şükela:  tümü | bugün
  • <<<
    imam hatiplerin, imam hatipleştirilen okulların ya da imam hatipleştirme operasyonunun kıskacındaki kurumların velileri ve öğretmenleri sol'a anlattı... yazı dizimizin ilk bölümü bugün... bugün imam hatip dayatmasına maruz kalan beşiktaş levent'teki ismail tarman ortaokulu'nun velileriyle yaptığımız görüşmeye yer veriyoruz. veliler, "adım adım ilerliyorlar ama okulumuzu vermeyeceğiz" diyorlar.
    >>>

    bugün de dilekçeleriyle istanbul il milli eğitim müdürlüğüne giden ismail tarman ortaokulu'nun imam hatipleştirilmeye karşı mücadele eden veli ve mahalle sakinleriyle yapılan röportajla başlıyor yazı dizisi.

    röportajdan birkaç alıntı:

    "kendilerine, 'neden ismail tarman ortaokulu? okulumuz bu mahalledeki tek ortaokul. okulumuz başarılı. dereceye giren öğrenciler var. çok iyi giden bir okulun dönüştürülmesinin mantığı ne?' diye de sorduk. hiçbir şey diyemediler. bakanlığın istediğini söylüyorlar, bunun dışında cevapları yok. 'bize rağmen nasıl dayatır bakanlık?' diye soruyoruz. böyle işte deniyor."

    imam hatip okulunu neden istemiyorsunuz sorusuna verilen yanıttan:

    "düşünce yapısı olarak laikliği sahipleniyorum ve böyle bir eğitim istiyorum. bilimsel eğitim istiyorum. okulumuza, öğretmenlerimize bu haliyle güveniyorum. bu nitelikte bir eğitim benim tercihim. dini eğitim ailede verilir. devlet bilimsel eğitim verir."

    röportajın tamamı için: imam hatip karanlığındaki okulların velileri ve öğretmenleri konuşuyor
  • röportaj dizisinin bugün sol'da yayımlanan röportajında görüşleri alınan kişi imam hatip liselerinden birinde çalışan öğretmenler. öğretmenlerle yapılan röportajların ikinci kısmı da yarın verilecek.

    son derece çarpıcı bilgilerin olduğu röportajdan birkaç alıntı:

    "okulda, ders dışı etkinliklerde dinsel öğelerin görünürlüğünün nasıl ortaya çıktığı sorusuna şu yanıtı veriyor ayşe rumuzlu öğretmen, örnek olarak, gerici bir dernek adına bir öğretmenin öğrenciler ve öğretmenlerden para topladığını, bir sınıfta atatürk fotoğrafı ve gençliğe hitabe’nin olduğu bölüme atatürk fotoğrafını kapatacak şekilde dua yazılı fatih posteri asıldığını, yılbaşı haftasında duvarlara ve sınıf kapılarına 'müslüman noel kutlamaz' şeklinde afişler asıldığını, koridorlarda ensar vakfı gibi vakıfların hazırladığı 'bir müslümanın 24 saati nasıl olmalı?' gibi afişler asılı olduğunu, 'kutlu doğum' haftası gibi günlerde bir grup öğrencinin meşalelerle, cübbe ve sarıklı kıyafetlerle, tekbirler getirerek etkinlikler gerçekleştirdiğini söylüyor."

    "akp'nin vakıflar, dernekler ve sohbetler aracılığıyla okullarda türlü çalışmalar yürüttüğünü; öğrenci ve öğretmenlerin belediyenin araçlarıyla akp etkinliklerine götürüldüğünü; öğretmenlerin çoğunlukla yoksul öğrencilerin olduğu sınıflarda kek ve meyve suyu dağıttıklarını, mescit sohbetleri yaptıklarını aktaran ayşe öğretmen dini içerikli yarışmaların altın ve para ödüllü olduğunu vurguluyor..."

    bunlara benzer birçok bilgiye ulaşabileceğiniz röportajın tamamı için: imam-hatip-karanlığındaki-okulların-velileri-ve-öğretmenleri-konuşuyor-2
  • "imam hatiplerin, imam hatipleştirilen okulların ya da imam hatipleştirme operasyonunun kıskacındaki kurumların velileri ve öğretmenleri sol'a anlattı... yazı dizimizin üçüncü bölümünde, ankara'da bir imam hatip okulunda görev yapan iki öğretmenin, içerden tanıklıklarını aktarıyoruz"

    birkaç alıntı:

    öğrencilerin din-bilim çatışmasında yaşadıkları gelgite dair:

    "yaratıcılık kavramı çocukları rahatsız ediyor. ‘yaratmak allah’a mahsustur’ gibi tepkiler veriyorlar. ayrıca, zamanda yolculuk, ışınlanma gibi şeylerin kuran’da olmadığı ve dine uygun olmayacağı gibi konuşmalar yaşadım. çok iyi resim yapan bir öğrenciye ‘güzel sanatlara gitmen iyi olur’ dediğimde insan resmi yapmanın günah olduğunu söyledi. öğrenciler bir tarafta dini kurallar, bir tarafta hayatın gerçekleri, gelgit yaşıyorlar."

    sabah namazı etkinliği ve yasak sevmeler...

    "ali öğretmen okulda çocuklara dini yaşamın telkin edildiğini söylerken, bazı öğretmenlerin okulda velilerle birlikte sabah namazı etkinliği düzenlediğini, yine öğrencilere "namaz kıldın mı?" sorularının yöneltildiğini ve öğrencilerin yönlendirildiğini söylüyor.

    ahmet öğretmen de öncelikle okulun sabah selamlamasının, 'selamün aleyküm' şeklinde olduğunu, kız öğrencilere yönelik olarak öğretmenler tarafından sürekli başlarını kapatmaları yönünde baskı yapıldığını, öğrencilerin birbirlerini sevmesinin adeta yasak olduğunu, öğretmenler odasında bunun gündem olabildiğini kaydediyor."

    hypathia'ı öldüren zihniyet... içim ürperiyor...

    röportajın tamamı