şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: levent bulut)un bugün köşesinde izah ettiği durum.

    kaynak: https://www.gunboyugazetesi.com.tr/…nmaz-3994yy.htm

    üşengeçler için:

    izlediniz mi bilmiyorum sosyal medyada koronavirüs salgını sürecinde en çok vakanın ve can kaybının görüldüğü italya'dan çok paylaşılan bir video var. ülkenin delia beldesinin belediye başkanı gianfilippo bancheri'in söyledikleri dünyada gündem oldu. öyle ki görüntüler kısa sürede birçok ülkenin ana haber bültenlerinde bile yer aldı.
    ***
    videoda halkın tüm uyarılara rağmen sokağa çıkmasına sinirlenen bir başkanın sitem dolu sözleri duyuluyor. "her şey düzelecek" yazan posterler hazırlamanın, salgının önüne geçmek için yeterli olmayacağını söyleyen bancheri, kendine has üslubu ile durumu halka şöyle anlatıyor:

    "gerekli şeyleri almak için 10 günde bir alışverişe çıkmamız gerekirken, her şey normalmiş gibi her gün alışverişe çıkarsanız her şey nasıl güzel olacak.

    sigara içiyor olabilirsiniz, bu beni ilgilendirmez ama bir çıkışınızda bolca sigara almak yerine her gün sigara almak için markete giderseniz içinde bulunduğumuz durum nasıl düzelecek?
    size evde kalmanızı söylediğim halde her gün istasyona gidip benzin alırsanız nasıl düzelecek?

    evinize kuaför çağırıp saçınızı yaptırmaya devam ederseniz durum nasıl iyileşecek?
    bu durumda saçınızı yaptırmanın ne anlamı var?
    hepiniz koşu yapmak için dışarı çıkarsanız durum nasıl düzelecek?
    ***
    herkes çok stres altında oluğunu söylüyor.
    20 yıldır düzenli olarak koşuyorum.
    şehrimizde toplasan 20 koşucu vardı.
    şimdi ne oldu da hepiniz koşmaya bu kadar hevesli oldunuz?
    koşmayı bu kadar mı seviyorsunuz?
    en son ilkokulda koşmuşsunuzdur herhalde.
    şimdi niye koşuyorsunuz?
    ***
    bugün pazar, birçok insan barbekü yapmak için dışarı çıkmış.
    barbekü!
    siz benimle dalga mı geçiyorsunuz?
    ***
    bir de evlerinde parti yapan insanlar var.
    daha bugün gidip onlara engel olmak zorunda kaldım.
    'biz sağlıklıyız, aynı apartmanda yaşıyoruz' diyorlar.
    virüs böyle yayılır işte.
    evde kalmak demek ailenle evde kalmak demektir, komşunla evde parti vermek değil.
    ne zamandan beri komşularımıza bu kadar düşkün olduk, onlarla bu kadar yakın olduk.
    bazıları 'her şey güzel olacak' posterleri hazırladıklarını söylüyor. bir poster yapmak için 20 kişi bir eve doluştunuz. virüs işte bu şekilde yayılıyor."
    ***
    işte başkanın sözleri böyle... sizce haksız mı?
    görüyorsunuz işte italya da olsa, ingiltere de olsa türkiye de olsa fark etmiyor.
    maalesef salgını ve virüsü ciddiye almayan büyük bir kitle var.
    devleti yönetenlerden; ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan sürekli uyarılar gelmesine rağmen, 'bana bir şey olmaz' ya da 'zaten günün birinde ölmeyecek miyiz' diyen büyük bir kitle tedbirleri umursamıyor.
    ***
    oysa anlamadıkları, bu virüs sadece kendileri için değil, aileleri ve sevdikleri için de çok tehlikeli.
    müthiş bir hızla yayılıyor.

    ülke idarecileri haklı olarak tedbir alıyor ve bu önlemleri arttırarak devam ederken sürekli söyledikleri ise "evde kal" söylemi oluyor.
    ama neye yarıyor?
    ***
    tedbirlere uyan da var, umursamayan da...
    en ufak bir sağlık sorununda "bir şey varsa sevdiklerime bulaştırmayayım" diye hastaneye koşan da var, karantinadan kaçan da...
    korkan da var, tatil olarak gören de var...
    ***
    böyle tehlikeli bir virüse rağmen insanlarda bilinç yok. bu yüzden çeşitli ülkeler sert tedbirler almak zorunda kaldı. ama en sert tedbiri salgının ortaya çıktığı çin gösterdi. daha ilk vakalar olmaya başladığında anda o bölgeyi karantinaya alıp sokağa çıkma yasağı uyguladı. insanları evlerinde durmaya zorladı.
    droneler ile denetim yapıp dışarıda olanları tutukladı. bu sayede salgın diğer bölgelere sıçramadan önlendi.

    oysa virüsü ciddiye almayan, vatandaş ne der oy kaybederiz korkusuyla gevşek tedbir uygulayan, yasakları antidemokratik bulan ülkeler, acı bilançolar sonucunda birer birer önlemleri sıkılaştırıp nihayetinde sokağa çıkma yasağı ilan ettiler.
    ***
    ne yazık ki ülkemizde sokağa çıkma yasağı getirilmezse önlemler hep eksik kalacak. zira insanlarımız bilinçsiz...
    şöyle bir bakın; yurtdışından gelip kendini karantinaya almayan, evde kalmak çok sıkıcı, hava güzel deyip kendini dışarı atan, çoluk çocuğu alıp misafirliğe giden, hasta ziyaret edip sahillere akan, hastaneden kaçan, tedbirlere uymak yerine bize bir şey olmaz diyen milyonlarca insan var…

    bu kitleyi de ricayla, minnetle evde tutmak mümkün değil...
    yerli ve milli aşı üretimi yapan refik saydam hıfzısıhha entistüsü'nü kapatıp, avuç dolusu parayla dışardan aşı alan ve bu salgın karşısında çaresizce aşı entitüsü kurmak zorunda kalan yöneticilerimiz, umarım sokağa çıkma yasağı için de on binlerce kişinin enfekte olmasını beklemez....
  • katıldığım bir tespit.
    hem de hiç vakit kaybetmeden, bu gece yarısı olmalı.
    şimdi arıyorum yetkilileri ve tavsiye kararımı iletiyorum.
    bu gece o yasak çıkarsa benden bilin gençler.
  • bir hakikat. avrupa’da örnekleri mevcut. yazıda da durum anlatılmış. bir üstteki yazar gibi bilinçsiz olan ilin goygoyunda olan milyonlar var. bunlarla bu virüse karşı mücadele yetersiz kalır.
  • kesinlikle en az 14 günlük sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli ki tüm vakalar tespit edilip, salgın kontrol altına alınabilsin. çalışması gereken işyerleri yine çalışsın, dönmesi gereken çark yine dönsün, lakin ben sabah 7'de işe giderken, aynı saatte oltasını alıp balık tutmak için yola çıkan tek beyin hücresi kalmış insanlar için sokağa çıkma yasağı uygulansın.bu süreçte savunduğum ve çok mantıklı olduğunu düşündüğüm bir uygulama şekli;

    -çalışması gereken kurum ve kuruluşları belirle,
    -mobil bir uygulama ile kontrol edilebilecek, her işyerine ayrı karekod üret,
    -bu işyerlerinde çalışanlar sokağa çıktığında, kolluk kuvvetlerine mobil uygulama üzerinden çalışma saat aralağını ve bu saatlerde sokağa çıkabileceğini belgelesin.
    -evde kalan vatandaşlara da, yine e devlet üzerinden, gıda alışverişi yapabilmeleri için sokağa çıkma izni başvuru sekmesi yap,
    -onlar içinde mobil karekod üretilsin ve alışverişe gideceği market ve saati devlet belirlesin. bu sayede yoğunluk ve temas riskini minimize et.
    -alışveriş için başvuru zaman aşımını 3 günde 1 yap ama en az 7 günde 1 çıkılmasını şiddetle tavsiye et.
    -sanal işlemleri yapamayacak vatandaş için ise 183 no'lu telefon aransın, ilgili belediye çalışanları özellikle yaşlı vatandaşların gıda ihtiyaçlarını kapısına götürsün.
    -izni olmadan sokağa çıkana ise, eklenecek bir kanun maddesi ile 5-10 bin tl arası ceza kes. bak bakalım çıkıyor mu sokağa.

    basit bir düzen, etkili sonuç.

    mangalcılar, balıkçılar, koşucular, ben sağlıklıyımcı aptallar, yaşlıların hastalık taşıdığı düşüncesine kapılmış salaklar, gençlerin risk oluşturduğunu idrak edememiş, ölçsen akıl yaşı 3'ü geçmeyecek sığırlar bu sayede sokağa çıkamayacak. bu saydıklarım riskin %90'ını oluşturduğundan, bu süreçte yeni vaka sayısı neredeyse sıfır seviyesine gelecektir.
  • konuyla ilgili yazıda da aynısından bahsediliyor; herkes bireysel takılıyor, herkes çıkarcı. bu durumda ben bile! her gün bir ihtiyacımız bir şeyimiz için dışarı çıkıyoruz ve böyle giderse bu durum bitmeyecek.
  • sokağa çıkma yasağının gerekliliği; bilim kurulu tarafından, devlet büyüklerimiz tarafından biliniyor olsa da, yaklaşmakta olan ekonomik çöküş göz önünde bulundurulduğunda ilan edilmesinin mümkün olmadığı gün gibi ortada olan gerçektir.
  • bor pazarının gecmesi hadisesi...
  • sokağa çıkma yasağı şarttır. bilinçsiz insnalar ve bize birşey olmazcılar varken bu yasak şarttır. tabii ki de çıkmayacak bu yasak. çünkü ekonomiyi finanse edemeyecekler. kasa tamtakır. ihtiyat akçesi yerel seçimlerde kullanıldı. para yandaşın cebinde. ee ülkenin bir kısmı akıl yoksunluğu, tapınma bollluğu içinde olduğu sürece enfekte oranı gün geçtikçe artacak.
  • herkes 14 gün evinde kalirsa, durumu kötülesenler hastaneye yatarsa bu sorun sadece iki haftada cözülür.

    iki hafta sonra hastanelerde yer kalmadiginda, saglik personeli ve ekipmani yetersiz kaldiginda ilan edilecek bir yasak ölüm sayisini misli misli arttiracaktir.
  • oecd istatistiklerine göre her şeyde dünya sonuncusu olduğumuz için, bunda da en fazla vakanın göründüğü ülke olana kadar böyle bir yasağın gelmesini sağlamayacaklar kanımca.