şükela:  tümü | bugün
  • güzel bir ilahidir..
    (bkz: kime göre neye göre)
  • cennet yazip dort haneli bir numaraya mesaj atinca cep telefonunuza melodisi geliyormus ben bugun bunu gordum, ramazan munasebeti ile herhalde dedim.
  • yunus emre şunu demiştir:
    "cennet cennet dedikleri
    birkac koskle birkac huri,
    isteyene ver onlari
    bana seni gerek seni"

    ve dahi şunu da demiştir:
    ister idim allah'ı,buldum ise ne oldu

    şöz konusu dizelerin aynı ozanın kaleminden çıkmadığı çıkamayacğı açıktır, bu iki farklı yunus'un varlığını ortaya koyar.

    "cennetin ırmakları"nın ozanının, tanrı sevgisini, "şüphesiz allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle yaşıt olan, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır" diyen kur’an'dakine yakın alegorik ifadelerle tasvir ettiği görülüyor.

    "yunus emre"de ise tasavvuf felsefesini daha derinden kavradığını hissettiren bir ifade tarzı hakimdir:
    "ne varlığa sevinirim / ne yokluğa yerinirim / aşkın ile avunurum / bana seni gerek seni" derken maddesel dünyaya topyekün yeni bir bakışa şahit oluyoruz. burada maddenin ve bunun insana etkisinin tamamen görece olduğunun ve aslında gerçek olarak varsaydıklarımızın görünüşlerden ibaret olduğunu ifade eden bir yunus var. aynı şiirde "eğer beni öldüreler / külüm göğe savuralar / toprağım anda çağıra / bana seni gerek seni" derken batı felsefesinde "panantheizm" denen felsefi görüşün ve buna bağlı evren anlayışının anlatımı içindedir. buna göre insanın kendisi ile evren arasına koyduğu sınır kendi "benlik" yanılsamasıdır. oysa temelde yapısı evrenin yapısı ile aynıdır. bu nedenle evrenle bir bütün olan (ancak onu aşan) tanrı'yla bütünleşmenin tek yolu yolu benliğin sınırlarını aşmak ve evrene karışmakla mümkün olur. burada dikkat edeceğimiz husus ozanın tanrı anlayışının kadim dinlerdeki somut, alegorik ifadelerden daha soyut ve zihinsel bir kavrama yaptığı yolculuktur.

    son dizelere bakılırsa yunus emre, ileriki bir dönemde bu amacına da ulaşmış görünüyor. ancak onu orada adeta bir hayal kırıklığı beklemektedr. o dönemde "isteridüm allâh'ı buldumısa ne oldı / ağlarıdum dün ü gün güldümise ne oldı" derken, benliğin sınırlarını aşıp evrenin tam idrakine varsa da tanrı'nın insanın kendi sanrılarının ortaya çıkardığı görece kavramlarla ilgisi olamayacağını farketmiş görünüyor. buna göre evrenin bir bütün olarak bile mükemmellikten uzak olduğunu ve salt ve mutlak iyilik denen olgunun burada varolamayacağını ve ne yazık ki tanrının insan için böylesi bir evreni layık gördüğünü kavramış olduğunu ifadeye çalışır gibidir.
  • moskova dan sıcak denizlere doğru aktıkları gözlenmiştir.
  • adı aslen segah ilahidir.
  • bu ilahiyi konserlerinde çok güzel yorumlayan bir kişi varsa o da timur selçuktur.
  • oguz atay dogrusunu soyler:

    sol cennetin irmaklari
    akar allah deyu deyu
    ogle namazinda gunes
    yakar allah deyu deyu.
  • yunus emre değil aşık yunus eseri imiş.
  • ahmet özhan'ın yorumladığı ilahilerden biridir.
    http://www.muslumangenc.com/…ilahiler/aozhan/13.htm

    sözlerinin tamamı şöyledir:

    şol cennet'in ırmakları
    akar allah deyu deyu
    çıkmış islam bülbüllleri
    öter allah deyu deyu

    salınır tuba dalları
    kur'an okur hem dilleri
    cennet bağının gülleri
    kokar allah deyu deyu

    kimi yiyip kimi içer
    hep melekler rahmet saçar
    idris nebi hulle biçer
    biçer allah deyu deyu

    altındandır direkleri
    gümüştendir yaprakları
    uzandıkça budakları
    biter allah deyu deyu

    aydan arıdır yüzleri
    misk anberdir sözleri*
    cennet'te huri kızları
    gezer allah deyu deyu

    hakk'a aşık olan kişi
    akar gözlerinin yaşı
    pür nur dolar içi dışı
    söyler allah deyu deyu

    ne dilersen hak'tan dile
    kılavuzla gir doğru yola
    bülbül aşık olmuş güle
    öter allah deyu deyu

    açıldı gökler kapısı
    rahmetle doldu hepisi
    sekiz cennet'in kapısı
    açılır allah deyu deyu

    rıdvan'dürur* kapı açan
    idris'dürur* hulle biçen
    kevser şarabını içen
    kanar allah deyu deyu

    miskin yunus var yârına
    koma bugünü yarına
    yarın hakk'ın divanına
    varam allah deyu deyu
  • ilk defa oğuz atay'dan bildim ben bunu. yanlış bilmişim.