şükela:  tümü | bugün
  • kadikoyde rihtimda geceleri soguk sandvic yapip satan sahsiyet. arabasinda asker yazmaktadir.
  • zirvesi bile yapilir bunun.
  • istanbul atatürk fen lisesinin iyi kalkındırdığı sandviççi. gece okuldan kaçıp da buraya uğramayana salak gözüyle bakılırdı. o öküz doyuran yarım ekmek soğuk sandviçini yemeyeli 2-3 yıl oldu ve burnumda tütüyor şu an.
  • soğukçu çağlar adıyla da bilinir. adam parametre ile çalışıyor. tatlı veya tuzlu demeniz yetiyor. sonra gelsin kaloriler.
  • kadıköy rıhtımda bulunur, ismi asker olup orada 24 yıldır hizmet vermekte. ismini duymuştum fakat ilk defa gitmek 3 gün önce nasip oldu.

    -zeytin ezmesi
    -acılı ezme
    -püre
    -beyaz peynir
    -kaşar peynir
    -sucuk
    -pastırma
    -kavurma
    -yumurta
    -biber
    -domates
    -salatalık
    -tereyağı

    aklıma gelmeyen bir kaç malzeme daha olabilir. fakat bu abinin diğerlerinden bir farkı var. zaten 10 lira tutan hesaba 10 lira versen yeter diyip kaypaklığını gösteren esnaflar gibi değildir, bol bol koyar. çiğdir ve inanılmaz lezzetli, müşteri profili de oldukça geniş. tabi bir de çay ocağı var yanında yine, evde içemediğim çayı orada içiyorum. yarım ekmek için 8 tl, sonrasında tercih ederseniz atom adını verdiği bir tatlı da var o da 7 tl.
  • kendisiyle bundan 7 sene önceden tanıştığım nam-ı diğer soğukçu çağlar. gece geç vakit lise yurdundan kaçarak kadıköye bu yarım ekmek arası çiğ gıdaları yemeye gelirdik. lise arkadaşlarımla nostalji anısı olmasına ek olarak orada buluşmalar düzenleme çalışmalarımız da olmuyor değil.

    ayrıyeten kadıköye ısrarla götürebildiğim tüm arkadaşlarıma da soğuk yedirmeye çalışırım. deneyip beğenmeyen olmadı. denemeden "ben onu yiyemem ki"ler mevcut.

    kadıköydeyseniz, saat 19.30 ile 05.00 arasındaysa uğrayıp yiyebilirsiniz. alkol sonrası da güzel olur öncesi de. ayırt etmem. yanında büyük bardak içilmesi tavsiye edilir.
  • kendisiyle yaklaşık bir 10-11 sene evvel ilk ve son kez tanıştığım mekanın sahibidir. hatta mekanın kendisidir.

    anadolu yakası'ndaki arkadaşların bitmek bilmeyen reklamına daha fazla dayanamayıp teslim-i silah eyleyerek bir cuma (veya cumartesi) gecesi saat 12 sularında boğaz köprüsü trafiğine girmeye karar verdik. aslında karar verdiğimiz şey köprüden geçerek "karşıya geçmek"ti; ama gecenin o saatindeki trafik, emelimize biraz geç ulaşmamıza ve sabırsızlık katsayımızın 90'lı yıllar enflasyonu gibi yükselmesine sebep oldu.

    ne yiyip içtiğimizden daha önemlisi (çünkü bunlar diger yazılarda kolaylıkla öğrenilebilir) bu adam hakkında türetilmiş ve doğruluğundan emin olamadığımız şehir efsanesi kıvamındaki rivayetlerdi. birkaçını aşağıya yazmayı tarih karşısında kendime vazife bilirim:

    - bu adam sadece geceden sabaha kadar çalışıyor ve hesaplarıma gore ayda en az 5-10 milyar kazanıyormuş.(tl'den altı sıfırın atılmadığı seneler...)

    - biliyor musunuz, buradan kazandığı paralarla oğlunu (bir rivayette çocuğunu) amerika'da okutuyormuş.

    - mit ajanı bu ya (tanıdık geldi değil mi? bizde de başarılı veya sevilmeyen birisiyle alakalı hemen "cia ajanı bu" yaftası hazırdır).

    - adam, civardaki okul ve dersanelerin hepsinin öğretmen kadrosunu biliyormuş (ajanlıktan olsa gerek).

    ............

    ne olursa olsun, işini hakkıyla yapan, mesleğine saygılı birisiydi gördüğüm. şimdilerde hala aynı tezgahta çalıştığını öğrenince üniversite yıllarına gittim bir kez daha. ilginçtir ki, her başarılı girişimcinin bir taklidinin çıktığı piyasada, bu adamın taklidinin olmaması, varsa bile aslı kadar meşhur olamaması, ilginç bir sosyolojik hikayedir.

    hayatımdan giden iki-üç saate yanmadığım bir eser yapmıştı/yapıyor kendisi. şiddetle tavsiye edilir.
  • (bkz: garde manger)
  • 2003 'te burası için girilen entry'e bir düzeltme yapalım. arabasında asker yazan soğukçu "asıl" soğukçu değildir. kendisi 3-4 yan sokakta bulunan ikinci sırada kalmış benzeri bir yeri işletiyor. hala var mı bilmiyorum.

    mekanın ana ürünü soğuk. ben ilk gittiğimde bir adet soğuk'u 3.5 - 4 liraya yiyebiliyorduk. şimdilerde 11 lira olmuş diyorlar. soğuk yaptırırken her kombineyi yaptırmanız mümkün ama yumurta ile amerikan salatasını çağlar aynı sandviçe asla koydurmaz, ısrar etmeme rağmen koymamışlığı var. burada soğuk haricinde atom diye bir ürün daha var, tatlı bombası diye özetleyebileceğim malzemelerden yapılır. atom'u eve paket yaptırıp, bir sonraki gün kahvaltı olarak kullandığım çok olmuştur, tavsiye ediyorum. soğukçunun karşısında soğukçu çağlar'ın babasının işlettiği kebapçı vardır, her türlü yan ürün oradan gelir. çay istersiniz, ayran istersiniz, hatta sandviçi bırakıp dürüm istersiniz, künefe istersiniz, hepsini getirirler. kazık bir fiyatlandırma da yapmazlar. bayadır yemiyorum, bayadır gitmiyorum fakat şiddetle öneriyorum. bilmeyen arkadaşlar için kadıköy'de inanılmaz leziz bir sürpriz. gidin, deneyin.

    çağlar ekşi'ye entry yazdırmayı çok sever, eskiden merhum lead guitar'ın entryleri vardı burada, niye bilmiyorum silmiş. o kadar senenin ve o kadar sandviçin hatrına bir entry de ben girmiş olayım. çağlar efsane adamdır, yıllar sonra birini gitsin alsın diye yolladığımda yediğim sandviçin kombinasyonunu hatırlayıp sandviçi alan arkadaşa beni sormuşluğu vardır. gönderdiğim çocuk yanıma geldiğinde şok olmuştu resmen. son bir not, ara sıra çağlar'ın babası tezgahın başına geçer. eli çağlar'a göre çok daha boldur, kavurmaları küçük parçalara ayırarak koyar. onu tezgah başında görürseniz kaçırmayın, iki tane alın.