*

şükela:  tümü | bugün
  • sokaktan geçen veya rastgele tanımadığınız insanların oturduğu yerlerde (kahve dükkanı, kafe vs.) karşı cinsten biriyle tanışmaya çalışma eylemidir. numarasını almaya çalışırsınız, iltifat edersiniz vs.

    (bkz: cold approach)

    ciddi özgüven gerektirir, hele de türkiye'de. büyük çoğunluk için imkânsızdır.

    reddedilme riskini göze almak gerekir çünkü denemelerin büyük çoğunluğu reddedilmekle sonuçlanacaktır doğal olarak, o yüzden olumsuz sonuçları kişisel algılamak yerine, üzerine giderek ve denemelere devam ederek başarıyla sonuçlanma ihtimali artırılabilir.
  • bugün bir alman üzerinde denediğim teşebbüstür... başarıyla sonuçlandı tanıştık lakin, kız ilk defa görmekte olduğu biriyle bir anda 50 yıllık kanka kıvamına gelemeyeceğinden ötürü bir soğukluk hissettim ve biraz sohbetin üzerine tatlı dille ben iyi günler demek suretiyle yoluma devam ettim... şu hayatta insanları bunaltmayın, kaldı ki kadın bunu bana zerre hissettirmemesine rağmen ben biraz olaya geniş çerçeveden bakarak yaklaştım.
  • elin ingilizi bunu çözeli iki yıl oluyo...

    chris, talk to the girl in the stripy shirt

    edip: amerikalı deel ingilizlermiş. 2002ms'ye teşekkürler...
  • bu yaz şahsen yaptığım eylem.

    bir gece saat 11 gibi beşiktaş’tan hisarüstüne gidecektim. fakat son otobüs bir türlü gelmiyordu, ben de durakta bekleyen bir kıza 559c gelecek mi tarzında bişey sormuştum. kız da aa ben de onu bekliyorum gelmezse taksi çağırırız beraber gideriz hisarüstüne demişti. tabi sonra laf lafı açtı yol boyunca sohbet ettik. iki üç gün sonra kız beni facebook’tan eklemişti, o gün bugündür arkadaşız kendisiyle.
  • ankara’da imkansızdır.
    yolda adres sormak için erkek durduramıyorum. beni umursamadan çekip giderken aradığım yere nasıl gidebileceğimi sormaya devam ediyorum. anca o şekilde durup, arkasına dönüp doğru yönü gösteriyor.
    aslında kızmıyorum da bu adamlara. her köşe başında “bir saniye bakarmısınız. ben dilenci değilim ama” diye lafa başlayan dilenciler olduğu için gayet normal umursamamaları.
  • ya siz niye sürekli birileriyle tanışma çabasındasınız lan? neden bu "yeni insanlarla kaynaşmak zorundayız" dürtüsü?
    lan ben kendi 100 yıllık arkadaşlarımdan "öldün mü?" diye fırça yiyen adamım. arada fm'ye, uykuya dalıp sevdicekle kapışan insanım.
    siz nasıl bi enerji sahibisiniz de, kendi çevreniz yetmiyor, bi de önünüze gelenle sosyalleşme arzusundasınız olum?

    benim yaş grubumda olup da, youtube'da videosu olmayan, instagram'da boy boy story atmayan, binbir çeşit sosyal medya aracından sıçtığı boka kadar paylaşmayan 15 tane insan var zaten dünya genelinde. hangi merak unsuruyla tanışayım ben sizinle?
    ha "22 yaşındayım, 16 tane dil biliyorum, madagaskar'da halamgiller var" ya da "27 yaşındayım, anam babam ben doğarken öldü, beni ormanda kertenkeleler büyüttü" deyin, koşa koşa geleyim sizinle tanışmaya. yoksa bana ne sizden lan.

    - melaba ben ayşe, instagram'da 1600 takipçim var. sosyallik bence mükemmel bir şey. en sevdiğim şarkıcı justin bieber.
    + aaa mükemmel bi hayatın var, mutlaka tanışmalıyız.
  • (bkz: saatiniz kaç)
  • çok anormal bir durum değil bence. uslübunca konuya giriş yapan herkesle bir şekilde oluyor bu tanışma işi.

    nasıl olduğunu bile anlamıyorsunuz. birden sizi barcelonaya davet eden, ankarakart dolum fişine telefon numarasını yazan bir ispanyolla karşı karşıya kalabiliyorsanız. ankarada gittiği yabancı dil kursundan, flemenko grubuna kadar her şeyi sohbet arasında sıralayabiliyor. tabi benim yabancı dil olmadığı için (sadece anlayacak kadar var) onun anlatması dinleniliyor ve kısa öz cevaplar veriliyor.