şükela:  tümü | bugün
  • yanik kestane, mandalina kabugu kokusu, fokurdayan caydanlik, huharca ziplayan kolonya baloncuklari, tele asilan camasirlar, is kusan suba, vucutta minimum 1 soba yanigi ve nicelerini deneyimlemis yazar(kimi hala caylak).
  • annem kardeşimin oyuncak kamyonunu tamamen söndüğünü sandığı sobanın üstüne bırakmıştı evden çıkarken. bi geldik eve sadece kasası kalmış kamyonun çocuk ağla ağla helak oldu( tek oyuncağı olduğundandı sanırım). sonra kamyonun kasasıyla oynuyo altında kamyon var zannedip kasayı sürüyo hınnn hınnnn sesler çıkarıyo yükle boşalt falan ama baya mutlu kerata:)) yıllar geçti şimdi annemin o zaman olduğu yaştayım bakıyorum da ne soba kalmış ne de sadece kamyon kasasıyla oynayıp mutlu olabilen çocuklar
  • günün birinde bundan dahi prim yapılacağı aklımın ucundan geçseydi çükümün sobaya yapıştığı resimlerimi saklardım sözlük.

    kızlar telaş yapmasın küçük arthur çok iyi durumda ve yanık lekesi de yok.

    t:(bkz: bir dönemler zengin olmadığının farkında olan sözlük yazarları.)
  • leblebi de yapılır sobanın üstünde.
  • soba külüğündeki patates, tutunca eli yakan döndürmeli soba kapağı, kapağı açınca dökülen kül, külü görünce kızan anne sesi, kaynayan güğüm, borudaki çamaşır askılığı, askılıktaki önlük, hayallerdeki günler.
  • elinde nasıl olduğunu bilmediği bir yanık izi vardır.
  • ayni zamanda buz gibi havada kapinin onundeki komur yiginini kovalara doldurarak komurluge taşımış sozluk yazarıdır. bazı yıllar 50 ser kiloluk torbaları da sürükleyerek tasimisligi vardır.
  • sabah uyandığında evin içinde duman ve is kokusunun olma ihtimali muhtemel yazardır. baca çekmemiştir, soba geri basmıştır. yapılan müdahale sonucu bacadan kurumlar akmış koltuk batmıştır. mutlaka kömürlüğün rutubet kokusunu içine çekmiş olan yazardır.
  • karlı bir pazar sabahı... çay demlenmiş, sobanın üzerine alınmış. bir yandan ekmekler kızarıyor, mis gibi bir koku... annem buz gibi mutfaktan çilek reçeli, zeytin, peynir, haşlanmış yumurta, tereyağı olan tepsiyi alıp geliyor. yer sofrası için birer minder alıp oturuyoruz tepsinin yanına. annem çayları koyuyor soğuk bardaklara. soba çıtırtısı, ekmeğinkine karışıyor... akşam olunca da babam banyo sobasını yakar, sıcacık banyo sonrası saçlarımı sobanın yanında tarar ve kuruturdum. gece ağır yün yorganların arasında şu an özlemini çektiğim deliksiz uykulara bırakırdım kendimi...
  • kırmızı yanaklarını hiç unutmamıştır.