şükela:  tümü | bugün
  • kedi düşmanlarına dert olmuştur. ben besliyorum. ilk beslemeye başladığımda bir taneydi, şu an üç tane. hepsi de dişi. daha çok çoğalmasınlar diye gittik kısırlaştırdık. evde de yatıyolar, bahçede de. çok sevimli keratalar. kalan yemek artıklarını veriyoruz. yemek beğenmemezlik yapmıyolar. benim yemediğim taze fasülyeye bayılıyolar mesela. yemek artığı vermek, bi kaba su koyup onları beslemek çok mu zor..
  • duruma gore anormal bir yani olmayan bir insan.

    ancak evine alip evlat edinip besleyecekse asilarini yaptirmasi lazim, yok eger disarda besliyorsa diger insanlarin haklarini ihlal edip onlari rahatsiz etmeyecek bicimde kendi bahcesinde ya da apartmanin uygun bi' yerinde beslemeli. ornegin ben de besiktasta merkezi sayilabilecek bi' konumda oturuyorum ve giris kattayim. diger apartman sakinleri bile kedileri beslerken benim pencere pervazima yemek koyarak besliyorlar. allahtan kedi sevmeyen kediden korkan ya da alerjisi olan biri degilim de benim icin cok buyuk sikinti yaratmiyor ama herkes icin oyle mi? be orospu cocugu belki bu dairede oturan insan kedileri sevmiyor hadi sevmemesini de gectim belki alerjisi var. madem bu kadar besleyesin var kaldirima koy yiyecegi ya da kendi evinde besle baska insanlarin penceresinin pervazina niye yemek koyuyorsun. cami acamiyorum senin yuzunden les kokuyor. bunlari dusunmesi lazim boyke ise kalkisacak bir insanin.
  • en güzel bir insandır. "beslesinler de sağı solu rahatsız etmesinler" mantalitesindekilere de ağzı açık bakar. bulduğu her yeşil alanı parselleyip yok eden, betonla dolduran insanın dünyayı kendi mülkü sanıp bir türlü doymaması gibi değildir bir kedinin karnını doyurmak. biraz mama ve bir müddet gördüğü sevgi onu hemen doyuracaktır. bu yüzden insana değil de hayvana yardım etmek ister zaten. insan asla doymaz, asla memnun olmaz. sokaktaki araba sesi, egzoz kokusu rahatsız etmez ama bahçesindeki 3 can fazla gelir. sokak kedisi besleyen insan da "neyse ki dünyada sadece öyleleri yaşamıyor" diye düşündürüp, umutlandırır insanı.
  • düzenli olarak mama alan, kasap kasap dolaşıp çorbalık tavuk alıp,pişiren, yediği her yemekten biraz da bahçedeki kedilere ayıran kedi sevdalısı insandır...arada kendini en çok sevdireni mıncıklar, öper, okşar, konuşur... kar yağınca bi yerlerden kutu, kasa bulup içine eski bezler hazırlayarak kuytu yerlerde kedilere yuva yapmaya çalışır...yüreği güzel insandır...
  • bir çok açıdan en mantıklısını yapan insandır. açıkçası kedinin evde beslenmesine karşı olmasam da, ben beslemiyorum. kedileri seviyorum ama evin içine almam. hem tüylerini dökmez, evi batırmaz, hem de özgürlüğüne ters düşmez. yakın bir zamana kadar sürekli gitmediğim bahçeli bir yer vardı. orada beslediğim 3-4 kedi olmuştu. özellikle 2 tanesi sürekli gelirdi. bazen 6-7 yi de bulurdu sayıları... ben çocukken muhabbet kuşu beslemiştim ve tahmin ediyorum yeterince ilgilenemediğim için öldü hayvan. tabi büyük bir pişmanlık oldu bende. o zaman anladım ki, bir hayvanı beslemenin, sorumluluğunu almanın , bir insan sorumluluğundan farkı yok. hatta belki daha da zor. dili yok ki söylesin hayvancağız. bu sebeplerle evde hayvan besleyemiyordum... ama o bahçeli mekanda birkaç sokak kedim vardı. iki üç tanesi de bana çok alışkın. bence ev kedisinden hiçbir farkı yok. arabanın sesini tanıyorlardı, ben gidince koşa koşa geliyorlar, elimdeki poşetlere sünüyorlar filan... sonra onların yeri vardı. küçük bir minder. karnını doyurup orada biraz takılıyorlar, sonra çıkıp geziyorlar... keyfince yaşıyorlardı. eminim ev kedisinden de mutluydular. bazen iki üç gün gelmiyor, sonra çıkıp geliyor... allah bilir nerelerde ne maceralar peşinde... gelirdi, kapıyı tırmalardı... açardım kapıyı, miyavlamalar, paçaya sürtünmeler... yani selam veriyor. "benimle ilgilen, bak ben geldim " diyor. orda benimle oynuyor, yemek yiyor, sonra tekrar doğaya, macera peşine... kimsenin işine karışamam, o imkan da herkeste olmayabilir (şu an bende de yok o mekan malesef) ama bence en güzel şekli buydu. çok keyiliydi. şimdiden özledim açıkçası kerataları...
  • gidip pet shoptan yüklü miktarda para harcayıp bir kedi sahibi olmaktansa, sokakta daha düşkün durumda olan herhangi bir hayvana evini açmış ya da bulunduğu yere sürekli yiyecek götürerek besleyen insandır. cidden insandır yani.
  • zor bir yola adım atmış insan. geçen kardeşim mama almış petshop'tan sokaktakiler için. petshop'taki çocuk demiş ki "maddi manevi bitirir sizi". bitiriyor evet kabul. sokakta görüp sevdiğim kedilerin içinde hasta olanlar çıkıyor. iyileştirmeye çalışıyoruz. bazısı bizim başımıza kalıyor, kaldı. evet bitiriyor ama artık gözlerimi kapayamadığım için aksi durum da bitirecek biliyorum. beni bitiren sokaktakilere gösterdiğim şefkat değil, sokaktaki can sürünerek ölüp giderken yürüyüp gidecek acımasızlıktaki toplum. hala bir kedi için ne yaygara kopardınız diyenler var düşünebiliyor musun?

    edit: petshop dediğim, canlı hayvan satan bir yer değil. evcil hayvan maması ve aksesuar satıyorlar sadece. yoksa canlı hayvan satan yerlerin yanından geçerken ritüel olarak küfrederek geçiyoruz.
  • onlara harcadığı aylık 50 ya da 100 tl ile zengin olamayacağının farkında olan insandır.

    iyi insandır, güleryüzlüdür, hoş sohbettir, sokakta gördüğü insanlara selam verendir, çünkü kedileri beslediği esnada mutlaka 1-2 kişiyle kısa süreli ahbaplıklar kurar. oturduğu yerde çok insan onu tanır. kendi komşusunu tanımaz ama onu tanır. örnek teşkil eder. iyi çocuklar yetiştirir.
  • dün bostancı sahilinde bol bol gördüğüm insanlardır. ellerinde mama poşetleri gelen bırakıyor giden bırakıyor. kediler desen azman gibi olmuşlar. şanslı kediler varmış bu şehirde de dedim. bol bol sevdim tabi.
  • (bkz: ben) sokakta ailecek beslediğimiz 4 kedi 2 de köpek vardır.