şükela:  tümü | bugün
  • uzun bir entry olduğu için çok fazla okunmayacağının farkındayım. o nedenle başlamadan önce, bir abstract misali, yazıyı kısaca özetleyeyim.

    ön bilgi 1: sadece izmir'deki sokak köpeği sayısı (2015 verilerine göre) 400 bin'in (haber), sadece ankara'daki sokak köpeği sayısı (2008 verilerine göre) 100 bin'in (haber) üstündedir.

    ön bilgi 2: sadece izmir'de her gün 60 kişi ısırılma şikayetiyle sağlık kurumlarına başvurmaktadır (haber). türkiye'de sokak köpeklerinin oluşturduğu tehlikenin boyutları hakkında bilgi sahibi olabilmek için şu bağlantılarda verilen örneklere bakılabilir: insan ölümleri, insan yaralanmaları, diğer hayvanlara yapılan saldırılar.

    sonuç: bilimsel araştırmaların da söylediği gibi türkiye'de uygulanan sokak köpekleriyle mücadele yöntemi son derece etkisiz ve başarısızdır.

    ...

    gelişmiş ülkeler 1800'lerden beri sokak köpekleri sorunuyla ciddi şekilde mücadele etmekte ve bu sorun üzerine kafa yormaktadırlar.

    bu amaç için büyük organizasyonlar kurmuşlar, büyük paralar harcayarak pek çok araştırma yapmışlar ve metotlar geliştirmişlerdir.

    sokak köpeği sorunu konusunda iki önemli alt başlık bulunmaktadır:
    1. mevcut sokak köpeği nüfusuna yönelik olarak yapılması gerekenler
    2. sokak köpeği nüfusunun artmasını engellemeye yönelik olarak alınması gereken önleyici tedbirler

    hayvanları gözeten organizasyonların en büyüklerinden biri olan world organisation for animal health (hayvan sağlığı için dünya organizasyonu olarak çevrilebilir sanırım) kuruluşunun oie, animal welfare working group birimi "köpek popülasyonlarının izlenmesi ve kontrolü" (monitoring and control of dog populations) isimli bir rapor yayınlamıştır.

    bu raporun sonuçlar kısmında sokak köpeği nüfusunun kontrolü için, söz konusu ülkenin şartları göz önünde bulundurularak iki yöntemden birinin seçilmesi gerektiği belirtilmektedir:

    "conclusions

    countries with limited dog population and enough resources; catch-neuter-release will be efficient. ıssues include sensitivity of local community, animal catching, humane euthanasia, vaccinations, sterilisation techniques, marking, release and long-term impact on population. limitations of this method should also be addressed.

    countries with large dog population; require efficient killing by humane methods i.e. methods causing death with the minimum possible suffering. this, if not accompanied with a group or package of actions will be not effective"

    özetleyecek olursak burada söylenen şey şudur:

    1. metot: eğer ülkenizde sokak köpeği sayısı az ise, sizde de bunlara ayırabilecek yeterli kaynak varsa yakala-kısırlaştır-sal metodunu seçebilirsiniz. ancak bu metodun kısıtlı bir metot olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

    2. metot: eğer ülkenizde büyük bir sokak köpeği nüfusu varsa insancıl metotlarla (yani mümkün olan en az acıyla ölümü sağlayacak metotlarla) etkili bir öldürme politikası gereklidir.

    kanun koyucunun 2. metodu seçtiği, sokak köpeklerinin uyutulmasının yasal olduğu ve bu uygulamanın devlet eliyle yapıldığı ülkelerden bazıları şunlardır:

    * amerika birleşik devletleri
    * ingiltere
    * irlanda
    * fransa
    * danimarka
    * finlandiya
    * norveç
    * isveç
    * isviçre
    * hollanda
    * arnavutluk
    * ermenistan
    * belarus
    * bosna-hersek
    * bulgaristan
    * romanya
    * hırvatistan
    * macaristan
    * estonya
    * litvanya
    * malta
    * moldova
    * polonya
    * portekiz
    * sırbistan
    * slovenya
    * ukrayna

    (kaynak: world society for the protection of animals & the royal society for the prevention of cruelty to animals ınternational, report: "stray animal control practices (europe)")

    bu ülkeler sokak köpeklerinin ne zaman uyutulacağına dair farklı politikalar izlemektedir:

    - bir kısım ülke sokak köpeklerini yakalar yakalamaz uyutmaktadır.

    - bir kısım ülke yakalanan sokak köpeklerini belli bir süre için barınaklarda bekletmekte (örneğin ingiltere'de bu süre 7 gündür) eğer bu süre içerisinde köpeği sahiplenen (bu bir şahıs ya da bir organizasyona ait barınak olabilir) çıkmazsa köpeği uyutmaktadır.

    - kalan ülkeler ise yakalanan sokak köpeklerine barınaklarda bakmakta, ancak yeni başıboş köpekler yakalandığında ve barınaklarda yer kalmamış olduğunda köpekleri uyutmaktadır.

    türkiye'de kanun koyucu "ülkede az sayıda sokak köpeği bulunduğunu ve bunlara ayrılabilecek kaynakların bol bol bulunduğunu" düşünüyor olmalı ki 5199 sayılı kanundaki düzenlemeyle 1. metodu (yani yakala-kısırlaştır-sal" metodu) seçmiştir.

    ancak veriler bunun aksini göstermektedir:

    - sadece izmir'deki sokak köpeği sayısı (2015 verilerine göre) 400 bin'in (haber), sadece ankara'daki sokak köpeği sayısı (2008 verilerine göre) 100 bin'in (haber) üstündedir. yani türkiye'deki sokak köpeği nüfusu çok yüksek sayılara ulaşmıştır.

    - ankara'daki tüm belediyelerin 4 aylık bir periyotta kısırlaştırabildiği köpek sayısı 100 bin köpek içinde sadece 2 bin 145'dir (kaynak), izmir'de bir yılda aşılanabilen köpek sayısı 400 bin köpek içinde sadece 6 bin'dir (kaynak). yani ayrılan kaynaklar yeterli olmaktan çok uzaktır.

    - kısırlaştırılmamış bir sokak köpeği yılda iki kez doğum yapabilir, ve bu iki doğumda toplamda 20'ye yakın yavru doğurur. bu nedenle sokak köpeği sayısı çok yüksek bir hızla artmaktadır.

    - sokak köpeği sayısının hızla artmasıyla birlikte insan ve diğer hayvanlara karşı gerçekleşen sokak köpeği saldırısı sayısı da çok tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. örneğin, sadece izmir'de her gün 60 kişi ısırılma şikayetiyle sağlık kurumlarına başvurmaktadır (kaynak). son yıllarda gerçekleşen sokak köpeği saldırısı sonucu görülmüş bazı ölüm ve yaralanma olayı örneklerine şu linklerden bakılabilir: ölümler, yaralanmalar.

    yukarıda alıntı yapılmış animal welfare working group'un raporu, türkiye gibi köpek nüfusunun fazla olduğu ve bu soruna ayrılabilecek kaynakların sınırlı olduğu ülkelerde yakala-kısırlaştır-sal metodunun işe yaramayacağını açık bir şekilde ifade etmektedir. görüldüğü gibi veriler bu yargının doğru olduğunu açıkça göstermektedir.

    türkiye'nin bu metodu uygulamakta ısrar etmesi halinde yakın gelecekte nasıl bir durumla karşı karşıya kalacağını görebilmek için şartları türkiye'ye benzeyen bir başka ülke olan hindistan örneğine bakmak yeterlidir:

    hindistan'da sokak köpeklerinin uyutulması yasal olarak engellenmiştir (türkiye'deki gibi). hindistan'da sokak köpekleriyle mücadele için yakala-kısırlaştır-sal metodu uygulanmaktadır (türkiye'deki gibi). bu uygulamalar sonucunda hindistan'daki mevcut durum şöyledir:

    - hindistan'da 25 milyon sokak köpeği bulunmaktadır ve bu sayı hızla artmaktadır (kaynak).

    - hindistan'da her yıl 17 milyon kişi sokak köpekleri tarafından ısırılmaktadır (kaynak).

    - hindistan'da 2015 yılında 20 bin 847 kişi kuduz nedeniyle yaşamını yitirmiştir. bu sayı tüm dünyada görülen kuduz nedeniyle ölümlerin üçte birinden fazlasını oluşturmaktadır. bu ölümlerde en büyük pay kuduz taşıyıcısı sokak köpeklerinindir (kaynak).

    - hindistan'da her yıl; 45 günlük bebek (haber), 2 yaşındaki mohd imad (haber), 5 yaşındaki pratiksha (haber), 6 yaşındaki kousar (haber), 7 yaşındaki mamun (haber), 9 yaşındaki bhanu (haber), 10 yaşındaki mohd (haber) gibi pek çok çocuk sokak köpekleri tarafından parçalanarak öldürülmektedir.

    tıpkı türkiye'deki bazı çocuklar gibi...

    ...

    sokak köpekleri sadece insanlar için değil, bulundukları fauna'daki tüm canlılar için tehdit oluşturmaktadır. her ne kadar türkiye'de "hayvan hakları" dendiğinde pek çok dernek ve kişinin aklına sadece "köpek hakları" gelse de uygar ülkeler için durum böyle değildir.

    örneğin, yukarıda anılmış ilk raporda, sokak köpeklerinin toplumda yol açtığı zararları önleme başlığı altında şöyle bir ifade yer almaktadır: "preventing negative impacts of dogs on the community, via pollution (e.g. faeces and noise), biting and risks to wildlife, livestock and other companion animal species".

    yani "köpeklerin aynı ortamda birlikte yaşadığı diğer hayvan türlerine zarar vermeleri engellenmelidir".

    türkiye'de sokak köpeği saldırıları sadece insanlara yönelmemektedir. en başta kediler olmak üzere, nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için koruma altına alınmış caretta-caretta'lardan tilkilere, yeni doğmuş kuzulardan soyu tükenmekte olan ve bu nedenle koruma altına alınmış olan yabani keçilere kadar çok sayıda hayvan sokak köpeklerinin saldırılarından payını almaktadır. bu olaylar için birkaç örneğe şu bağlantıdan bakılabilir: hayvanlara yönelik saldırılar

    ...

    buraya kadar ki kısım mevcut sokak köpeği nüfusuyla nasıl başa çıkılabileceğini özetlemektedir (1. alt başlık). yukarıda anılan raporlarda sorunun tekrardan oluşmasını engellemek için neler yapılması gerektiği de sıralanmıştır (2. alt başlık).

    - bilinçli ve sorumlu köpek sahipliği için insanların eğitilmesi
    - köpek üretimi ve satışının denetim altına alınması
    - sahipli köpeklerin kaydı ve lisanslanması
    - sokak köpeklerinin yakalanması ve taşınması için personel yetiştirilmesi
    - toplumdan ayrılan sokak köpeklerinin uyutulmadan önce yeniden sahiplendirilebilmesi için belirlenmiş makul bir süre için barınabilecekleri yerlerin inşa edilmesi
    - sokakların köpek habitatı olmaktan çıkarılması için gerekli çevresel önlemlerin alınması (örneğin, sokak köpeklerinin çöplere ulaşmasının engellenmesi için uygun çöp konteynerlerinin kullanılması)
    - köpek ithalatının kontrol altında tutulması
    - makul bir sürede sahiplendirilememiş köpeklerin uyutulması

    ...

    görüldüğü gibi belediyelerden bir çözüm bulmasını beklemek şartların bu seviyelere ulaştığı türkiye gibi ülkeler için gerçekçi ve sonuç alınabilir değildir.

    5199 sayılı kanun yeniden düzenlenmeli ve medeni ülkeler örnek alınarak hazırlanmalıdır.

    bu veriler ışığında türkiye için seçenekler bellidir: ingiltere, norveç, isveç gibi mi olacağız, yoksa hindistan gibi mi?

    bakalım matbaanın türkiye'ye gelmesi için 200 yıl beklediğimiz gibi sonuç alınabilir çözümler için hindistan'a dönmeyi mi bekleyeceğiz, yoksa bilimsel araştırmalar ve uygulamalar ışığında ortaya çıkan sonuçları rehber olarak alıp gerçekçi çözümlere zaman kaybetmeden geçebilecek miyiz?

    -------------
    debe editi: (kısaltıldı)

    ancak sokak kedileri için durum farklıdır.

    kediler insanlar için bir tehdit oluşturmazlar. tam aksine fareler, haşerat gibi toplum sağlığını tehdit eden unsurların nüfusunu kontrol altında tutarak insanlara yararlı olurlar (bu konularda da bir araştırma yapıyorum, sonuçlanınca bir yazıyla burada paylaşacağım).

    elbette ki, onların kötü hayat şartlarına maruz kalmamaları için, sokaklarda kedi olması istenen bir durum değildir.

    ancak kediler açısından ötenazi henüz kaçınılmaz bir durum değildir.

    sokak köpekleri için ise bu sınır çoktan aşılmıştır.

    bu yüzden, 5199 sayılı kanun yeniden düzenlenirken lütfen kedilerin köpeklerle aynı kefeye konmasına izin vermeyiniz.
  • cilalı bir metinle hayvanların yaşama hakkı hiçe sayılan "insanca" çözümdür.

    birçok karşı argüman öne sürülebilirse de bazı insanlar için bugün iş günü.
  • muhtemelen köpeklerden korkan sersemlerin dört elle sarıldığı canilik kokan çözümler.

    medenice öldürmek nasıl oluyor be gülüm anlatsana azıcık. seni nasıl öldürelim mesela hangisi insancıl olur?

    ingilizce alıntı yapayım da bilimsel görüneyim, üç beş link koyayım da "gebertin itleri gitsin" dediğim belli olmasın.

    sözlükçülerin sevdiği medeni ülkelerin tek yanlış uygulaması olan hayvan yasalarını örnek vereyim de medeniyetsiz olamayız diye düşünüp ses edemesinler. hindistan gibi geri kalmış ve alakamız bulunmayan bir bok çukurundan da örnek verirsem tamam işte çok güzel destek bulurum.

    çok mu zekisiniz ya?
    uygar cani seni, kıyamam.
  • başlıkta pet shop, petshop, pet şop ve petşop kelimeleri geçmiyor.. dolayısıyla getireceğin çözümü skyim

    (bkz: sky)
  • sözde hayvansever özde insan düşmanı sosyopatların karşı çıktığı çözümlerdir.

    bu bir sorundur ve çözülmesi lazım. köpeklerin öldürülmesine kesinlikle karşıyım. doğru çözüm barınak ve uzun süren etkili kısırlaştırma süreci ile popülasyonun azaltılmasıdır.

    edit: üstteki bir kaç entry silinmiş. benim sözüm onlara idi. onlar silinince anlamını yitirmiş.
  • canı taşıyan kendisi olunca ayağına batan dikende feryat figan eden insanların canı taşıyan hayvan olunca ne kadar duyarsız olabileceğini gösteren çözüm listesi.hergün bilmem kaç kişi köpek ısırığı şikayetiyle hastanelere gidiyormuş da bilmem neymiş hergün kaç tane insan kendi cinsinden insanların saldırısıyla tasallutuyla hastanelere karakollara adliyelere akın ediyor biliyor musun insanları da mı uyutalım hadi onlar hayvan düşünmez akletmez ya biz bu bile bile adam öldüren yaralanan insanlara ne yapalım demezler mi adama.can can olduktan sonra taşıyan insan olmuş hayvan olmuş ağaç olmuş ne farkeder.ha çözüm istiyorsan o da var hergün çöpe atıp israf ettiğimiz artıkları şu hayvanatın önüne atsak zaten bizi gördüklerinde kuyruklarını sallayıp dillerini dışarı çıkarıp tatlı tatlı peşimize gelecekler hayvanı uzaktan görünce bağır çağır taş at tekmele ondan sonra saldırganlaşınca uyut ne güzel dünya.hayvan hayvanlığını yapıyor da bize ne oluyor efendiler.
  • (bkz: kısırlaştırma) + (bkz: hayvan ruhsatı şartı) +(bkz: hayvan ticareti düzenlemesi) dışında uzun vadede çözebilecek bir şey yok. ülkede ne düzgün ki bu da düzgün olsun?

    öncelikle kısırlaştırma ile üremeyi durdurmak, çünkü doğada hayvan ben yavrulamayayım diye düşünmez sürekli yavru sayısı artar.

    daha çok köpek bırakılmasını engellemek de çok önemli, siz ne kadar kısırlaştırsanız da iki tane dangalak besleyemedikleri köpekleri kısırlaştırmadan salarsa durduk yere 9 yavruya sepeb olur, bu artarak devam eder. ruhsatı ve kuralları olması gerek.

    5-6 yıl içinde mahalle başına 1-2 köpeği geçmeyen nufus ile sokak köpekleri zararsız ( sürüleşememiş) hale gelecektir.

    edit: böyle bir sorun vardır malesef. canlılara zararsız bir şekilde çözülmesi taraftarıyım. ama en önemlisi de çözülmesi.
  • cani sürülerinin toplandığı başlık.

    benim de önerim ve isteğim toplumda insanların hayvanlardan daha zararlı olduğu gerçeğinin kabul edilip en ufak hatada insanın uyutulmasıdır.
  • hiçbir şey yapmamak iyi bir çözüm olabilir. çete olsunlar, kenarda kıstırsınlar, bazımızı da yakalasın yesinler. herkesi hayatta tutmaya çalışmayı hiç anlamıyorum. sanki insan daha az zararlı amk.
  • sokak köpekleri'ni bir sorun olarak görülmesinin tek sebebi gene biz insanlarız. ya beraber yaşamayı öğreneceğiz ya da birbirimizi tüketeceğiz.

    ''sıkak kipiği bini kıvılımıştııııııı uyutulsunlaaarr'' diye zıravalayan sayın insancık, kimbilir senin türünden biri o hayvana ne işkenceler etti ki hayvan saldırgan hale geldi? yirmi bin yıl önce evcilleştirilmeye başlanan hayvanlar bunlar. 20 bin yıl önceki insanlar bu hayvanlarla dostane geçinmeye başlamış onların yaşam alanlarını kullandıkça, ama günümüz şartlarında o hayvanların götünden bile faydalanır hale gelmişiz! hayvana tecavüz edip, ağzını burnunu sopayla kıran insandan sonra, ya hep insandan korkarak yaşayacak ya da içgüdüsel olarak saldırıp kendini savunmayı tercih edecek.

    ve dikkat ettim de burada uyutulsun diyen aklı kirli insanların bir kaçı, kadın tecavüzlerinde '' kadınlar da açık saçık dolaşmasın'' minvali cümleler kuran kalpleri foseptik çukuruna düşmüş insanlar.

    onlarla yaşamayı öğrenmek yerine hemen yok etmeyi seçen zihniyetinizin amına koyim.
    hatta formaldehitte bekletip ibret-i alem diye sergileyeyim!!