şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'nin en mütevazı adamı ümit özat beyanatı.

    devamı şöyle:
    "bakkalda oturup bakkalla ekmek arası kavurma yiyebiliyorum. hangisi yapıyor bunu? mütevazılığımı illa ki ekran karşısında mı göstermem lazım? ekran karşısında kolunda dört tane kitapla gezip, hayatında kitap okumamış adamlar da biliyorum. onları mı teşhir edeceğim yani? kim benim gibi girmiş bakkala da gazozla ekmek arası kavurma yemiş? kim benim gibi gitmiş pazarda pazarcıyla sohbet etmiş? kim benim gibi herhangi bir mağazaya girip de orada esnafla çay içmiş? bana birini söyleyin bakayım! ha, eksiğim ne? benim bunları reklam yapmamam. ben bunları reklam yapsam… bu benim görüşüm, herkes bana katılmak zorunda değil ki. mütevazılık nedir bana bunun açılımını söylesinler. bir de ben bir lafı söylerken, insanlar ne düşünür diye bakmam ki? ne düşünürse düşünsün! onu mu düşüneceğim bir de? 50 yıldır düşünüyoruz!"

    ümit özat'tan mütevazılık dersi
  • allah askina az ye umit
  • (bkz: ülkenin en mütevazı insanı benim)
    mütevazı olan bir insanın kullanması gereken son cümleyi kullanarak kendi içinde paradoks oluşturan enteresan açıklama. mütevazının tdk açıklaması:
    mütevazı ar.
    sf. (müteva:zı) 1. alçak gönüllü . 2. gösterişsiz, iddiasız
    bu kadar iddialı bir lafı iddiasız anlamına gelen bir kelime özelliğiyle açıklamak nasıl bir kafa gerektirir bilemiyorum.