şükela:  tümü | bugün
  • bir ara çinçila tavşanı ankara tavşanı gibi hatta kanarya ciğeri gibi tokatçılıkta çağ atlatan olayları anımsadım.
    umarım bir ilgisi yoktur minnak solucanların.
  • bir iş fikri televizyona, 3. sınıf internet sitelerine düştüyse o iş olmaz.

    bu fikir de, bu sınıfta yer alıyor. kırmızı kaliforniya solucanı denilen zerzavatı ilk getirip, küçükten başlayan insanlar, ki 2000-2004 arasına falan denk geliyor yanılmıyorsam, gayet güzel paralar kazandılar, kazanmaya da devam ediyorlar.

    şimdi bu işten para kazanmanız için, hem kuru gübre, özellikle sıvı gübre üretebilmeli, türkiye'nin her yanında çiftçileri bunu alırlarsa daha fazla mal üreterek para kazanacağına ikna etmelisiniz.
    ürettiğiniz ürün uluslararası standartları tutturmalı, kampanyalar yapabilmeli, sattığınız ürünün parasını alamadığınızda batmamalısınız.
    ikna etmeniz gereken kişilerin ise son yıllarda düzenli olarak bitirilmeye çalışılan, azala azala bir avuç kalmış olan türkiye'nin en eğitimsizi olan çiftçi kesimi olduğunu da göz önünde bulundurun.

    iyi olamayacak kadar iyi görülen bir teklifle geldiğinizde kendinize şunu sorun, "ben bu işe 5000 lira yatırıp milyonlar kazanmayı düşünüyorum, bu işe milyonlar yatırım milyarlarca lira kazanma ihtimali olan insanlar geri zekalı mı da girmiyorlar?"
  • bir ara çok araştırdım. çok masrafı olmayan bir iş fikri. yani bir çiğ köfteci dükkanı açacak paraya koskoca solucan gübresi üretim tesisi kurabilirsiniz.

    lakin benim girmeme sebebim hem istanbulda yaşamam hem de bu işe giren insanların binlerce olması. bu iş fikri yeni değil yani eskidi. fakat yapılabilir.
  • başa bi edit koyayım: genelde dikkat edin, solucan gübresinden çok solucan satan daha fazla. tanesi 10-15 kuruştan bi bardak dolusu yer alan solucanı 150tl ye satıyorlar. gübre? gübre yoook solucan al, solucan işi iyi, solucan üret, çoğalt. kardeşim peki aylık üretimin ne kadar kaç milyon solucanın var? 1-2 milyon anca, aylık 500kilo üretirsen öp başına koy. o da 500-750tl para eder.peki 1-2 milyon solucan nekadar? 100.000tl evet yüzbin türk lirası. biraz araştırırken size sadece solucan satma derdince olan adamlara dikkat edin.

    ulan ben bile 150m² çadır kurdum 200.000 solucanım var gerisini sen düşün. herkeş yapıyor demek. ha bi kilo bile satamazsam, dikili 250 tane ceviz, 500 tane badem fidanım var, hepsine 50kilo döşerim olur biter. ama benim gibi "hiç olmazsa..." diyecek yeriniz yoksa, çok ayağa düştü bulaşmayın derim.
  • ne iş yaptığını soranlara tek seferde söylenmesi pek kolay olmayacak iş kolu.

    - neyle meşgulsunüz?
    + kendi işimiz var.
    - öyle mi? ne tür bir faaliyet?
    + üretim işi, kendi tesisim var.(tamam yeter, sorma artık.)
    - maşallah, ne üretiyosunuz mesela?
    + (sordu lan) böyle tarım ürünleri falan (neyse gene idare ettik).
    - anladım, kimyasal mı? yoksa?
    + hayır, gübrecilik tarafındayız.(ulan ne meraklı çıktı, al anahtarı veriyim yarın sen aç anasını satıyım)
    - haa, anladım. biraz zor iş olsa gerek. ne tür gübre mesela?
    + solucan gübresi, solucan. ok?
    - ...... abi, ben bi lavaboya kadar gidiyorum.
  • site reklamı yapmak için solucanların sömürüldüğü konudur.
  • sanatsal yaklaşanların da aşikar olduğu para kazanma biçimi.*

    https://gubreler.com/…ite-adi-akrostis-siir_182.htm

    edit: biscolata erkeği kıvamı solucanların fantazisi sanırım.
  • son zamanlarda adeta teşvik edercesine "haberleri" yapılan iş.

    "bilmem kaç solucanla başladım, şimdi parayı sayamıyorum" tadında haberlerle amaçlanan nedir, anlayamıyorum. yeni işlerde ilk başlayanlar en çok kazananlardır ama bu tarz "haberler" neredeyse 2 senedir yapılıyor.

    sanki dune daki spice solucanlarından yetiştiriyorlar, ne diyeyim... deneyenlere başarılar...
  • bazı çakalların solucan satmak için sayıları abarttığı iş kolu. girmek istiyorsanız sektörün içinde güvendiğiniz birine sorun. bir de piyasada eisenia fetida diye satılan solucanların bir kısmı eisenia fetida değil. analiz yaptırmadan mal almayın 300-500 liradan kaçmayın.

    hiçbir iş öyle gökten para yağdırmaz. bin tane derdi var. hayvanları öldüren onlarca üretici var. yani öyle aldım koydum kenara ile olmuyor. pazarlama ayrı bir mesele. yeni bir sektör diye kimse kapınızda elinde paralar sizi beklemiyor. bir de üreticilerin çoğu ile tanışsanız katil olursunuz. türkiye gerçeği işte...

    peki sen niye bu işi yapıyorsun diyecek olursanız; iş şu an hala avantajlı ama her işte olduğu gibi hakkını vermek gerek. araştırmak, inceliklerini öğrenmek gerek. kimse kapınızda gübre gübre diye ölmüyor evet ama talep de gayet iyi. yüksek talep var demek mutlaka satacağınız anlamına gelmiyor pazarlama başka bir şey. herkes çok bilmiş, kulak asmayın. ingilizceniz varsa yurtdışı kaynaklarını araştırın ben öyle yaptım, yapıyorum. gayet de iyi iş çıkardık. ne varsa akademilerin yaptığı çalışmalarda var. bir de bu işin üstadı bir abi var kendisinin ve ekibinin hazırladığı çok kapsamlı da bir kitap var. dileyene ulaştırabilirim.

    gübre alım garantili solucan satan adamlara güvenmeyin. merak ettiğiniz bir şey olursa bu kardeşinizi çekinmeden yeşillendirin.

    ek: pazarlama en mühim mesele. ürünü pazarlayacağım diye yazdığım teze odaklanamıyorum. doğru kanalları kullanmak çok önemli bir de bir müşteriye ürünü anlatabilecek kadar toprak ve bitki besleme bilgisine sahip değilseniz ya oturup öğrenin (hiç kolay değil ciddi çalışma, öğrenme azmi gerektiriyor) ya da konuşabilecek biriyle işe başlayın. babam çiftçi olduğundan, araştırma ve okuma sevdalısı olduğumdan hem pratik hem teorik bilgiye erişimde sıkıntı yaşamıyorum siz de bunu becerebilecekseniz bu işe merak salın. solucan veya gübre üretmek değil mesele. onun da incelikleri var elbette.

    ek2: bazı üreticiler çiftçiye fazla mal satmak için fazla kullanım miktarları veriyor bunu da gördüm. bu gerzekliktir gübre satan birinin böyle yapması kendi ayağına sıkmaktır.

    ek3: tohum fidelemede, fidan büyütmede çok güzel etkisi olan bir ürün. kendi ekip diktiklerimi yakında youtube yüklerim.