şükela:  tümü | bugün soru sor
  • instagram'ımdaki tanıdıklardan hatta maalesef akrabalardan da gözlemlediğim bir durum. mesela hanım kızımız ve erkeğimiz balayından dönünce, kızımız "yaaaa cenk ben bu whiskas reklamındaki kediden istiyorooom" diye sızlanır, cenk eli mahkum 2000 tl verip scottish fold veya british shorthair alır, ismini %90 ihtimalle duman koyarlar. instagramları kedinin saçmasapan uyuduğu fotoğraflarla dolar. altına "oğluşumm" filan yazarlar. en iyi ihtimalle beş ay bakarlar sonra hanım kızımız hevesini alınca "ya artık tüyü filan zor geliyooo, hem çocuk olacak" diye yakındığı için yana yakıla satmaya çalışırlar. garip bir kafa gerçekten. 2000 tl'ye kedi mi alınır ya, hatta heves ettik diye kedimi alınır aq. al tekiri sokaktan hem gariban sevindirirsin. zeki, çevik ve ahlaklı kedi, mis gibi kedi, yurdum kedisi, anadolu çocuğu.

    edit: o kadar saçmasapan entry yazmıştım ama en çok küfürü bu entry'den yedim. sakin olun arkadaşlar, gidip 2000 tl verip alın kedinizi elinizi bağlamadık.

    edit2: scottish fold yüzünden anama sövenler böyle geliyor bana.
  • 2000 tl ile , ortalama 5 ay boyunca, 7 yetişkin köpek ve gününe göre 10-15 arası kedinin karnı mükellef şekilde doymaktadır.
    eğer sadece yaşayacak kadar yesin dersen 6-7ay veya aynı sürede daha fazla cana ulaşırsınız.

    hergün sokaklarda yüzlerce yavru kedi, çeşitli sebeplerle hayata tutunamamakta.
    barınaklar, hatta ormanlar istenmeyen binlerce hayvanla dolu.
    kışın soğuk ve açlıktan birbirlerini yiyorlar.

    he tabii o hayvan da güzel, ama sizin gibi göstermelik hayvanseverler nedeniyle, kaçak olarak ülkeye sokulurken onların da birçoğu ölüyor. onlar da aslında olması gereken yerde değil. o nedenle de sağ salim ulaşan da belli bir süre sonra hastalanma-kaybedilme riski taşıyor. binlerce lira da tedavileri için harcanıyor.

    demek istediğim şu; size de, şımarıklığınıza da, hayvan sevginize de...
  • afrika açlıktan ölürken kediyi kuaföre götürmek
  • başlığı açan arkadaşla aynı akrabaya sahip olduğumuzdan şüphelendiğim durum. eğer akraba isek bana haber ver dostum, birlikte söyleniriz. kuzen falan çıkma ihtimalimiz yüksek.

    bununla birlikte derdini sikeyim denilecek bir şey kesinlikle değildir. para ile hayvan ticaretine girmek, sadece insanlıktan çıkmamıza sebep olur. barınaktan kalçası kırılmış bir 6 aylık scottish fold'u sahiplenmiş biri olarak konuşuyorum: o hayvan nasıl kalçasını kırdı? sokak kedisi olarak scottish fold'un ülkemizde dolanma ihtimali? belli ki üretildi, kırçıllı renk çıktı diye (tekir renginde) sokağa atıldı. araba çarptı bir şey oldu. duyarlı bir vatandaş barınağa aldı getirdi de ben aldım sahiplendim, ameliyatını yaptırdım. kısırlaştırdım. ona sıcak bir yuva verdim. bu kedinin bana gelmesinde vesile olan hangi orospu çocuğudur bilmiyorum ama o hayvan iyi ki bana geldi bunu diyebilirim. işte derdini sikeyim derken siz, bazıları o hayvanların canını düşünüyor.

    ha bir de evine kedi köpeği alıp dışarıdaki yavruları sallamayanlar da var. onlara da iki çift lafım var: siz sözde hayvanseverler yüzünden insanlardan soğuduk. nasıl ki sokakta yalınayak dolanan bir çocuğa içiniz sızlıyor, çöpten yemek arayan açlıktan ölmek üzere olan bir hayvana evet siz sözde hayvanseverler nasıl duyarsız kalabiliyorsunuz? nasıl bir kafa mı anlamak mümkün değil.

    bununla birlikte #satınalmasahiplen bir kere de insan ol.

    edit: bir arkadaşımız "niye scottish fold'u kurtardın, barınakta başka kedi mi yoktu?" özetinde bir mesaj atmış. ağrıma gitti. o yüzden esas hikayeyi özet olarak paylaşayım: bizzat barınağa gidip ben kedi sahiplenmek istiyorum deyip kedi arayıp, bulup da kedimi sahiplenmedim. bir kedi sahiplenmek istiyordum, ama para vermeye karşıydım. etrafa duyurdum. bana bu yavrucağı gösterdiler. kalçası kırık, bir süre özel bakıma da ihtiyacı olabilir dediler. almazsan belki barınak'a geri gidecek sonrasını bilemiyoruz dediler. kıyamadım, sahiplendim. üstüne ameliyat olmuş olmasına rağmen tekrar ameliyat olması gerekti. bir daha ameliyat ettirdim. ben bu kediye para vermedim, ama sağlık giderleri açısından o zaman neredeyse 1000 tl masraf yaptım. neredeyse para verip satın almış kadar harcama yaptım. ayrıca belirteyim, kediyi kabul edene kadar tipini de görmedim. almaya karar verdikten sonra fotoğrafını istedim. şans eseri kulakları kıvrık tatlı bir hayvan çıktı. o yüzden, hemen kesin yargıyla yaklaşmayın insanlara.
  • bu ve benzeri söylemleri dillendirenler genel olarak (istisnalar kaideyi sarsmıyor da bozmuyor da) yakın çevre, arkadaş, dost, eş vb seçimlerinde zibilyon tane kritere sahip olup, arada derede şans eseri de olsa kendi belirledikleri sınır ve kalıpların dışında kalan (aşağısında yer alan diyeyim de tam manasıyla nokta atışı olsun) biri ya da birilerine denk geldikleri zaman karşısındakine belirsiz ya da gemi azıya alır şekilde gayet göstere göstere bok muamelesi yaparlar.

    ikiyüzlü davranmanın lüzumu yok efendiler/hanımefendiler; benim nazarımda da evcil hayvanlar para karşılığı alınıp satılan birer mal olmaktan ziyade himaye görmesi gereken yoldaşlar ve yarenlerdir. ancak nasıl ki yoldan geçen ne idüğü belirsiz alelade birinin bırakalım evimizi barkımızı bir yana kişisel alanımıza dahi yaklaşması bizleri irrite ediyorsa; huyunu suyunu bilmediğimiz, halının ortasına sıçmaması ya da yatağa işememesi gerektiğini idrak edeceği (hadi ona da "şartlanacağı" diyelim) yaşlarını geride bırakalı yıllar olan, kuvvetle muhtemel sevgi ve şevkat içeren yaklaşımları adeta içine beelzebub kaçmışcasına tırnakları ve pençeleri ile geri çeviren tüylü bir manyağa karşı yaklaşımımız da pek sıcak ve içten olmayacaktır.

    şu yukarıda değindiklerim elbette ki yolda izde denk geleceğiniz sütten yeni kesilmiş ancak kendi kendini beslemekten aciz, yalnız kaldığı belli ibişler için geçerli değildir. daha da fenası henüz gözleri dahi açılmamış, ancak mahalle piçlerinin anasının koynundan çalıp elden ele gezdirerek heder etmek üzere olduğu minnoşlara denk gelip de sırtını dönüp gidenler zaten değil himayesine bir dost yaren almak, mümkünse sokakta denk geldiklerine dahi sırnaşmasınlar.
  • hassiktir git amk ya. her yarraga karisma hakkini nerden kendinizde goruyorsunuz lan? ıster 4000 verip yorkie alirim, ister sokaktan kopek ya da kedi. bu birini tek basina iyi ya da kotu bir insan yapmaz.

    her ikisi de var ben de. ben ne yapacam? para verip aldigim cane de var, sokakta yavru bekci kopegi bulup buyutup bahceme koydugum da var. hatta su aralar da yorkie almak istiyorum.

    her sike karismayin.
  • benzer durum içine girdik bizde. tabii 2000 liralık kedi bakmadık. ancak barınaktan kedi köpek mi alsak yoksa çocuklara bakmalık kedi mi alsam filan derken gittim pet shop dan kedi maması aldım. evin etrafına koymaya başladım. ilk bi kaç gün kediler gizli gizli gelip yediler kaçtılar. zaten bizim semtte her yer kedi maması ve su kabı dolu. ibnetörler pek tenezzül etmediler de. sonra bi gün evin bahçesine balık , et vs donattım. bütün kediler toplandı 10 kadar kedi etraftan bi tanesi koparta koparta geldi yanıma kendini sevdirdi. kulübe filan yapmıştım onu sahiplendi. o kedi kızımın oldu. 3 - 4 kedi sabit gelip gitmeye başladı.

    o insan canlısı kedi kızımın kedisi oldu. kediler bi defa özgür takılmayı seven hayvanlar. eve tıkılmayı kabullenmezler. hayvan canı isterse geliyor cama tıklıyor. kendini sevdiriyor. eşşoğlu bi de çok sırnaşık. kapıdan çıkar çıkmaz önümde yuvarlanıyor.

    demem o ki kediye para ile sahip olmak yerine gidin bir miktar mama vs alın. özellikle kar yağdığında çok işe yarıyor.

    tanım : çok mantıklı olmayan hareket.

    not : kedileri aslında pek sevmem. ama bu mendeburlar kendini sevdirmeyi beceriyor bi şekilde.
  • süzme kerizliktir, ayrıca hayvan ticaretine şak şak tutmaktır.

    ha kerizlik deme sebebim 2000 tl veya maddi bi neden değil. sokaktan aldığın özellikle tekir cinsi kediler inanılmaz sevecen, cana yakın, oyuncu, hisli oluyorlar. dahası bi hikayesi oluyor, sana bi minnet duyuyor, ne bileyim ilk günü düşünüyorsun yıllar sonra, hastayken kurtarmış oluyorsun, hamile oluyor yavrularını büyütüp sahiplendiriyorsun, elinde büyüyor, yanında yaşlanıyor, o da senin çocuklarını büyütüyor falan.. bi anısı oluyor.

    parayla alınan cins kedilerde bu hikaye durumu olmadığı gibi, bi de huysuz, ketum, menem bi'şey oluyorlar :)

    özet: satın alma sahiplen.
  • bunu yapan ilerde büyüyünce "ay çirkinleşti" diye sokağa da bırakıyor genelde.