlerle sobanın kapağını kapatırsanız bu işi de başarıyla halletmiş olursunuz.
    feride öğretmen, çalıkuşu, nevşehir...

    4 yıl sonra editi: yahu bu kadar sene oldu biri de çıkıp pürmüz denen bir alet var demedi bana. iki yıl sobalı evde oturdum, iki yıldır da kaloriferli evdeyim pürmüz aletini yeni öğreniyorum ayıptır günahtır.

    efenim pürmüz kullanılacaksa kağıda falan gerek kalmıyormuş. açıp koyuveriyormuşsun sobanın içine odunlar tutuşuveriyormuş hemencik. pürmüz dediğin de küçük tüpün ucuna demir çubuk yerleştirilmiş türk işi alev makinası. benim anlamadığım şu tüpe ateşle yaklaşmak yasak değil miydi ucunu tutuşturmak da ne oluyor.
  • bi turlu beceremedigim eylem.
  • öncesinde sobanın içindeki külleri boşaltma gereği olan, o hayvan gibi ağır kovayı taşımaları yüzünden bir çok annenin belinin bükülmesine yol açan eylem. (bkz: 80lerde çocuk olmak)
  • önce sobanın odun sobası mı yoksa kömür sobası mı olduğu iyi tespit edilmeli. eğer odun sobasında kömür yakmaya kalkarsanız sobanızı eskiciye vermek zorunda kalabilirsiniz. yangın tehlikesi de cabası. bunu anlamak aslında kolaydır. eğer sobanın iç kenarları tuğla ile kaplıysa (çok eski modellerde) veya sobanın içinde kalın saçtan yapılmış bir kova varsa bilin ki o sobada kömür de yakabilirsiniz.

    sobanın türünü odun diye varsayalım. temelde yanma şekilleri aynıdır. kömür sobasına da kömür atmadan önce bir iki odun atarak yakmak kerekir ki kömürü yakacak kadar kor oluşabilsin.

    odun sobası yakmak için lazım olan malzeme:
    kibrit
    talaş veya hızar tozu veya gazete kağıdı veya gaz
    ince odun (çalı çırpı veya kesici bir aletle yarılmış kuru odun)
    odun (ıslanmış odunlar size büyük sorunlar çıkarabilir)

    önce sobanın altına havalandırmanın kapağını da kapatmadan bir veya iki kalın odun atılır. unutmayınız ki içine ve odunların arasına bir yerden hava girmeyen soba alışmaz. oksijen mutlaka gereklidir. bu yüzden odunları tuğla gibi üstüste veya yan yana yerleştirmeyiniz. mutlaka birbirleriyle de temas edebilecekleri şekilde çapraz yerleştiriniz. odunların üstüne çalı çırpı veya ince odun koyulur. en üstüne de talaş veya hızar tozu veya gazete kağıdı konulur. gaz kullanılması pek tavsiye edilmez. usulünce kullanılamayan gaz, kirpiklerinizi, tüylerinizi vs. yakmanıza ve yüzünüzün kararmasına neden olabilir. en üstteki talaş kibritle yakılarak soba alıştırılır.

    kömür sobalarında ise bir poşete konulan iki kilo kadar kömür en alttaki kalın odunların arasına saklanır ve yanması beklenir.

    kibritlerin çabuk sönme gibi bir ihtimalleri her zaman mevcuttur. talaşı veya kağıdı yaksanız da hızar tozu kibritle yakılması zordur. hızar tozunun altına konulan bir gazete kağıdı da iş görür. veya bazı yerlerde çıra adı verilen ve kolay alışabilen ağaç parçaları satılır. bir kurşun kalem şeklinde parçalara ayrılmış çırayı kibritle yakarak sobayı alıştıracak malzemenin arasına sokmak daha iyi bir yöntemdir.

    burada anlatılanlar üstten yakılan sobalar içindir. yandan kapaklı sobalarda da sistem aşağı yukarı aynıdır. sadece ince odunları ve ilk alıştırma malzemesini ortaya koymak ve iki kalın odunu kenarlara yerleştirmek daha iyi bir yöntemdir.
  • baslarda orgazm zevki tattıran, hergün yapılmak zorunda kalındığında ise tek kelime ile çileye dönüsen icraat..
  • doğru yapılamadığında yanık el kılları ve kirpiklerle başlayıp, beceriksizlik zincirine tüten sobanın yarattığı gözyaşlarıyla katkı yapılması kaçınılmaz olan fiil. yaşanan hayalkırıklığını bir nebze olsun gidermenin yolu, nihayet soba yakılabilindiğinde üzerinde kızartılan ekmeklerin güzelce demlenmiş bir çay ile tüketilmesidir. bu esnada çay da sobanın üzerine konularak ısısı muhafaza edilecek ve ikide bir mutfağa gidilmesi gereği ortadan kaldırılarak keyif uzatılacaktır...
  • teknolojik imkanların yaygınlaşmasıyla gündemden düşmüşse de öğrenilmesi elzem olan, bilgi, tecrübe ve sabır gerektiren, hasılı her yiğidin harcı olmayan eylem.

    mesela donuyoruz ve ortamda kalorifer, klima, elektrik ocağı gibi pratik ısınma yöntemlerinden biri bulunmuyor. ama karşımızda göbeğinden kapaklı döküm bir soba var*. nasıl yakacağız? efendim, bunun için öncelikle (varsa) kozalak, küçük odun parçaları, mukavva ve karton türevinden daha kolay yanacak cisimler soba zeminine döşenir. bunların üstüne dikey -bu önemli- gelecek şekilde odunlar yerleştirilir. ancak birbirleriyle hafif çaprazlıkta temas halinde olmalarına da dikkat edilmelidir*. daha sonra, zemine yerleştirilen yanıcı cisimlerin bir ucu kibritle tutuşturulur. tahtalar tutuşup bir müddet yandıktan sonra biraz kömürle beslerseniz en az üç saat yanacak bir sobanız oldu demektir. artık uyumaya meyilli nöbetçi bir kedi bulup sobanın yanında kıvrılmasını sağlayabilir, üzerinde kestane kebap pişirebilirsiniz.

    sobanız biraz yanıp sonra sönme eğilimi gösterirse moralinizi bozmayınız. bir türlü yanmayan soba başı buhranlarınızda "dikkat yangın tehlikesi" ve "ateşle yaklaşma" gibi uyarıları düşünüp, "kendi kendine bile olabiliyorsa ben haydi haydi yaparım" telkiniyle motive olunuz. denemeye inanınız.