şükela:  tümü | bugün
  • sokağa tüküreni uyarmakla aynı kefeye girer ki ülkemizde henüz bazı şeyler oturmamış olduğu için pek tavsiye edemeyeceğim girişim.
  • bugün, bu memlekette toplum olarak ruh hastası olduğumuzu iyice anlamış olduğum sinir bozucu hadise.

    bostancı'da iki kadın içtikleri pet şişeyi yere atma suretiyle yürümeye devam etti. yerden alıp "pardon yere düşürdünüz" diye geri verdim. demediklerini bırakmadılar küfürlerle. yaşlarından ötürü "çocuklarınızın yaşayacağı yeri düşünün bari" dedim.terbiyesiz, izansız olan ben oldum. tam minibüse binecekken çöp kutusu hemen orada olmasına rağmen dibine yere attılar. arkadan da bağırdılar, "bak kızım ne yapıyorum" diye minibüsten inip pet şişeyi alıp çöpe attım."aferin al al" diye hala söyleniyorlardı. uğraştıkları kafalarının bastığı bu çünkü... güç mücadelesi olarak algılıyorlayabiliyorlar ancak. üzülerek söylüyorum türk toplumunda artık vahşi batı kuralları geçerli.

    bir arkadaşıma anlattığımda da bana söyledikleri daha da içler acısı bir gerçeği yansıttı. ''ben erkek olarak bunu bir erkeğe yapsaydım, bildiğin bıçaklanma riskim var'' dedi. ki kesinlikle doğrudur. an itibariyle durum budur arkadaşlar.

    o yüzden bir pet şişe, bir ağaç deyip geçmemek lazım. bir pet şişenin sokakta oluşturduğu görüntünün batıni sınırlarında bir toplumun zihniyeti yatıyor.

    not: acele minibüse binmem gerekiyordu. keşke pet şişeyi çöpe atmadan önce bir kere kafasına fırlatmanın hazzını alsaydım. veya fotoğrafını çekip buraya link falan verseydim ne bileyim... içimde kalmış. iyi ki senin gibi annem olmamış kadın. süsü püsü yerinde kafası gidik görgüsüz kadın.
  • az önce annemin içindeki canavarı görmemi sağlayan bir eylem.

    the valide sultan rises. şimdi onlar düşünsün. uzanmış rick and morty izliyordum, en son çocukluğumda duyduğum azar işitme tonajında bir bağırmayla irkildim. 'aha yine ne halt yedim ben' diye düşünürken konunun bambaşka bişey olduğu ortaya çıktı.
    önce esnaf atıyor, ambalaj vesaire. aslında esnaf değil onun adı, başka bişey de neyse. sonra vatandaş çöpü görünce sallıyor poşetleri. akşam oldu mu dağ gibi çöp birikiyor, sokak ulan burası. sokağı geçtim istanbul!150 metre ileride kocaman konteynır var, her yerde var turuncu renkli. ayağınla basıyosun kapağı açılıyor dokunmuyorsun bile. daha ne olsun ? yürüsen ne olur ? şeklin mi bozulur ? ben bu tür bir medeniyetsizliğe tahammül edemiyorum. kaç gündür nöbet tutuyoruz balkonda, güzelce uyarıyoruz ama olmuyor. zabıtayı falan aradı alt komşu. geldiler onlar da tüm esnafları uyardılar. bir kere daha olursa yine arayın cezai işlem uygulayacağız diye tembihlemişler komşuları. bu bilgi önemli, böyle bir sorun yaşıyorsanız zabıtayı arayın, biz sonuç aldık. ısrarcı olun. bimer'e yazdırmayın bana diye çıkışın eğer savsaklıyorlarsa, artık belediyeniz hangi kafada bilmiyorum. bu konuda gayet ciddi bir biçimde bizi hem bilgilendirip hem de takipçi olacaklarını söylediler.

    şimdi anneme "medeniyetin yılmaz savaşçısı" nişanını takacağım. yürü be kadın!