şükela:  tümü | bugün
127 entry daha
  • net geri zekalılıktır. dünya tatlısı tekirleri kurtarın sokaktan önce. oyuncak arıyorsunuz siz kedi falan değil. hak etmiyorsunuz hiçbirini.

    edit: arkadaşlar birincisi başlığı ben açmadım, canlandırdım. ikincisi cins hayvanlar bu piyasayı ayakta tutmak için birçok hastalıkla yaşıyorlar. uzun uzuun anlatılacak bir konu. üçüncüsü satın alma sahiplen demek bir vicdan borcudur. bunu diyen insanlara saldıramazsınız. dördüncüsü bahçeli bir müstakil evde biri van kırması üçü sarman dördü tekir sekiz kedi besliyorum. çoğu gayet sakin ve inanılmaz güzel kediler. yok psikopatmış, yok hayatınızı karartırmış ansnsmms ya bir al evine bir hafta yaşa bakalım hayatını mı güzelleştiriyor, hayatını mı zorlaştırıyor. demişler ki sokaktaki pis kediler. birçok sayfada yeni doğan yavru ilanları var yapmayın allaşkına. çok şüpheliyseniz o minikleri alabilirsiniz. maddiyat az diye denmiş. o tekirlerin ihtiyacını karşılamak için para dökülmüyor sanıyorsunuz sanırım. son olarak da geri zekalı lafına alınanlar olmuş. o zaman şey diyelim kedileri bir eşya olarak gören diyelim. yine de elbet sizin tercihinizdir. ancak lütfen rica ediyorum sahiplenin. cins de olsa tekir de olsa. söyleyeceklerim bu kadar.
  • her yönden salaklıktır, bu çark döndüğü sürece çok hayvan petshoplarda sürünüp işkence görecektir
  • fazlasıyla hayvan severim ama almayın kardeşim şu kedileri evinize. bırakın sokakta yaşasınlar.

    ne zaman bir evin önünden geçerken camın önünde bir kedi görsem, hüzünlü şekilde dışarıyı izlediğini hissediyorum sanki. doğaları gereği vahşi hayvanlar aslında ama zamanla ehil hayvan konumuna gelmişler, bari bırakın özgür ve mutlu oldukları sokakta yaşasınlar.

    zorunlu edit: ya arkadaş bir kez daha yazılanı okumaktan aciz insanlar olduğunu gördüm. mesaj kutumun ırzına geçmişsiniz resmen. kedilerin arabaların altında kalmasından zevk mi alıyorsun diye mesaj gönderen olmuş. ben nerede bunu demişim? hasta, engelli ve bakıma muhtaç kedilerin sokaklara atılmasını nerede söylemişim?

    sadece ufacık evlerin içine tıkılan kedilerin de özgür olmak isteyebileceklerini düşündüm bir an. mesajın birine "kediyi evde tutarak onun istediği kediyle sevişme özgürlüğünü de alıyorsunuz" diye kendimce bir espri yaptım. gelen cevap ise "onlar sizin gibi sürekli sevişmeyi düşünen sapıklar değil" demiş. haydaaaa. çiftleşme zamanı evde kıvrım kıvrım kıvranan kedisi olduğunu söyledi bir arkadaşım daha az önce.

    görsel
    tam da denk geldi. tam karşımda mışıl mışıl uyuyor sokak kedisi. az önce yanıma geldi ve azıcık oynaştık ve yattığı yere gitti. çünkü o özgürlüğü seviyor. benimle oynaşmak istedi ve oynaştı ama sonra istemedi ve gitti. yaşasın özgürlük..

    neyse ben spora gidiyorum. mis gibi yağmur yağıyor istanbul'da. toprak kokuları yükseliyor her yerden.*
  • gerizekalılıktır, vicdansızlıktır. birileri satın aldıkça bu cinsleri çiftleştirip ticaretini yapacaklar. insan ticaretinden ne farkı var? o kadar parayla yaralı bir kedi sahiplenip, onları hayatını kurtarıp, tedavi ettirin. hatta o kadar zenginseniz birkaç sokak kedisini kısırlaştırın ki yavrular perperişan bir hayata doğup araba altlarında ezilmesinler,açlıktan,susuzluktan ölmesinler. kedi ve köpekşer vahşi hayatta yaşayamaz yıllar önce evcilleştirdik. zaten hayatta kalacakları bir doğa ya da karınlarını doyuracak kadar tür de kalmadı.
  • avamlıktır. puştluktur. ortalıkta hayvan hakları diye zırlayanlardır.

    daha 1 haftası dolmadı evin önünden güzel gözlü bi' yavru kediyi 5 liralık kuru mamayla kandırıp eve aldım. biti piresi vardı temizledim. ona yatak aldım (yatağı hariç her yerde yatıyor adi), ona mama kabı aldım, ona tırmalama tahtası aldım, ona kumluk aldım... tenis kortundan çaldığım tenis topumu verdim ona. ona sevgimi verdim. o ne mi yaptı? o da beni sevdi. hatta şu an ayaklarımın dibinde uyuyor. adı eros, erkek bi' kedi. onu seviyorum.
  • damızlık olarak kullanılan dişi ve erkek "cins" kedilerin hayatını kaydıran karardır.
    siz şirin ve albenili görüntülerinden dolayı yavruları satın alıp fotoğraflarını paylaşmaya doyamıyor olabilirsiniz; fakat ticari her durumda olduğu gibi talep artıp arz yetişmedikçe kalite düşüyor.
    düşen kalite burada nedir?
    anne kedinin doğum yapma sayısının çılgıncasına artırılması, vücudunun bu yükü taşıyamayacak hale gelmesi.
    yetersiz beslenmiş, hastalığa açık ve bağışıklığı düşük bebeklerin dünyaya gelmesi.
    elde kalıp büyüyen yavruların, özürle doğanların, kalıtsal hastalık taşıyanların ölüme terk edilmesi (çünkü kazanç yok) gibi gibi...
    sizin o şirin kedilerinizin fotoğraflarına baktığımda aklımdan geçenler ve tam olarak da gerçekler bunlar işte.
    sadece üzülüyorum bu hayvanlara.
  • gerçek gerizekalıları göstermiş başlıktır. olum iki bin liraya kedi mi var kafayı mı yediniz? golden britanya geni yavru üç bin dolardan başlıyor.

    neyse dükkandan almayın şu kedileri makarna mı bu? gidin adam gibi bu işi yapan dünya kedi ırkları derneğine üye cattery firmalarından alın.

    üstelik bre ahmak eşya mı cihaz mı bu madem duyar kasacaksın başlığı düzgün aç. kedi satın almak ne barzo! ücretli/ücretsiz sahiplenme denir.

    bir de bunların inek satanı var inanılır gibi değil inek sahiplendirme olacak, olacak ki sen gelişimini tamamlayabilesin diye o hayvancağız sana sütünü içtenliği ile sunsun.

    tavuklar, inekler biz beslenelim köpekler biz korunalım kediler de kendimizi tatmin edelim diye var biz insanız besin piramidinin en üstünde oturur aşk şiirleri yazarız.

    ulan hem türcüsünüz hem çıkarcı hemde palavracı
  • saçmalıktır. daha çevremde görmedim cins kedi satın alıp da sorunsuz çıkanını. ya mantar oluyor ya pireli oluyor ya genetik hastalıklar... bir o kadar da veteriner parası çıkıyor. hiç değilse sakat engelli hayvanlara harcayın o parayı.

    ayrıca sokakta doğalarında bırakın diyenlere de iki çift lafım var. küçük bir ilçede yaşıyorum börtü böceğin bol, tarla farelerinin hemen her yerde karşınıza çıkabildiği, göçmen kuşlar da dahil binlerce kuşun olduğu bir ilçe. ama sokak kedileri aç. avlanmakla doymuyorlar. araba altında kalıp eziliyorlar. pireden arındırmak mümkün değil, iç parazit kaynıyor bağırsakları. yola asfalt dökülüyor gidiyor basıyor anlamıyor ki. patileri zift oluyor temizleyemiyor. bağışıklıkları düşük en ufak yara enfeksiyon kapıyor. ufacık bir sivilce sana ne kadar acı veriyor? mümkün olduğunca besliyoruz mama vermeye çiğ besin vermemeye çalışıyoruz ama hayvanlar öyle uzaktan görüp aaa ne güzel dediğiniz gibi değiller. sokakta yaşamayı haketmeyen bir insandan farkları yok.
  • ben kedimi yıllar önce pet shoptan para vererek aldım. tekir falan evde beslemem, ben sakin kedi seviyorum. evin anasını sikecek kedi afedersiniz sevmiyorum.

    bi deli kuyuya taş atıyor herkes peşinden gidiyor. hayvansever olabilmek için sokak hayvanlarını mı evimize yatağımıza almalıyız illa? sokakta besler, sokakta sever geçerim.
  • bir hayvanı bizim kendimizi hapsettiğimiz bu iğrenç binalara kendimizle birlikte hapsetmek baştan saçma bence. haydi bahçeli bir evin varsa ve bahçede bakıyorsan çevresinde başka hayvanlarda varsa neyse...daireler hayvanlar için uygun değil. yaşamını iyileştirmek istiyorsanız dışarıda bir şeyler yapmak daha iyi yaşam koşullarını sokaktaki hayvanlar için oluşturmak için uğraşmak bana daha mantıklı geliyor. kışın içine girebileceği alanlar, bakımını düzgün kontrol eden veterinerlik hizmeti sağlamak vs...

    bir hayvanı alıp kısırlaştırıp yemini suyunu veriyorum diye ona hükmetmek, kendi yalnızlığını gidermek için obje gibi kullanmak net acımasızlık.

    benim hayvan bakmam yasak. ama, yasak olmasaydı da bahçe içinde özgür bir alanı olmayacaksa, küçük bir dairede yaşamaya zorlayacaksam onu ve kendi cinsinden veya başka hayvan türlerinden de başka canlılar olmayacaksa bu baya mantıksızca ve eziyet gibi geliyor bana.

    ticarete dökülmüş halini konuşmak bile istemiyorum.
204 entry daha