şükela:  tümü | bugün
  • karlı bir pazar sabahı... çay demlenmiş, sobanın üzerine alınmış. bir yandan ekmekler kızarıyor, mis gibi bir koku... annem buz gibi mutfaktan çilek reçeli, zeytin, peynir, haşlanmış yumurta, tereyağı olan tepsiyi alıp geliyor. yer sofrası için birer minder alıp oturuyoruz tepsinin yanına. annem çayları koyuyor soğuk bardaklara. soba çıtırtısı, ekmeğinkine karışıyor... akşam olunca da babam banyo sobasını yakar, sıcacık banyo sonrası saçlarımı sobanın yanında tarar ve kuruturdum. gece ağır yün yorganların arasında şu an özlemini çektiğim deliksiz uykulara bırakırdım kendimi...
  • üstünde banyo için su ısınırdı, borusuna çamaşır asacağı takılıp çamaşır kurutulurdu ve en güzeli de yağmurlu günlerde okuldan gelirken ıslanan ve içine su alan kalitesiz ayakkabım kurutulurdu yanında. teşekkürler altının kapağını açınca çıldırmış gibi yanan yavuz 2 sobamız
  • bilen bilir, romantizm yapılacak şey değildir. eksileri çok daha fazladır.
  • sabah okula gitmeden önce o buz gibi sabah soğuğunda kömürlüğe inip kovayı kömürle doldurup asansörsüz apartmanda merdivenden eve çıkarmış ve annesinin hayır dualarını alıp -yürüyerek- okulunun yolunu tutmuş kişidir.
  • hayatımın sadece iki yılı sobasız bir evde geçti.bunun dışında hep sobalı bir evde yaşadım, hala yaşıyorum.hala o alevlerin tavandaki dansını izleyerek ve hayal kurarak uykuya dalmayı çok seviyorum.
  • arkadaşlar sobayı gerçekten özleyen varsa bi zahmet çatıdan odun getirip bizim sobayı yaksın.evde mont ile duruyorum soğuktan
  • banyodan çıktıktan sonra sobanın yandığı odaya geçerken ki o koridorda donarsın ve koşar adımlarla odaya girersin, sobanın başına geçersin ve saçından sobaya düşen su damlacıkları fokurdar ve ses çıkarır. güzel zamanlardı ama koridorun soğuğu güzel değildi.
  • ayni zamanda buz gibi havada kapinin onundeki komur yiginini kovalara doldurarak komurluge taşımış sozluk yazarıdır. bazı yıllar 50 ser kiloluk torbaları da sürükleyerek tasimisligi vardır.
  • adam bir hafta yaşamış hayat hikayesi gibi anlatıyor ben 25 yıl yaşadım yine de yaşarım. çocukluk özleniyor.
  • ilk atandığım yerde ne doğalgaz ne kalorifer vardı. sobayı yaktığınızda ev 60 derece olur, sabaha karşı söner. uyandığınızda giyinirken gömlek sırtınıza yapışır. zaten bu evlerde duş almak büyük bir işkencedir. hala yaşadığım yerde doğalgaz yok ama kalorifer bile büyük nimet. soba hiç öyle romantizmi yapılacak bir şey değil.