şükela:  tümü | bugün
  • leblebi de yapılır sobanın üstünde.
  • soba külüğündeki patates, tutunca eli yakan döndürmeli soba kapağı, kapağı açınca dökülen kül, külü görünce kızan anne sesi, kaynayan güğüm, borudaki çamaşır askılığı, askılıktaki önlük, hayallerdeki günler.
  • elinde nasıl olduğunu bilmediği bir yanık izi vardır.
  • ayni zamanda buz gibi havada kapinin onundeki komur yiginini kovalara doldurarak komurluge taşımış sozluk yazarıdır. bazı yıllar 50 ser kiloluk torbaları da sürükleyerek tasimisligi vardır.
  • sabah uyandığında evin içinde duman ve is kokusunun olma ihtimali muhtemel yazardır. baca çekmemiştir, soba geri basmıştır. yapılan müdahale sonucu bacadan kurumlar akmış koltuk batmıştır. mutlaka kömürlüğün rutubet kokusunu içine çekmiş olan yazardır.
  • karlı bir pazar sabahı... çay demlenmiş, sobanın üzerine alınmış. bir yandan ekmekler kızarıyor, mis gibi bir koku... annem buz gibi mutfaktan çilek reçeli, zeytin, peynir, haşlanmış yumurta, tereyağı olan tepsiyi alıp geliyor. yer sofrası için birer minder alıp oturuyoruz tepsinin yanına. annem çayları koyuyor soğuk bardaklara. soba çıtırtısı, ekmeğinkine karışıyor... akşam olunca da babam banyo sobasını yakar, sıcacık banyo sonrası saçlarımı sobanın yanında tarar ve kuruturdum. gece ağır yün yorganların arasında şu an özlemini çektiğim deliksiz uykulara bırakırdım kendimi...
  • kırmızı yanaklarını hiç unutmamıştır.
  • her daim hatırımda olan ve hüzünle yad ettiğim günler.
  • banyodan çıktıktan sonra sobanın yandığı odaya geçerken ki o koridorda donarsın ve koşar adımlarla odaya girersin, sobanın başına geçersin ve saçından sobaya düşen su damlacıkları fokurdar ve ses çıkarır. güzel zamanlardı ama koridorun soğuğu güzel değildi.
  • özlediğim zamanlar , dönmek istediğim zamanlar .. okuldan geldikten sonra hemen sobanın yanına geçer önce ellerimi ısıtırdım ve tabii kızaran burnumu :) sonra da çantamı montumu falan çıkarırdım . yemeğimi de sobanın yanında ,televizyonda koçum benim olurdu çok severdim onu izleyerek, yerdim . hayatımızın zor yanları da vardı o zamanlar ama benim için zorluklarına rağmen en güzel zamanlardı . sobanın yerini kalorifer -doğalgaz aldı , koltuklar , televizyon .. birçok şey değişti , eski eşyaların yerini daha iyileri , yenileri , güzelleri aldı . ama güzelleşen eşyalardı hayatımız değil . evet daha konforlu yaşamaya başladık ama benim en güzel zamanlarım sobanın yanında geçti , kalorifer peteğinin değil , bahçede toprakla oynayarak,babamla beraber ektiğimiz çilekleri toplayarak , kiraz ağacının dallarında oturup gökyüzünü izleyip hayal kurarak geçti tabletle oynayarak değil . küçükken ne kadar şanslı olduğumun farkında değildim , büyüdükçe anladım ve özledim ..