şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 24 temmuz da abc ekranlarında yayınlanacak yeni dizi. amerikalılar sonunda güney kore’deki cevhere uyandılar. fantastik dramaların en popüler yapımlarından olan " god’s gift: 14 days " isimli dizinin yayın haklarını satın alarak " somewhere between " adıyla yayına sokmaya karar vermişler. dizinin öyküsü fantastik, polisiye, gerilim ve bilim kurgu öğeleri içeriyor.

    laura price, kızı serena’nın ölümüne engel olmak için zamanda yolculuk eder ve kızının ölüm gününden tam 14 gün önceye gider. kızının öldürüleceğini bilse de kim tarafından ve nasıl öldürüleceğini bilemeyen laura için gerilim dolu bir mücadele başlar. eğer orijinal senaryoya uyarlarsa onunla birlikte birisi daha geçmişe gitmiş olacak ama bu konuyla ilgili bir açıklama görmedim sitelerinde.

    dizinin ilk promosu

    amerikalılar dizi uyarlamalarında bazen iyi bazen de çok kötü oluyorlar. diziyi amerikanlaştırma adına saçmalamazlarsa inanın müthiş güzel, gerilim dolu, sonu inanılmaz çarpıcı bir dizi bizi bekliyor olacak. eğer merak eder de orijinali hakkında bilgi almak isterseniz daha önceden burada dizi hakkında bir inceleme yapmıştım. uyarlamaların her zaman önce orijinallerini izlemeyi tercih eden biri olarak sizlere şiddetle " god’s gift: 14 days " i tavsiye ediyorum. baş rolündeki cho seung woo'ya bayılacaksınız.^^
  • imdb puanının 5.8 oluşuna inanamadığım harika dizi. özellikle şu son iki bölüm* hop oturup hop kalktım.
  • haftasonu dışarı çıkmadım ve netflix de gezinirken şimdi görüp sözlüğe bakayım dedim de bilgi yok. neyse an itibari ile başlayalım bilgi için edit gelecek

    ilk bölüm edit: senaryo cidden başarılı fakat oyunculuk işleyiş çok yapay kalıyor. bişeyler eksik duygu yok abi ama merak uyandırıyor o sebeple ikinci bölüme devam ediyorum

    beşinci bölüm itibari ile bırakmış bulunmaktayım. paula patton daha önceki filmlerinde bu kadar amatör müydü yoksa bu diziye özel mi bu berbat oyunculuk ?

    kısaca istenen seyirciye aktarılamamış zaman kaybından öte değil
  • rez
  • netflix'deki en boktan dizilerden biridir. ilk bölümü yarısında kapattım çıktım. bir dizinin pilot bölümü kötüyse hiç izlememek daha mantıklı. bir de netflix de yer alan çocuk oyuncuları özlelikle mi seçiyorlar arkadaş. rahat 5-6 dizi de özellikle çocuklar gerizekalı ve sinir bozucu rolde yer alıyor.
  • an itibariyle on bölümü bitirmiş vaziyetteyim. her şeye rağmen kendini izletmeyi başarıyor. klişe çok yeri var, havada kalan mevzular da var evet ama polisiye, gerilim sevenler sever diye düşünmekteyim. ben sevdim.
  • ilk bölümden bildiriyorum.
    tüm oyuncular, ama özellikle başroldeki kadın okkadaaaarrrrr kötü oynuyor ki, çok rahat izledim. ben genelde çocuk kaçırılma, çocuk ölümlü filan şeyleri izleyemiyorum içim kararıyor. ama kadın o kadar yapay ve gerçeklikten uzak oynamış ki, hissettirmeye çalıştığı hiçbişeyi hissetmediğim için korkmadım/üzülmedim izlerken.
    ilk bölümdeki çay dükkanındaki cadıyı oynayan janet kidder çok daha iyi bir oyuncudur, keşke onu oynatsalarmış annenin rolünde.
    devam etmeyeceğim, sahiden çok kötü.
  • bu haftasonu yine netflix'in senin icin sectiklerimiz tuzagina düserek izleyip bitirdigim dizi. bana kalirsa bircok insanin yazdigi kadar kötü degil ama basyapit denemeyecegi ortada. eger polisiye, entrika, zaman kaymasi gibi konulari seviyorsaniz cerezlik izleyip gecebilirsiniz ama (bkz: dark) gibi kalite beklemeyin.

    --- spoiler ---

    bir tv kanalinda yönetmen olan bi ablamiz var, bunun kocasi savci, evlilikleri sahane, sekiz yasinda da siyahi bir kizlari var (anne meksika asilli sanirim ama bu cocuk nasil siyahi olmus ana baba bembeyazken orayi anlamadim). sehirde kadinlari öldüren bir seri katil ortaya cikiyor, kahraman yönetmenimiz programinda bu katili yakalamak icin müge anlicilik oynarken katil kizini kaciriyor ve ertesi gün kizin cesedi bulunuyor. kizinin ölümünden kendisini suclayan annemiz ceplerine tas doldurarak kendini göl mü nehir mi deniz mi artik neyse oraya atip intihar ediyor.

    öte yandan polislikten atilmis, özel detektif olarak calisan, yakisikli (of course!) bir esas oglan var. bu elemanin kiz arkadasi seneler önce elemanin abisi tarafindan öldürülmüs (abi biraz saf, hatta kizi var o da saf), onun davasini görüp ölüm cezasina carptiran da bu esas ablamizin kocasi. neyse abisi nisanlisini öldürünce kendini ickiye veren, tek geceler iliskiler yasayan, orantisiz siddetten polislikten atilan (of course!) esas oglanimiz bir gün yine uyanmamasi gereken bir hatunun yataginda uyaniyor, kadinin belali sevgilisi bunu önce bir güzel dövüyor, sonra da elini kolunu baglayip göl mü nehir mi deniz mi artik neyse oraya atiyorlar. tesadüfe bakin ki ablamizin suya atladigi anla esas oglanin atildigi an ayni, suyun altinda bir seyler oluyor, esas oglan ellerini cözüp kizi suyun dibinden kurtariyor. ve bu arkadaslar bir sekilde 14 gün öncesine geri dönüyorlar.

    sudan cikip evine gelince kizinin hala yasadigini gören ve 14 gün önce yasadiklari anlarin birer birer basina geldigini fark eden ablamiz kizinin ölümünü engellemek üzerine esas oglanla birlikte calismaya basliyor.

    sonrasi iste olaylar olaylar...

    --- spoiler ---

    son olarak, on bölüm boyunca ablanin memelerini de gözümüze soktunuz ha! hep bir yaka bagir acik, esas oglanla burun buruna sahneler... oh dostum cok klise seyler bunlar.