şükela:  tümü | bugün
  • babaları tarafından yemene satılan, tecavüze ugrayan ve insanlık dışı yaşam sürdüren zana muhsen'in 8yıl sonunda annesinin yardımıyla kurtulmasından hemen sonra yazdığı gerçek yaşam öyküsü.
  • ing:satmak.
  • zana muhsen'in nefretini, tiksintisini iliklerimde hissederek okuduğum kitap. hala bir yerlerde birilerinin benzeri acıları çektiğini biliyor olmak kitabı daha da etkili bir hale getiriyor.

    --- spoiler ---

    annem tek bir şeye üzülüyor, o da gazetecilerin cinsellik üzerine ısrarla durmaları. tecavüz olayı baş plandaymış. yemen'de ırzına geçilen iki genç kız... başından geçmemiş olanlar, tecavüz hakkında ne bilirler ki. hiçbir şey. aşağılanma ve suçluluk duygusunu tahmin bile edemezler. sonsuza dek kirlenmişlik hakkında insan ne konuşmak ister, ne de bilmek. yalnızca unutmak. tecavüz devam etse bile. çünkü bizim için hiçbir şey bitmiş değil. köylerimizde tutsak ve "evli" kaldığımız sürece devam edecek. halkın önüne bu şekilde yem olarak atılmak zor iş. yardım alabilmek için ödenmesi gereken bir bedel daha. bunu hiç düşünmemiştim.

    --- spoiler ---
  • patricia mccormick tarafından yazılmış bir kitap.

    yazarın notu ;

    ''her yıl yaklaşık 12.000 nepalli kız,aileleri tarafından bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde hindistan'daki genelevlere seks kölesi olarak satılıyor.abd dışişleri bakanlığı'nın tahminine göre,dünya çapında her yıl yaklaşık yarım milyon çocuk seks tacirlerinin mağduru oluyor.

    satılık için yaptığım araştırmalar esnasında,çok sayıda nepalli kızın uzak köylerden alınarak kalküta'nın genelevler bölgesine götürüldüğünü öğrendim.ayrıca,kızları genelevlerden kurtarıp onlara tıbbi destek sağlayan,mesleki eğitimler veren ve onları topluma yeniden kazandırmak için çaba harcayan yardım ekipleriyle de görüşmeler yaptım.

    ama kuşkusuz en dokunaklı ve etkileyici olanları,genelevlerden kurtulan kadınlarla yaptığım görüşmelerdi.bu genç kadınlar birçok insanın,''tarif edilemez bir dehşet'',olarak ifade ettiği şeyi yaşıyorlar.ama bunu bu durumu yüksek bir sesle dile getirerek,oldukça asil ve cesur davranıyorlar.

    bazılarının hikayesi,ülkenin en ücra köylerini kapı kapı gezip,kendilerine iyi bir iş sözü veren yabancılarla birlikte evlerini terk eden kızlara gerçekte ne olduğunu anlatıyor.bazıları da nepal ve hindistan sınırında devriye gezen kişilerin,ailesinden ayrı yolculuk eden genç kızları nasıl kaçırdıklarını anlatıyor.ve bazıları da,kendilerini 300 dolar gibi bir paraya satan babaları,ağabeyleri,kocaları ve amcalarıyla mahkemede nasıl yüzleştiklerini.

    bu kitap,bunca acıya göğüs geren bu genç kadınlar onuruna yazılmıştır.''

    satılık, amerika'da yüz binden fazla satmış ve ulusal kitap ödülü finalisti olmuştur.

    kesinlikle okunması gereken kitaplardan bir tanesi.
  • ingilizce satmak(sell) fiilinin geçmiş zaman çekimi.
  • annemi bir daha görebilsem adı ve filiz nayır deniztekin çevirisiyle varlık yayınları'ndan çıkan versiyonu tarafından iki gündür allak bullak edildiğim kitaptır.

    "ingiltere'de doğup büyüyen on beş yaşındaki zana * ile ondördündeki nadia, geçirecekleri altı haftalık tatilin heyecanıyla, babalarının "düşler ülkesi" olarak tanmladığı yemen'e giderler ve orada bir üç yüzer sterlin karşılığı kocaya satılmış olduklarını anlarlar. birbirinden yarım saatlik yürüme mesafesinde iki ayrı dağ köyüne yerleştirilen genç kızlar, suyu ve elektriği olmayan evlerde, hareketlerini kısıtlayan vahşi hayvanlar ve silahlı adamlarla kuşatılmış bulurlar kendilerini. tecavüz, ağır gündelik işler, hakaret ve dayakla tam bir cehennem hayatına katlanmak zorunda kalırlar. sekiz yıl sürer bu işkence. anneleri tarafından uyarılan uluslararası medyanın olayı bütün boyutlarıyla işlemesi üzerine yemen hükümeti devreye girer ve zana için bir umut ışığı doğar. oğlu marcus'u, çocuklarını terk etmek istemeyen nadia'ya bırakıp ülkesine geri döner. zana'nın oğlunu, kız kardeşini ve yeğenlerini ingiltere'ye getirtebilmek için giriştiği umutsuz savaşı bugün hâlâ sürüyor."

    kurgu değil otobiyografik anlatı oluşu, 1980lerde yazılmasına karşın günümüzde de aynı kaderi paylaşan ama sesleri bize ulaşamayan insanlar olduğunu bilmek acı verse de kadın mücadelesiyle ilgili şeyler okumayı sevenlerdenseniz, bu kitap zaman kaybı değil.
  • uzun bir zaman dilimini kapsamasına rağmen kısa bir kitap. yaşananlar sadece en akılda kalıcı detayları ile geniş kapsamlı olarak ele alınmış. bu açıdan okuması kolay ve akıcı.

    kitabı biçim yönünden eleştirmek kolay. ancak işin içine anlatılanları yorumlamak gelince çok fazla söz çıkamıyor ağzından. bazen kitabı okurken dalıp gidiyorsunuz sanki sıradan bir romanmış gibi sonra bunların gerçek anılar olduğu aklınıza geliyor. siniriniz bozuluyor. insanın ne kadar çirkinleşebildiğini bu kadar aleni görmek yoruyor. öfkeleniyorsunuz, sinirleniyorsunuz.

    en kötüsü ise geçmişte kalmış bitmiş gitmiş olmaması. bir kadının hikayesi sonlanırken belki binlercesininki yeni başlıyor.
  • abbasağa'ya açılmış yeni bir butik kafe. sıradışı konsepti olan bir mekan "this is an unusual coffeeshop that you can buy everything" mekanda gördüğünüz her şeyi satın alabiliyorsunuz duvardaki tablolar, oturduğunuz sandalyeler vb. iç dekorasyonu muhteşem sahipleri güler yüzlü ve fiyatları makul olan güzel bir mekan.

    instagram