şükela:  tümü | bugün
  • sobali evde buyuyen cocuk babasinin askerlik anilarini bilir, dinlemistir cunku kışın misafirlerle ayni odada otururken, dedesinin kac kez osurdugunu bilir cunku baska siginacak oda yoktur yemekten sonra. acik oturumlari izler siyaset ogrenir kumanda babanin elindeyken ya da kanal degistirmeye gider baba sobanin basinda mayismisken. sobaya ne en yakin ne de en uzak noktasinda oturmayi sever kendi yeri vardir rahatça mayistigi, hayal kurdugu. odun bitince sobaya odun getirmek erkek isidir baba cikmiyorsa erkek cocuk cikar o sogukta, karanlikta bahceden odun almaya.
    (bkz: selam olsun o gunlere)
  • arkadaşlar selam,

    geliştirdiğimiz ileri algoritma sayesinde sobalı evde büyümediği halde sobalı evde büyüme geyiğine iştirak eden yazarları bir süredir yakından takip ediyoruz. ip'lerini ve adreslerini öğrendik. bu çalışmalar esnasında aldığımız geri bildirimler sayesinde 80ler sonu ve 90lar başındaki ismini bile hatırlamadığı çizgi filmler hakkında laklak yapan şahısları da birer birer tespite başladık.

    çok yakında açacağımız internet sitemizden, çok cüzzi rakamlar karşılığında, webcam karşısında oturtacağımız bu insanlara canlı olarak istediğiniz neredeyse her işkenceyi yapabileceksiniz. çeşidimiz bol, aletlerimiz sağlık bakanlığı onaylı. sistre zımparasından tutun, dişçi mengenesine kadar geniş bir skalamız var.

    erken üye olun neşeye erken katılın!
  • başlığı görünce;
    -sobanın aşırı ısıtmasıyla odanın kapısını açmak, akabinde balkanlardan gelip bizim hole yerleşmiş olan soğuk hava dalgasını anında hissedip kapıyı 10 saniye sonra kapatmak.
    - yemeklerin sobanın üstünde pişirilmesiyle odanın yemek kokması.
    - her daim sıcak su olduğundan sürekli çay içmek.
    - sobaya odun almak için dışarıya çıkmak ve çıkarken üşenildiği için üste birşey alınmadığından kıçın donması.
    - sobanın fırınına bütün patates atmak ve bu patatesleri pekmeze sürerek yemek.
    - yeni gelen misafirleri hemen sobanın yanına bir minder atıp oraya oturtmak
    - sürekli sobanın altında uyuklayan miskin kediyi rahatsız etmek.
    - saba tüttüğü zaman odanın içerisinin dumanla dolması,dumanın gitmesi için kapıyı açmak fakat içeriye soğuk geldiği için kapıyı kapatıp dumanla bereber oturmak ardından gözlerin yanmasıyla tekrar kapıyı açmak.
    - küçük olduğunuz için sizin sobalı odada yatmanıza izin verilmesi ve sabah sobayı yakmaya gelen babanın gürültüsüyle uyanmak.
    gibi çocukluğuna dair güzel anılar aklına gelen çocuktur.
  • sobanın üzerine bırakılan tükürüğün kıpraşmasını izlemiş çocuktur.
  • amerikan dizilerini, filmlerini izlerken dışarıda lapa lapa kar yağmasına rağmen amerikan halkının evde t-shirtle dolaşmasına anlam verememiş çocuktur.
  • geceleyin yorganı sımsıkı örtmüşken, soba da az ötede çıtır çıtır yanarken, yattığı yerden sobadan tavana yansıyan turuncu ışığın tavanda dans edişini izlerken, türlü türlü hayaller kurarak uyuyakalmış çocuktur.
  • sobanın üzerindeki çaydanlığın suyunu sobanın üzerine damlatıp, o damlaların deli gibi hareket etmesinden zevk alır.

    kendimden biliyorum.
  • kışın odası yerine sobalı odada uyuyan çocuktur.

    kıyafetlerini giymeden önce soba borusunda ısıtan çocuktur.

    banyodan sonra soba başında giyinmek isterken bir yerlerini yakmış olan çocuktur.

    sobanın üzerine kolonya dökerek alev denemesi yapmış çocuktur.

    annesi soba silkeledikten sonra boruları tutarak annesine yardım eden çocuktur.

    annesi evde yokken, soba sönmesin diye sobaya tahta, kömür taşımayı görev bilmiş çocuktur.

    soba sıcaklığının anlamını bilen çocuktur.
  • sobanın borusunda bulunan, çamaşır kurutma tellerine asılı olan okul önlüğünün kurumasını beklemiş çocuktur
  • üzerine tükürüp izleyen, yediği tüm mandalin kopuklarını üstüne koyan, içine bir şeyler atıp yanışını izleyen, plastik malzemeleri yapıştırıp şekil veren ardından anne tarafından azar yiyen, banyodan çıktıktan sonra kafasını sallayıp düşen su damlalarının sesini dinleyen, üzerinde kestane yapıldığında sabırsızlanıp yarı çiğ yarı pişmiş yiyen, sobaya en yakın yerde uyuyakalan, kısacası o huzur dolu sıcaklığı yaşamış çocuktur.