şükela:  tümü | bugün
  • yargısız infaz hakkının duruma göre değişebilen, son derece oynak, iki yüzlü bir "hak" olduğunu; bilmeden de olsa ortaya çıkaran, gözümüze sokan bir kişidir. sadece bu yüzden takdiri hakeder.
  • tirmanma $eridindeyken (yanli$ hatirlamiyorsam) agzinda sigara olan ki$i..
    agzindaki sigara, inandigi ve sava$tigi degerler ugruna olmeye giderken ona ne getirmi$ ne goturmu$tur diye sormak isterim.. yapilan i$e gosterilen saygi cercevesinde heykelini dikmeye kalksalar, agzina sigarami konduracaklar?..
    ulan agzinda sigarayla ancak kolombiya milliyetciligi yapilir..
  • turkiyenin insan haklari mahkemesinde yargilanmasina neden olan insan. ayrica savas hali disinda mahkemesiz hukuksuz adam oldurmenin normal sayilabildigi icin turkiyenin neden avrupa birligine bir turlu giremeyeceginin kucuk bir ornegi. keske vurulsaydi ama oldurulmemis olsaydi da avrupada ve hatta amerikada turkiye alehine yapilan onca negatif propaganda ve yazilar hic olmamis olsaydi.
    edit: evet, farkındayım ve destekliyorum: bayrak, kutsal, milliyetcilik vs. ama bayrak bezden imal edilirken insan candan olusuyor.
  • aslında sadece 7.65'lik mermi ile değil, havan topu ile olmadı ise nükleer başlık ile imha edilmesi gereken kişidir kendileri (üstelik parasını bizim devletimiz verecektir ama iyilik olsun diye parasını istemeyecektir)...

    hareketlerine, sıgara içişine bakıldığında nedense bizim sarkık bıyıklılardan fazlaca bir farkı olmayan, aklı sıra "kahraman" olacak ancak karşı tarafta da kendisi gibi tiplerin olacağını hesaba katmamış, televizyonda ölüşünü an be an izlediğimiz kişi (rum olması bir şey değiştiriyor mu, hayır)...

    acaba tersi durum olsa idi, adanın kuzeyinde oturan biri gidip güneyin bayrağını indirmeye çalışırken vurulsa idi bizim "demokrat" gazetelerimiz, büyüklerimiz neler neler yapardı? aslında ben cevabı çok iyi biliyorum, da ne gerek var anlaması imkasız bir sürü vatandaşa anlatmaya çalışmaya...
  • herhangi bir "faşist" aslında, büyük bir ihtimalle işsiz, güçsüz (belki bir baltaya bile sap olamayacak kadar çürük bir odun), ülkesindeki milliyetçi hareket tarafından adaya gitmesi sağlanmış (yanlış anlaşılmasın, öyle özel görev değil, sadece ülkülerini yaymak için) zat-ı armut...

    ne yaptığına bir bakarsak (adamın rum olduğunu unutalım bir an için) başka bir ülkenin bayrağını indirmeye çalıştı, sonuçta vuruldu edildi...ancak ortada acı olan "ikiyüzlü" bakış açımız...

    dikkatli bakılırsa türkiye'den kıbrıs'a gönderilen ve bu rum'dan zerre kadar farkı olmayan bir sürü adam olduğu görülecektir...bir gün gelir onlar da tutar karşı yakanın bayrağına saldırır ve olanlar olur (bizdekiler onu "şehit" ilan eder, insan hakları mahkemesine gider vs vs vs; karşı taraf "hak etmişti, bakın iyilik olsun diye onu vurna merminin parasını istemicez" diye demeçler verir, yunanistan'daki faşistler intikam yemini eder vs vs vs)...
  • bayrak ulke adi ne olursa olsun kutsaldir ve ona uzanan ellere mudahele edilir; durum bu kadar basit. o yuzden boyle turkluk mu olur diye eziklik ya$amanin bir geregi yoktur, kim olursaniz olsun, agzinizda sigara olsun olmasin, olumu goze alin almayin ba$ka bir ulkenin bayrak diregine o bayragi indirmek icin cikarsaniz, sonunuz solomos solomou'dan pek de farkli olmayacaktir..
  • her iki tarafın da tepkilerini gördükten sonra "sıradan faşizm"in nasıl bir bela olduğunu anlamamıza yardımcı olmuş, anarşist veya romantik değil düpedüz salak olan bir faşist...

    korkum egenin bizim yakasından birinin de aynı haltı yemesi; ki o zaman olacaklar kanımca çok daha beter olacaktır...zira bu zat-ı armut öldürüldükten sonra yunanistan'da yaşana türk azınlığın başına bir geldiğine dair bir şey okumadım, rastlamadım ama türkiye'dekilerin neler yapabileceğini altı yedi eylül olayları, italya ve benzeri olaylardan çok iyi biliyorum...