*

şükela:  tümü | bugün
  • şizofreniyi tedavi etmek için kullanılan yöntemlerden biri.
  • kafasina saksi du$erek hafizasini kaybeden birinin kafasina yine saksi ya da e$deger etkiyi yapabilecek bir nesne ile vurma olayi.
  • (bkz: fitil)
  • (bkz: akapunktur) - allahtan giren cikan bir kac igne sadece.
  • tezer özlü'nün ''çocukluğun soğuk geceleri'' isimli kitabına konu olan, işkenceden hallice tedavi yöntemi. tezer özlü şoka maruz bırakılmış bir insan olarak çektiği acıyı, şokun yaşattığı insanın içini yakan ızdırabı, modern tıbba lanetler okutturan bu yöntemi kusursuz bir dille anlatır. uzman değiliz. her işin ehline saygımız var ancak şok tedavisi tedavi etmekten öte öldüren, hasta olarak anlatılan insanı ayaklı bir ceset haline getiren, hayata ilişkin tüm güzellikleri algılamasının yolunu kapatan, bir cezalandırma yöntemi.

    tıbben gerekli bir tedavi mi? bilmiyorum ama insanlık adına karşı çıkıyorum şok tedavisine. dünyanın çeşitli ülkeleri bu tedaviyi insan haklarına aykırı bularak yasaklıyorsa bir nedeni var. o neden ''insan'' olmanın erdemiyle alakalı. eternal sunshine of the spotless mind misali bir hafıza silinmesi değil şok tedavisi. iyiyi bırakıp kötüyü uçuran bir yöntem hiç değil. iyiyi, kötüyü, eskiyi, yeniyi, canlıyı, cansızı yok eden adeta hasta olarak adlandırılan kişiye canlı cenazeye çeviren sistemli bir işkence metodu. düpedüz anılara ve bu insanların hayatına atılmış bir reset şok. hatta topyekün fişi çekiş. finito. the end. birileri geliyor ve tüm hafızanızı, beyninizi, ruhunuzu, algılarınızı şokluyor. bunun adına modern tıp diyorlar.

    reguiem for a dream speed zayıflama haplarıyla, televizyonun big brother temalı marketing stratejilerinin arasına sıkışan yaşlı anne örneğini, şok cezalandırmasını kullanarak sonlandırmıştı ve ken kessey daha sonra jack nicholson'un mükemmel performansıyla guguk kuşu olarak sinemaya uyarlanan kült romanı one flew over the cuckoo's nest isimli eserinde, buz gibi soğuk koridorlardan yankılanan işkence çığlıklarını, şok tedavisi yöntemiyle somutlaştırmıştı. guguk kuşunda şok demek ölmek demekti.
  • çoğu zaman plasebo etkisinden yararlanmak için kullanılan bir tedavi yöntemi.
  • [şok tedavisinden daha iyi: "annenden nefret etmen için izin veriyorum sana." "ondan nefret ediyorum doktor*." işte bu yüzden müthiş hissediyorum. anaerkilliğin yapmacık birlik-beraberliğinde, insanın annesinden nefret etmek için izin alması zordur, hele de inandığı bir izin alması.] sylvia plath - the journals of sylvia plath

    (bkz: ekt), ect, elektroşok