şükela:  tümü | bugün
  • hayatında sadece bir kez bile hayvan beslemiş kişilerin genellikle yaptığı eylemdir.
    rahatsız olan birisi varsa ona kızamam,çünkü eğer hayatında hayvan beslememişse nasıl bir duygu olduğunu anlayamaz.
    hatta küçükken ailesi tarafından sıkça hayvanları sevmemesi konusunda baskıya uğramışsa kimse o insana kızamaz.

    ama rahatsız olan komşum beni nereye şikayet ederse etsin beslemeye devam edeceğim.

    çocukluktan beri hep kuş besledik.hatta küçükken kuşumun yumurtasını yediğimi bilirim.
    sokak hayvanlarına karşı ilgim lisede kedi almamla başladı.
    sokak hayvanlarını aslında sevmezdim,çünkü onlar sokak hayvanıydı.
    ben van kedisi almıştım eve.beyaz renkli.renkli gözlü.
    çok kısa bir süre besledikten sonra sokakta ki her hayvanın böyle iyi bir yerde yaşamaya hakkı var, diye düşünmeye başladım.
    çünkü bir canlı nerede nasıl doğacağına karar veremiyor malesef.

    komşunuz rahatsız olabilir,ama sizi hapse attıramaz merak etmeyin.
    komşunuzla aranızı bozmak uğruna bile olsa sokak hayvanlarını lütfen besleyin.
  • benim de çok besleyesim geliyordu hep, fakat şu an giriş kat bahçeli bir evde oturuyorum ve yukarıdan atılan ıslak ekmekler, yemek artıkları ve bulgurlar(bu ne be!!) benim çamaşır astığım yere geliyor bu bir. kediler yemek yedikten sonra kaka yapma alışkanlıklarına sahipler kokudan camı açamıyorum bu iki. merhametliyseniz camdan atmayın da apartman kapınıza bir tas su bir tabak yemek koyun(ve tabak kullanın evet) bu üç. yani evet biraz düşüncesizce olabiliyor.
  • kötü olay. deli severim bunları ama ben bunları beslicem dedikten sonra bokunu da topla at amk kum koy oraya yapsınlar. apartmanın önündeki beton saksılara çiçek diye koyuyon ama leş gibi kokuyo sinek yapıyo. onun dışında bi sıkıntı yok su da koyarım et de veririm.
  • çok büyük kötülüktür.

    ben bugüne kadar iyilikten rahatsız olan bir insan evladı daha görmedim. sırf bu sebeple rahatsız oluyorsa bırakın rahatsız olsun, sırf bu yüzden siz kötü bir komşu oluyorsanız da dünyanın en iyi kalpli kötüsü sizsiniz demektir.
  • apartmanın birinci katında tek başına yaşayan psikolojik sorunları olan bir teyze var. bi' kedisi var beyaz böyle iri birşey. sürekli apartmanın girişinde bekliyor hayvan kapı açılınca işi çakmış hop dalıyor apartman'a miyavlamaya başlıyor. kadın da bağırıyor: "oğluuum gel geel pisi pisiii" kedi de: "maaaaov" diyye diye yukarı çıkıyor. işi de biliyor hayvan. kapı açılınca dal içeri. sonra teyze çağırınca çık. tamam buraya kadar herşey tamam. fakat bu sevimli kedi apartman'a girince bu sayko teyze kediyi salıyor apartman'a biri açınca kapıyı nasıl olsa çıkar düşüncesiyle kedi belli bir saat kalıyor ve kedi de doğal olarak hayvancağız kakasını yapıyor apartman'a. o da rezalet şekilde kokuyor. bok zaten ennihayetinde tabi parfüm kokmasını beklemiyoruz ama hayvan apartman'a sıçıyor ve kokusu tüm ahaliyi rahatsız ediyor. birde kedi bazen asansör'den çıkıyor ki kalbi oraya bırakıyordum geçen hafta. *

    birde birinci katta ya ablam aşşağıya 2-3 aydır kedi maması atıyor. ama belli yere değil. apartmanın önü boydan boya kedi maması. bir kedi - iki kedi - üç kedi derken kediler orayı mesken etti. her yeri bok götürüyor. hani bende seviyorum besliyorum ama apartmanın karşı tarafındaki kaldırım'da çöp kovasının dibine bırakıyorum ki kimse rahatsız olmasın.

    sizde böyle komşular'a sahipseniz uyarın. kedi sevimli seviyorsun fakat hayvan ennihayetinde çişini ediyor kakasını yapıyor. aranız kötü olmasın komşularınızla. uzakta besleyin sevin onları.
  • komşuların neyden nasıl rahatsız olduklarının anlaşılamadığı durumdur. bu küçücük hayvanın kime ne zararı dokunabilir ki! etrafı kirletenler insanlar. merdivenlere oraya buraya sigara izmariti atan insanın beslenen kedilerden rahatsız olmaya hakkı yoktur. insanların yürüyüp evlerine gittikleri o sokaklar kedilerin yuvaları.
  • şu hayatta biraz rahatsız olacaksan en kötüsü böyle olsun komşum. hep rahat hep rahat nereye kadar.
    öküz gibi jeepinle dar yollarda trafiğin içine ederken kimsenin rahatı bozulmuyor. keyfi kullandığın lüks gereksiz tüketimlerle dünyanın sonunu getirirken rahatsın komşum.
    hayvanları anlayabilseydin sana çok şey söylerdi.
  • aman tanrim! sen ne diyorsun einstein? mahallede sokak kedisi mi besliyorlarmış? pardon ama üç beş kedinin karnı doyacak diye ben sevgili kıçımı kaldırıp iki adım fazla atamam. hiçbir kedinin yaşam tarzına karışmadık ama bu kabul edilemez bir davranış.

    zöge: aşina nesle ironik değilim.