şükela:  tümü | bugün
  • nevşehir acıgöl belediyesinin icraatıdır.

    hiç bir zaman teyit etmeden paylaşmam böyle haberleri. belediyeyi aradım. gerçekten yapılmış. görevli ile konuşmamız şu minvalde gelişti:
    adamlar müslümanmış,
    ben müslüman mıymışım (gerçekten bunu sordu)
    dünyada gerçekten insanlar katlediliyormuş, onları paylaşmalıymışız,
    araçları yokmuş, (herhangi bir araç kullanılabilirdi dedim)
    barınakları yokmuş. (20 km ötede nevşehir belediyesinin barınağı var dedim)
    önce hayvan hastaydı dedi, sonra biri şikayet etti dedi.
    köpek aslında canlıymış şu an. (yersen)
    adam gerçekten müslümanmış. (üzerine basa basa vurguluyor)
    0(384) 311 20 02 belediyenin numarası. lütfen en azından arayıp tepki koyun.

    arkadaşlar böyle olaylar oluyor ve olacak. sokak canları kanunda "eşya" (evet cansız eşya) olarak muamele görüyor. yapılması gereken kanuni düzenlemedir. bir köpeğe zulmeden ile bir insana zulmeden aynı cezaları almalıdır. vicdan yoksunu bir coğrafyada bunun önüne ancak yaptırımlar ile geçebiliriz. ruhu kararmış vicdansızlar ancak başına bir şey geleceğini bilirse seve seve* zulmetmekten katletmekten vazgeçeceklerdir.

    el insaf editi: beni müslüman düşmanlığı ile suçlayan andavallara bir lafım olacak; her türlü fobia'ya (düşmanlığa,nefret suçlarına,ırkçılığa vb.) karşı bir bireyim. kızmanız gereken ben değil yaptığı cinayeti "ben müslümanım" diye savunup dini buna alet etme cüretini-seviyesizliğini gösteren kişiler olmalı.
  • cinayettir.

    insan öldüğünde bu kadar üzülmüyorum. yapanların allah belasını versin.
  • nevşehir acıgöl belediyesi'ne ait çalışanların, köpekleri canlı canlı çöp arabasında ezerek öldürmesi hadisesi.

    tweetteki video gerçekten insanı mahveden cinsten, duyarlı arkadaşlar lütfen izlemesin
    tweet

    bu vahşet karşısında nutkum tutulmuş durumda. allahım aklıma mukayyet ol.

    edit: @volfas engelman nickli çaylak arkadaşımız cimerden aldığı cevabı paylaşmış.
  • kesinlikle hayvan öldürmenin cezası daha ağır olmalıdır. bir de bunu belediye ekipleri yapıyorsa!
  • vergilerin asıl gitmesi gereken yerlere gitmediğini gösteren icraattır.
  • yapanlar ve savunanlar derhal kovulmalı ve hayatları boyunca peşleri bırakılmamalı
  • bu belediyeler artık köpek ve kediler için nazi kampı olmaya başladı. allah belanızı versin sizin. lütfen bimer, cimer şikayet edelim. tepki gösterip baskı yapalım nedir bu ya? o işcilerin derhal işten atılması gerek. katiller.
  • o köpeğe sarılıp ağlayasım geliyor. gözyaşları içinde sahibinin acımasızca kırbaçladığı ata sarılan nietzsche geliyor aklıma; onu anlıyorum. merhamet yok bu dünyada. nietzsche zamanın da din için şöyle demiş. aslında din hiççidir. ben ise yaşam doluyum; öte dünyayı değil bu dünyayı kutsuyorum çünkü. dolayısıyla nietzsche kendisini hiççi görmez.

    oysa bu dünyada acımasızlık var; zulüm var; bütün çaresizlikler birleşince; bir bireyin hayatını dibe çekince; karamsarlığı tüm hücrelerinde hissedince en çaresiz olana, en saf olana sarılasın geliyor. insanın tutunabileceği en son dal, tüm acılar artık dayanılmaz olduğunda, işte bu masumiyet oluyor.
  • cinayettir. ne istiyorlar küçücük çocuklardan, dilsiz ve savunmasız canlılardan zerre anlamıyorum. bunun dünyadaki herhangi bir kavram ile kesinlikle alakası yok. insanlığımızı, vicdanımızı kaybetmişiz. üzülerek izlemekten başka bir şey gelmiyor elimden.

    umarım bu canlılar için gerekli yasalar, önlemler ve korunaklı, iyi bir şekilde barınabilecekleri yerler devlet tarafından tahsis edilir.

    en ufak şeyde müslümanlığın arkasına sığınarak müslümanlık ve islama en büyük kötülüğü bu insanlar yapıyor.

    + alo! acıgöl belediyesi mi?

    - evet, acıgöl belediyesi. müslümanım.
  • son zamanlarda içim de dışım da ziyadesiyle hırpalanmış olduğundan videosunu açıp izleyecek gücü bulamadığım bir eylem..

    bu gün hepimize fazlasıyla dokunan bu gibi insanlık dışı aksiyonların kallavisi, şeddelisi, hardkoru, seksenler istanbulunda vaka-i adiyeden sayılıyordu.. o yıllarda ilkokul-ortaokul bebeleri olan biz mahalle sübyanları belediye ekiplerinin mimlenmiş araçlarının arkasından koşardık.. biteviye geçen mahalle hayatında olağan dışı her şey bir eğlence fırsatı demekti.. gökyüzünde helikopter gördüğümüzde bir yandan bağırıp bir yandan da avucumuzu ağzımıza (kızıl derili gibi) vurarak *aba'aba'aba'aba* diye helikopteri selamlayan ve bununla eğlenmeye çalışan bir nesildik sonuçta..

    bu belediyeci abiler o meş'um kamyonetten ellerinden tüfeklerle inip sürek avına çıktığında hareket başlardı.. sokak aralarında, park etmiş arabaların altında, boş arsalarda, yarım kalmış inşaatlarda köpekler aranır, bulunup kıstırılanlar pompalı tüfekle oracıkta beyinleri patlatılmak suretiyle öldürülürdü..

    tiksinirdik, bir tuhaf olurduk ama yine de izlerdik.. şiddetin tuhaf ve coşkun bir bulaşıcılığı var.. tıpkı bir uyuşturucu gibi maruz kaldıkça doz arttırımı isteyen bir nevi bağımlılığa dönüşüyor.. bir morfinmanın her seferinde kendinden nefret etmesine rağmen o boku bulmak için akla hayale gelmedik her duruma düşmekten çekinmemesi gibi..

    o yere saçılan beyin parçalarını izleyerek sakatlanmış böylesi bir çocukluktan çok da hayır geleceğini sanmıyorum.. şiddetin her türlüsü kötü..

    sanırım doksanların başında pek sevimli belediyelerimiz de bunu anlamış olacaklar ki daha insani bir yolla, zehirleyerek öldürmeye başlamışlardı başıboş hayvanları.. en azından artık insanların görmediği bir delikte, belediye tarafından bırakılan zehirle çeşnilendirilmiş kıyma parçalarını yedikten sonra gelen kasılmalar ve korkunç acılarla ağır ağır ölüyordu hayvanlar..

    insan kan dökmeye ve fesatlığa, kötülüğe yatkın bir varlık.. fakat sahip olduğu gizli potansiyel öylesine büyük ki onu daima ileriye götürüyor.. bu gün buna tepki gösterebiliyorsanız, sokak hayvanı deyince -benden farklı olarak- aklınıza ilk önce küpeli köpekler geliyorsa o yıllarda bizim ve ebeveynlerimizin sahip olmadığı bir bilince ulaşmışsınız demektir.. o zamanlar bunları söyleseniz deli derdi insanlar size.. diretirseniz dayağı yerdiniz.. ama çok değil 20-30 sene içinde, yani sadece 1 nesil sonra artık böylesi alçakça saldırılara karşı topyekun bir tepki oluşabiliyor toplumda..

    yaptığı onca şeye rağmen bu kan dökücü ve fesat çıkarıcı yaratıktan umut kesmek için henüz erken sanırım.. binlerce yıllık yazılı, yüzbinlerce yıllık sözlü tarihine rağmen onlarla ilgili bilmediklerimiz var hala.. ve inanıyorum ki insanlık için yarın her şey bugünden daha iyi olacak..

    en azından -yine benden farklı olarak- köpeklerin yüzüne bakarken insan olmaktan utanmayacak benim çocuklarım.. hayatının %95'ini tereddütlere boğulmuş şekilde geçiren biri olarak bundan adım gibi eminim..