şükela:  tümü | bugün
  • 22.5 derece sertliginde, sek icilen bir kore ickisi. isin raconu kucuk bardakta tek dikiste icmektir. dikkatle icilmelidir zira soju sisede durdugu gibi degildir pek.
  • tadi sake'ye biraz benzer ama daha serttir. cok cabuk kana karisir, hizli icilirse fena carpar. bu da sake gibi pirincten imal edilir.
  • kore lokantalarında porselen çaydanlıklarda ikram edilen, isteğe göre içine salatalık rendelenen sert uzakdoğu içkisi.

    edit: bira ile karıştırınca tadı biraz daha iyi oluyor.
  • bu gun anladım ki; ''gariban tekilası''...
  • dunyanın en guzel ıckılerınden bırısı. ıcımı cok kolay ama adamı fena carpıyor.
  • çaktırmadan çarpan içki. raconu vardır. ast kişi, üstüne soju ikram ederken şişeyi iki eliyle tutmak durumundadır (üste bir şey verilirken iki elle tutmak her daim şart, o ayrı). üst kişi de şişeyi tek eliyle tutarak astının bardağını doldurur. üstü tarafından bardağı doldurulan ast, fondip yapmak durumundadır. “gambe” denir, kafalara dikilir, olaylar gelişir.
  • bu satırları yazarken etkisinde kaldığım, aç karnına 1 şişesinin bile etkili olduğunu gördüğüm, şekerli bir tadı olan, racona göre tek başına içilmemesi gereken ancak kafam bozuk olduğu için çereze bile ihtiyaç duymadan bir çırpıda yuvarladığım, kore'nin yerel içkisi.
  • acinin bol oldugu kore yemeklerinin yaninda su gibi tukettiginiz ve ne zaman carpildim lan ben diyebileceginiz hizda adami carpan princ likoru.
  • koreli arkadaşın evinde poker partisinde geldi masaya. son masaya kalıncaya kadar agzıma sürmedim. sonra nasıl olsa son masadayız diye bir iki tane salladım. tadı çok hafif geldi. 20 dakika sonra heads up'a kaldığımı hayal meyal hatırlıyorum zaten kaybettim. çok fena da baş ağrısı yapıyor ertesi güne.
  • daytime drinking (naj sul) adlı kore yapımı film izlendiğinde hakkında epeyce bilgi sahibi olunabilecek içki.