şükela:  tümü | bugün
  • you're the prince to my ballerina
    you feed other people's parking meters
    you encourage the eating of ice cream
    you would somersault in sand with me

    you talk to loners, you ask how's your week
    you give love to all and give love to me
    you're obsessed with hiding the sticks and stones
    when i feel the unknown
    you feel like home, you feel like home

    you put my feet back on the ground
    did you know you brought me around
    you were sweet and you were sound
    you saved me

    you're the warmth in my summer breeze
    you're the ivory to my ebony keys
    you would share your last jelly bean
    you would somersault in sand with me

    you put my feet back on the ground
    did you know you brought me around
    you were sweet and you were sound
    you saved me

    you put my feet back on the ground
    did you know you brought me around
    you were sweet and you were sound
    see i had shrunk yet still you wore me around
    and 'round and 'round

    (bkz: zero 7)*
  • mükemmel huzur verici zero 7 sarkısı... sizi bulutların arasına bırakıyomus gibi..
  • takla (atmak)
  • (bkz: meursault)
  • sıradan sayılabilecek aussie filmi, dinlenesi soundtrack ı decoder ringtarafından hazırlanmıstır.
    (bkz: cate shortland)
  • zero7ın uzun vefakat sıkmayan şarkısı
  • cate shortland'in yazıp yönettiği 2004 avustralya yapımı, drama filmi.
  • fonda bu şarkı çalarken atlı karıncada dönüp duran bir küçük kız çocuğu olma isteği uyandırıyor. pamuk helvalar yiyesim, balon alasım, işi bırakıp lunaparka gidesim geliyor. bööle puf puf fil şekilli bulutlar geçecek gökten...
  • nur yüzlü bir manyak* tarafından benimle tanıştırılmış süper bir zero7 parçasıdır.
    küçükken varolan dertsiz tasasız hayatımı, bazen benimle olan huzuru yanıma getiren muhteşem sestir...
    dinlediğimde aslında bir süper kahraman gibi uçmayı bildiğimi, hatta bazen bu şarkıyı dinleyerek denizlerin,şehirlerin üzerinden uçarak geçtiğimi hatırlıyorum...
    ama
    (bkz: yok böyle bişii)
  • filmekimi 2005 kapsamında gösterilecek olan; bol ödüllü bu filmin iksv yer alan tanıtım yazısı;

    --- spoiler ---
    yönetmen: cate shortland
    oyuncular: abbie cornish, sam worthington, lynette curran

    2004 / 35 mm. / renkli / 106’
    ingilizce; türkçe altyazılı

    1 cumartesi 11.00
    3 pazartesi 11.00
    2004 avustralya film enstitüsü: en iyi erkek oyuncu (sam worthington); en iyi yardımcı erkek oyuncu (erik thompson); en iyi kadın oyuncu (abbie cornish); en iyi yardımcı kadın oyuncu (lynette curran); en iyi görüntü; en iyi kostüm; en iyi yönetmen; en iyi kurgu; en iyi film; en iyi senaryo

    annesiyle beraber kaldığı canberra'daki evden annesinin sevgilisine asıldığı için utanç ve suçluluk içinde kaçan heidi, bir kayak yöresinde zengin bir çiftçinin oğlu olan joe ile tanışır. aralarında karmaşık bir aşk doğar ama bu ilişki ve heidi'nin varlığı, joe'nun zihninde kendi cinselliği, sınıfı ve geleceği hakkında bazı kuşkular doğmasına yol açar. dahası heidi, aşk ve samimiyeti ayırt edemeyecek, hatta bu ikisini karıştıracak kadar nahiftir. başka insanların yaşam tarzları ve affetmenin gücüyle aydınlanınca, aslında ayaklarının yere sandığından da sağlam bastığını anlar.

    ilk filmini çeken ve “avustralya’nın son on yılda yetiştirdiği en iyi sinemacı” olarak tanımlanan yönetmen cate shortland, heidi'yi "kirli kanatlı bir melek" olarak tanımlıyor: "sanırım genç kızları hem kendileri hem de başkaları, çoklukla da genç erkekler, çok sertçe yargılıyor. ama günümüzde gençlerin dışarı çıkıp, sarhoş olup, uyuşturucu alarak seks yapmaları artık çok sıradan oldu. ne var ki bunları yaparken birbirleriyle hiç konuşmuyorlar; zaten çıkış noktamız da buydu. o yaşlarda birileriyle fiziksel beraberliğe girip her şeyden kurtulmak, birileriyle konuşmaktan çok daha kolay oluyor. her iki kahramanın da beklediği şey aslında bu; her ikisi de biriyle konuşup o kişi tarafından kabul görmek istiyor. ama bu zor bir şey, seks yapmaktan daha zor."
    --- spoiler ---